Wolinski, Eyüp Camii'nde başında takkeyle çizmişti

Leman dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün, Paris'teki katliamın ardından sosyal medyada, saldırı sırasında öldürülen karikatüristlerden Georges Wolinski’nin, Eyüp Camii'nde çekilmiş bir fotoğrafını paylaşmıştı. Akgün, fotoğrafın hikayesini, anılarını ve Charlie Hebdo katliamına ilişkin düşüncelerini BBC Türkçe'den Rengin Arslan'a anlattı.

İlgili fotoğrafta Wolinski, Eyüp Camii’nde şadırvanın önünde oturuyor, başında ise namaz takkesi, elinde kalemi, dizlerinin üzerinde de bir defterle çizim yapıyor.

'BİR AĞABEY, HATTA BABA'

Bundan henüz 2 yıl önce Wolinski’nin İstanbul’a gelişini ve bu fotoğrafın hikayesini Akgün şöyle anlattı:

Ona burada bir sergi açmıştık. Wolinski muhafazakarlaşan ortamı merak etmişti. Çarşamba’ya, Eyüp’e gitmiştik beraber. Oturdu onları çizdi. Eyüp’te tebliğcilerden biri geldi. Onu Müslümanlığa davet etti. Namaz takkesini verdi. Bu fotoğraf da Eyüp Camii’nde çekildi.

Akgün, tebliğciyle neler konuştuklarını ise, "Çok tatlı bir muhabbet oldu aralarında. Çok güzel, çok sıcak, esprili bir sohbetti. Beraber güldüler. Biz başta çeviriyorduk. Bir süre sonra çeviriye ihtiyaç bile olmadı. Sonra oturup onları çizdi burada. Çok büyük bir sevgiyle çizdi" diyerek anlattı.

Wolinski’yi dünyaya çok geniş bir perspektiften bakan, çizgilerinde de hayat enerjisi, yaşama sevinci yansıtan birisi olarak tanımlayan Akgün, "Bence Fransızların yaşayan en büyük çizeriydi” dedi.

Akgün, “Bir yandan da tamamen bize yapılmış bir saldırı gibi hissediyorum açıkçası. Sanki ben de oradaymışım gibi hissediyorum. Bu kadar içimde hissediyorum. Çok büyük bir kayıp var burada. Çok çok değerli insanlar gitti. İnanılmaz bir şey, şok aslında. Bu şokun etkisindeyiz hâlâ” dedi.

'HRANT'I HATIRLATTI'

Saldırı sırasında Paris’te olan ve telefonla soruları yanıtlayan Akgün, dün Paris’te düzenlenen yürüyüşün ise bundan 8 yıl önce İstanbul’da öldürülen Hrant Dink cinayetinden sonra hissettiklerini hatırlattığını söyledi.

"On binlerce kişi olduğu halde meydanda müthiş bir sessizlik vardı. Ağır bir hüzün vardı. Biraz Hrant Dink’i kaybettiğimiz zamanları hatırlattı. Öyle ağır, derin bir acı ve hüzün hissettim. Her yaştan insan ağlıyordu" diyen Akgün, sokaklarda matem havası olduğunu belirtti.

Hemen hemen bütün duvarlarda dükkanlarda, Je Suis Charlie (Ben Charlie’yim) yazısının da asıldığını aktaran Akgün, "Yazarkasaların ekranında bile bu yazı var” dedi.

Haberin tamamı için tıklayınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.