Hüseyin Üzmez tahliye oldu!

Cezaevi çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Üzmez cezaevinde "Hacdaki gibi" yaşadığını söyledi.

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyon kapsamında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılanan Yazar Hüseyin Üzmez ve 14 yaşındaki mağdure B.Ç.'nin annesi olan Livaze Ç.'nin tahliye edilmeleri kararlaştırıldı.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasında, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan B.Ç.'nin "beden ve ruh sağlığının bozulmadığı" yönündeki rapor doğrultusunda iki sanığın tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti, Üzmez hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu.

Tutuklu sanıklar Üzmez ve Livaze Ç. ile Üzmez'in üç avukatının hazır bulunduğu duruşmada, Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez ile akrabası olduğu bildirilen Şerif Aykız ve Mudanya'daki komşusu Ali Ersoy tanık olarak dinlendi.

Ayşe Üzmez'in "suçla ilgili bilgim yok. B.Ç.'nin teyzesiyle de görüştüm. O da bana böyle bir suçun olmadığını söyledi. Başka bilgim yok" derken, diğer tanıklar da olayla ilgili bilgilerinin olmadığını söyledi.

Üzmez'in avukatları ise Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç. için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen raporda "çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulmadığı"nın anlaşıldığını belirterek  müvekkillerinin tahliye edilmesini istedi.

Livaze Ç. ise "Okula giden çocuklarım var. Evime gitmek istiyorum" diyerek tahliye edilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan ve mahkemeye dün ulaşan "B.Ç.'nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığına oy birliği karar verilmiştir" ibaresinin yer aldığı rapor doğrultusunda "suç vasfının değiştiğini" dikkate alarak sanıkların tahliye taleplerini kabul etti.

Üzmez hakkında "yurtdışına çıkış yasağı" koyan mahkeme heyeti, 1994 yılında İnegöl Devlet Hastanesi'nde dünyaya geldiği bildirilen mağdure B.Ç.'nin doğumuyla ilgili kayıtların bulunaması nedeniyle, B.Ç.'nin tam teşekküllü bir hastanede kemik ölçümü yapılarak gerçek yaşının tespit edilmesine de karar verdi.

Üzmez, tahliye kararı üzerine mahkeme heyeti başkanı Kadir Ünal'a hitaben, "Allah sizden razı olsun. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Şöhretli bir insanım, bunun cezasını çekiyorum" dedi.

Üzmez'in avukatı konuştu

Yazar Hüseyin Üzmez'in avukatı Bülent Demir, "İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor cinsel istismarın vuku bulmadığını göstermiştir. Dolayısıyla suç vasfı değişmiştir" dedi.

Demir, medyada, "mağdure ile ilgili Uludağ Üniversitesi'nden verilen "bakire raporu"ndan, inanılmaz bir saptırmayla, tecavüz sonucu çıkarıldığını" savundu. "Bunu, sağduyulu vatandaşlarımıza inanılmaz bir saptırmayla ifade eden kişileri kınıyoruz" diyen Demir, İstanbul Adli Tıp Kurumu ve Uludağ Üniversitesi'nden gelen raporların müvekkillerinin lehine olduğunu" ifade etti.

Demir, "Avukatları olarak haklılığımızı başından beri kamuoyunla paylaşmak istiyor ve kamuoyunun da Hüseyin Beyin baştan itibaren yanında bulunmasını, özellikle muhafazakar kesimin Hüseyin Beye olan hüsnüzanlığının ve tüm muhafazakar insanların inanç onurlarıyla oynanmaması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyoruz.İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, dava konusu cinsel istismarın vuku bulmadığını göstermiştir. Dolayısıyla suç vasfı değişmiştir. Suç, müvekkilimizin yargılandığı Türk Ceza Kanunu'nun 103'ncü maddesinin (ÇocuklarınCinsel İstismarı) 6. fıkrası (Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükm olunması) kapsamından çıkmıştır" dedi.

Hüseyin Üzmez gazetecilerin sorularını yanıtladı

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince "çocuğun cinsel istismarı" suçundan yargılandığı davada tahliye edilmesi kararlaştırılan Yazar  Hüseyin Üzmez, tutuklu bulunduğu Bursa E Tipi Cezaevinden çıktı. Elinde çantalarla cezaevinden çıkan Üzmez, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Üzmez, cezaevinde "Hacdaki gibi" yaşadığını ifade ederek, "Çok rahat bir yer, herkes görevini yapıyor. Sizinkiler diyorlardı ki; 'tek kişilik hücreye konmuş', öyle bir şey yok. Bütün arkadaşlar beni seviyor, ben de onları seviyorum" dedi.

Üzmez, çalıştığı gazeteden özür dileyecek bir konumda olmadığını belirterek, "Gazetem bir tanedir. Sizin hepinizle başa çıkıyor, daha ne istiyorsunuz! Kırgın olduğum kimse yok. Ben Allah'a inanan bir insanım. İnsanı sevmeyen, Allah'ı sevemez. Benim düşmanım yok, benim düşmanım Amerikancılar, bunu bana yapmış olan dinsizler, din düşmanları ve kapitalistlerdir" diye konuştu.

14 yaşındaki mağdure B.Ç'nin annesi olan Livaze Ç'nin babası Arif'in, 20 yıl yanında çalıştığını ve namazında niyazında, dünyanın en dürüst adamı olduğunu belirten Üzmez, o zamandan beri bu aileyle tanışıklığı bulunduğunu ve kendilerine yardım edip, zekat verdiğini savundu.

Üzmez, hakkındaki iddiaların doğru olması durumunda tahliye edilmeyeceğini ifade ederek, "Cezaevi, benim için tam bir medrese oldu. Ben, sadece Rabbime hesap veririm kimseye hesap vermem" görüşünü dile getirdi.

Hüseyin Üzmez, şöyle konuştu: "Demek ki takdiri ilahi buymuş. Aileden şikayetçi olmayacağım, onlara karşı herhangi bir kırgınlığım yok. Aileyle aynı şekil ve samimiyette görüşmeye devam edeceğim. Benim düşmanım şeytan, benim düşmanım nefsim. En çok kendi nefsime ve şeytana kırgınım. Kime kırgın olayım?"

Dava sonunda beraat edeceğini ileri süren Üzmez, adalete güvendiğini söyledi.

"Cumhuriyet Bayramında hep 'Dağ başını duman almış' söylenirdi. Ben de yarın bağıra bağıra iftiharla Milli Marşımızı söyleyeceğim" diyen Üzmez, daha sonra eşi Ayşe Üzmez'in kullandığı otomobile binerek cezaevinden ayrıldı.

Ne olmuştu?

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyonda, ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç.'ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yazar Hüseyin Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesi'nce tutuklanmıştı.

B.Ç., annesi Livaze Ç.'nin de tutuklandığı operasyonun ardından devlet tarafından koruma altına alınmış, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilmişti.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 17 Eylül'de görülmeye başlanan, Üzmez'in TCK'nın "Çocukların cinsel istismarı" suçunu içeren ilgili maddelerince, Livaze Ç.'nin de Üzmez'e addedilen suçların yanı sıra TCK'nın "Suça yardım etme" hükmünü içeren ilgili maddesince 20 ile 25 yıl arasında hapis cezası talebiyle yargılandığı davanın ilk duruşmasında, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

Üzmez'in dilekçeyle tahliye talebi de Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi ve bir üst mahkeme olan Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedilmişti.

Dava kapsamında B.Ç. için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan istenen rapor, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaşmış, 17 sayfalık raporda çocuğun "Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı"nın belirtildiği bildirilmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.