Tecavüzde 'uzlaşma'ya avukatlardan tepki

Yargıtay, ‘reşit olmayanla cinsel ilişki’ suçundan uzlaşmaya gidilebileceğini söyledi. Avukatlar ise bu duruma tepki gösterdi: “Bu karar tecavüzcüyle evlendirme mantığıla aynı.”

Metin Akarsu'nun Evrensel'deki haberine göre, Diyarbakır’da 16 yaşında iken R.A’nın tecavüzüne uğrayan Ö.G’ye bir darbe de Yargıtaydan geldi. Yerel mahkeme 2. duruşmada sanık R.A’nın tahliyesine karar vermiş, 1 yıl süren dava sonunda ise Ö.G’nin sanık ile rızasıyla ilişkiye girdiğini belirterek sanığa 3 yıl hapis cezası vermişti. Yargıtay ise, avukatların temyiz başvurusunda verdiği kararla adeta Ö.G’yi cezalandırdı.

Esas hakkındaki temyiz başvurularını reddeden Yargıtay 14. Ceza Dairesi, sanığın işlediği “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunun uzlaşma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Yargıtayın bu kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu 253’üncü maddesinde yer alan “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği” yönündeki karara rağmen alması ise dikkat çekti. Yargıtayın bu kararından sonra Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi taraflara uzlaşmak isteyip istemediklerini soracak. Uzlaşma olması durumunda ise sanığın aldığı 3 yıllık ceza düşecek.

DEVLET ELİYLE MEŞRULAŞTIRILMASI

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız avukatlar ise yaşananın tam bir hukuk skandalı olduğuna dikkat çekerek, uzlaşma kararlarının tecavüzün devlet eliyle meşru hale getirilmesine yol açacağını söylüyor. Sakarya’da aralarında emniyet müdürünün de olduğu çok sayıda kişinin cinsel istismarına uğrayan Ö.C’nin Avukatı Harika Güney Karataş, 15 yaşından küçük çocuklarda, cinsel istismar suçlarında rızanın aranamayacağını, 16 yaşındaki Ö.G’nin davasında ise “Cinsel saldırıya uğradım” diyen kadının beyanının esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

TECAVÜZCÜYLE EVLENDİRME MANTIĞI

Mahkemelerin halihazırda sanıklara, iyi hal indirimi, rıza gibi gerekçelerle cezasızlık politikası uyguladığını ifade eden Karataş, devletin ve yargının erkek mantığı ile düşünüp yasa yaptığını, yasaya uymayan durumlarda ise yorumlarla yasaya uydurduğunu aktardı. Karataş, Yargıtayın vermiş olduğu uzlaşma kararının ise mağdurların tehdit yoluyla tecavüzcüleri ile evlendirilmeleri sonucunu doğuracağını vurguladı. Eski kanunlarda “tecavüzcüyle evlenmenin” ceza indirimine yol açmasının çokça tartışıldığını, bu maddenin değiştiğini, ancak bu tür davalarda uzlaştırma seçeneğinin ortaya konmasının “tecavüzcüyle evlendirme” mantığından farklı olmadığına dikkat çekti.

‘BU DAVALARDA RIZA ARANMAZ’

Avukat Meriç Eyüpoğlu ise Yargıtayın vermiş olduğu uzlaşma kararının tamamen “rıza” kavramı üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek, bu tür taciz ve tecavüz davalarında “rıza” kelimesinin telaffuz bile edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Taciz ve tecavüz davalarında rıza kavramı ile ilk kez karşılaşmadıklarını aktaran Eyüpoğlu, buna rağmen bu hukuk skandalı kararların her seferinde arttığına dikkat çekiyor. Yargıtayın aldığı bu tür kararların yerel mahkemeler için “Tecavüz ve taciz davalarında rıza olabileceği” kabulü oluşturduğunu vurgulayan Eyüpoğlu normal şartlarda 18 yaşından büyükler için bile tecavüz ve taciz davalarında rızanın nasıl olabileceğinin anlaşılmaz olduğunu belirtti. Kararların erkek adaletin bir göstergesi olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bir hukuk skandalına daha imza atıldığını ifade etti.

HANİ CEZALAR ARTIRILIYORDU?

Geçtiğimiz aylarda Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ortak hazırladığı ve kamuoyuna “Çocuk istismarına son verecek yasa” olarak duyurulan yeni düzenleme, cinsel istismar davalarında cezaları artırıyor. Düzenlemeye göre; basit taciz suçuna verilen 3 aydan 2 yıla kadar olan ceza, 4.5 aydan 3 yıla kadar artırılıyor. 2 ila 7 yıl aralığında olan cinsel saldırı suçunun cezası ise, 4 yıldan 10 yıla kadar çıkarılıyor. Nitelikli cinsel saldırı suçlarında 7 ile 12 yıl arasında hapis cezası da, 10 ila 20 yıl aralığına yükseltilirken, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçu ise, 3- 8 yıl aralığından 6- 10 yıla çekiliyor.

Bir yandan ceza oranları artırılırken diğer yandan “uzlaştırma” seçeneğinin Yargıtay tarafından ortaya atılması ise yasalarda atılan adımların boşa çıkarıldığı tartışmalarına yol açıyor.

UZLAŞMA NEDİR?

Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Yasada “uzlaşma” ancak kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda mümkün olduğu ifade ediliyor. Cinsel saldırı suçları da kapsam dışında bırakılan suçlardan. Yine yasaya göre taraflar arasında uzlaşma söz konusu olursa şüpheli hakkında dava açılmaz, dava açılmışsa düşer, ceza alma ve sabıkalı olma ihtimali ortadan kalkar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.