Tutuklu akademisyenlerden Kıvanç Ersoy: Senin yerinde olmak istemezdim Rıza Sarraf
Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi imzacılarından Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Doç. Dr. Kıvanç Ersoy 15 Mart’ta, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı de 31 Mart’ta “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Silivri Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan akademisyenlerden Kıvanç Ersoy bir yazı kaleme aldı.

Tutuklu akademisyen Kıvanç Ersoy’un BirGün’de “Rıza Sarraf ve ben...” başlıkla yayımlanan yazısı şöyle:

Rıza Sarraf 1983 doğumluymuş, bense 1980.

Bugünlerde ikimiz de dünyanın bir yerlerinde tutukluyuz. Herhalde başka da ortak bir noktamız bulunamaz.

Ben 36 senelik ömrümün 23 senesini ögrencilikle geçirdim. Cahit Arf'ın kurduğu mezun olmaktan onur duydugum ODTÜ Matematik Bölümü'nü bitirip, yüksek lisans ve doktoramı yaptım. İşim araştırmak, öğrenmek ve öğretmektir; bilimdir.

Benim bilimle, öğrenmeyle geçen yıllarımda Rıza Sarraf'ın neler yaptığını medyadan okuyoruz. Şurası kesin ki zengin olmuş. Ne şekilde olduğunu yine medyadan gördük, öğrendik. Maşallah malı mülkü bizim gibilerin çenesini yoracak cinsten. Benim 14 yıllık devlet memuru olarak, 14 yılda aldığım tüm maaşı toplasan alınamayacak bir saati o hediye verebiliyor birine. Benim ise fazla bir şeyim yok. Bir devlet üniversitesinde doçentim, kadrolu bir işim, az buçuk maaşım, sağ olsun babamın aldığı 2000 model Peugeot marka bir de arabam var. Malk mülk olarak birikmiş bir şeyim de yok. Paranın çoğuna hiç tamah, etmedim hayatta, daha fazlasında da gözüm yok.

Asıl zenginliği başka bir yerde bulmuşum. Arkamdan “dürüsttür” demeyen ne dostum var ne de düşmanım. Cezaevine girdiğimden beri yolumu gözleyen ama dimdik duran bir ailem, beni iş için yurtdışına gitti sanan 5 yaşında bir oğlum var. Suçsuz olduğumu bilen milyonlar var.

Rıza Sarraf için "dürüsttür" diyecek kaç kişi vardır bilemem. Elbet onu da sevenler, yolunu gözleyenler vardır. Ona suçsuz diyen kaç kişi vardır bilmem. Diğer yandan ona “hayırsever işadamı” denirken bana ve benim gibi barış istediği için imza atan meslektaşlarıma neler denmedi ki. “Aydın müsveddeleri, sözde akademisyenler, karanlıksınız karanlık!”

Rıza Sarraf Türkiye'de tutuklanmadı, “öyle bir şey olsa önüne yatacak olan” bakanlar bile vardı. Ben, her gün evinde ya da işinde bulunabilecek bir akademisyen “kaçma şüphesiyle” tutuklandım. Ben de Amerika'da tutuklanmazdım. Ders verebilirdim, konferansa katılabilirdim, araştırma yapmaya gidebilirdim ama tutuklanmazdım. Rıza Sarraf orada tutuklandı.

Herhalde ikimiz de benzer hücrelerde kalıyoruzdur. Cezaevleri mahrumiyet alanlarıdır, çoğu birbirine benzer. Beni destekleyen meslektaşlarım hapishane kapısında açık dersler yapıyormuş. Öğrencilerim derslerde beni anıyormuş. Hâlâ “uslanmayan” arkadaşlarım benim için imza topluyormuş. Sağ olsunlar.

Onun böyle bir destekten yoksun olduğu açık. Herhalde kimse o tutuklanmasın diye imza vermez. Senin yerinde olmak istemezdim Rıza Sarraf. Hapis, tecrit hepsi çekilir çekilir de, senin yerinde olmak çekilecek şey değil.

(Tutuklu akademisyen Kıvanç Ersoy'un mektup adresi: Silivri Kapalı Cezaevi C Blok No 6)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.