Yargı, erkek şiddetini ödüllendirdi!

Ocak ayında Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 17 yaşındaki Ç.T., eşi ve eşinin ailesi ile birlikte yaşadığı evde ölü olarak bulundu. Muhittin Tekin ve Hüseyin Tekin Ç.T.’yi öldürmekten tutuklu olarak yargılanıyordu. Sanıklar ve sanık avukatları Ç.T.’nin intihar ettiğini iddia ediyorlardı ve dün görülen son duruşmada sanıklar Ankara 4.

Ağır Ceza Mahkemesinin oy birliğiyle verdiği karar sonucunda beraat ettiler.

Kadın Dayanışma Vakfı, Dosyada, 17 yaşındaki kadının intihar ettiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığı gibi, delillerin intihar görüntüsü yaratmak için karartılmış olduğunun açıkça göründüğünü belirtti.

Kadına şiddetin adı “şiddetli geçimsizlik”!

Mahkemenin, öldürülen kadının uğradığı şiddeti “şiddetli geçimsizlik” olarak değerlendirmesine dikkat çeken Vakıf, dünkü duruşmanın ardından bugün yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Kriminal raporlar arasında büyük çelişkiler bulunmakta ve tanık ifadeleri de aynı şekilde çelişkili. Bunların araştırılması, soruşturulmanın derinleştirilmesi ve çelişkilerin giderilmesi talep edildiği halde bunlara gerek görmeyen mahkeme heyeti, Ç.T.’nin üzerinde sigara söndüren eşinin evlendiği günden beri uyguladığı sistematik şiddeti ise “şiddetli geçimsizlik” olarak değerlendirecek kadar normal görüyor. Ç.T., öldürülmeden önce annesinin yanına sığınmıştı fakat eşinin barışma isteği üzerine öldürülmesinden 2 gün önce, eşinin ailesiyle birlikte yaşadığı eve dönmek zorunda bırakılmıştı. Ç.T. boşanma istemiyle kendisine avukat atanması için baroya başvurmuştu; talebinin kabul edildiği gün ise boşanmak istediği Hüseyin Tekin ve babası Muhittin Tekin tarafından öldürüldü.”

“Kadın katillerine taraf olanlar kadın katliamından da sorumludurlar!”

“Boşanma girişimin kendisi bile kadının ölümü tercih etmediğinin, hayatını normale döndürmeye çalıştığının bir göstergesidir” açıklaması yapan Vakıf, şöyle devam etti:

“Yargının adaleti yerine getirmeyip, erkek şiddetini ödüllendiren bu kararı ne yazık ki ilk değil. Göz göre göre öldürülen kadınların katillerinin cezalandırılmamasına sessiz kalmak mümkün değil. Günde 5 kadın çeşitli bahanelerle erkekler tarafından öldürüyor; bu cinayetlerin istatistiklere yansımayan büyük bir kısmı ise intihar süsü verilerek işleniyor. Yetkililer kadın cinayetlerine münferit diyor, başbakan kadın ve erkeğin eşit olmadığını iddia ediyor, mahkeme heyetleri ve savcılar da kadın katillerini serbest bırakıyor! Toplumun adalet duygusunu kökünden sarsan kararları verenler, kadın katillerinin tarafında yer alanlar, kendilerinin de bu kadın katliamında birincil derecede sorumluluğa sahip olduklarını görmeli ve toplumun adalet duygusunun ne kadar sarsıldığını fark etmelidirler.”

“Kadın cinayetleri politik ve sistematiktir”

Kadın Dayanışma Vakfı, yaptığı açıklamada, kadınların, bu korkunç kararın üst mahkeme tarafından bozulmasını, katillerin yeniden yargılanmasını, dosyadaki delillerin adil bir biçimde değerlendirilmesini ve kadın katillerinin en ağır biçimde cezalandırılmasını talep ettiklerini belirtti.

“Kadın cinayetleri politik ve sistematiktir. Bu cinayetlerin karşısında durmayanlar ise katiller kadar suçludur. Biz bunca adaletsizliğe karşı sesimizi çıkarmaya, isyan etmeye devam edeceğiz.” 

KAOSGL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.