Türkiye AİHM’de bir kez daha mahkum

61 kişinin yaralandığı ve Veli Saçılık'ın kolunun koptuğu Burdur Cezaevi'ne düzenlenen 'Hayata Dönüş Operasyonu'nun yıldönümünde Türkiye, 'cezaevlerinde işkence ve kötü muamale'den kaynaklı bir kez daha mahkum edildi.

İSTANBUL- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 5 Temmuz 2000'de Burdur Cezaevi'nde düzenlenen 'Hayata Dönüş Operasyonu'nda işkence uyguladığına hükmederek Türkiye'yi bir kez daha tazminat ödemeye mahkum etti.

Tutuklulardan Veli Saçılık'ın kopan kolunun bir köpeğin ağzında dolaşması görüntüleriyle hafızalara kazınan operasyon sonrasında 24 kişinin başvurusunu karara bağlayan mahkeme, Türkiye'nin "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kötü muamelenin yasaklanması ve etkili soruşturma hakkıyla ilgili 3. maddesini ihlal ettiğine" hükmetti. AİHM, başvuru sahibi 24 kişiye 20'şer bin euro tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

AİHM, Veli Saçılık'ın kişisel başvurusuyla ilgili kararını ise Türkiye'deki tazminat davalarının devam ettiği gerekçesiyle, ileri bir tarihte vereceğini duyurdu.

Yapılan başvuruda, tutsakların "duruşmalara götürülürken güvenlik güçleri tarafından kötü muamele görmelerini protesto etmek" için 4 Temmuz 2000 tarihindeki davalara girmeyeceklerini söyledikleri, daha sonra yaklaşık 450 jandarmanın koğuşlara girerek mahkumlara işkence yapıldığı belirtilmişti.

'KARARLA İŞKENCE TEYİT EDİLDİ'

Dava avukatlarından Rahşan Aytaç, ETHA'ya yaptığı değerlendirmede, cezaevine yönelik bu operasyon sonrasında görevini kötüye kullanmaktan dolayı jandarmalar ve yetkililer hakkında soruşturmalar açılması için suç duyurusunda bulunduklarını ve 6 yıl sonunda mahkemenin takipsizlik kararı vererek davayı kapattığını hatırlattı. Türkiye'de verdikleri hukuk mücadelesinden sonuç alamamaları nedeniyle AİHM'e başvurduklarını belirten Aytaç, AİHM'in konuyla ilgili verdiği kararın emsal teşkil ettiğini söyleyerek şöyle devam etti: "Bu kararla devletin can güvenliğinden sorumlu olduğu tutuklulara işkence yaptığı ve kötü muamelede bulunduğu teyit edilmiş oldu."

Veli Saçılık ile ilgili kararın ertelendiğini belirten Aytaç, Saçılık'ın verdiği hukuk mücadelesindeki gelişmeleri hatırlatarak, onunla ilgili davanın Danıştay'da devam etmesinden kaynaklı AİHM'den henüz onunla ilgili bir karar çıkmadığını söyledi.

SAÇILIK'IN HUKUK MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR

5 Temmuz 2000 tarihinde Burdur Cezaevi'ne düzenlenen 'Hayata Dönüş Operasyonu'nda gaz bombaları, makineli tüfekler kullanılmış ve 61 kişinin yaralandığı operasyonda kullanılan kepçelerden biri Veli Saçılık'ın kolunu koparmıştı.

Veli Saçılık'ın kopan kolunun bir köpeğin ağzında dolaştığını kanıtlayan fotoğrafların gazetelerde yayınlanması üzerine dönemin en üst yetkililerinden, "Sorumlular için gereken yapılacak" şeklinde açıklamalar gelmişti.

Veli Saçılık, Antalya İdare Mahkemesi'nde tazminat davası açarak, hukuk mücadelesi başlatmış ve mücadele sonucunda mahkeme, devletin cezaevinde bulunan tutukluların can güvenliğini sağlamadığına kanaat getirerek, Saçılık'ın 100 bin lira maddi, 50 bin lira manevi tazminat talebini kabul etmişti.

Ancak, ilgili bakanlığın Antalya İdare Mahkemesi'nin kararına itiraz etmesi üzerine, dosya Danıştay 10. Dairesi'ne gitti. Yerel mahkemenin kararını bozan Danıştay, Veli Saçılık hakkında açılmış "cezaevi isyanı davası" olduğunu belirterek, bu davanın sonucunun belli olmasını istemişti.

Daha sonra ise, Antalya İdare Mahkemesi görevsizlik kararı vererek, dosyayı Isparta İdare Mahkemesi'ne gönderdi. Mahkeme, Saçılık'ın "terör örgütü üyesi" olduğunu öne sürerek, tazminatın faiziyle birlikte geri alınmasına karar verdi. Ayrıca, mahkeme masraflarının da Veli Saçılık'tan alınması kararlaştırıldı. Devletten toplamda 150 bin lira tazminat alan Saçılık bu defa devlete yaklaşık 500 bin lira borçlu hale geldi.

Bunun üzerine Veli Saçılık Danıştay'a itirazda bulunmuştu. AİHM Saçılık ile ilgili kararı vermek için Danıştay'ın kararını bekliyor.

ETHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.