11 Şubat 2017 Cumartesi 23:30
'Türk milliyetçiliği'nin CIA ile sınavı: Kontrgerilla diplomasisi'

Evrensel yazarı İhsan Çaralan, CIA Başkanı Mike Pompeo’nun Türkiye ziyaretini değerlendirdi.

“Pompeo’nun ziyaretinde Türkiye’nin beklentileri konusunda yeni hiçbir şey yoktur ama ABD bu ziyaretteki amacını elde etmiştir” değerlendirmesinde bulunan Çaralan, “Ki, CIA Başkanının ziyareti, Erdoğan-AKP yönetiminin Trump yönetiminden beklentisini artıran, Hükümetin arkasındaki Trumpçılara moral veren bir ziyaret olmuştur” dedi.

 Ziyaretin, Türkiye’de büyüyen “ABD karşıtlığının gazını” alma amaçlı olduğunu savunan Çaralan, “Trump’ın diplomasinin CIA’yı bundan sonra daha çok diplomasiye sokacağına dair haberlere bakılırsa, bunun ilk denemesi de Türkiye’de yapılmış görünmektedir. Unutulmamalıdır ki, ABD diplomasisinde CIA Başkanının yürüttüğü diplomasi, kontrgerilla diplomasisi kategorisindedir. Bunu “normal” kabul eden ülkelerin, dünyada itibarlı, bağımsız ülkeler oldukları iddiasına da kimse inanmaz” ifadelerini kullandı.

İhsan Çaralan’ın Evrensel’de yayınlanan, “'Türk milliyetçiliği'nin CIA ile sınavı” başlıklı yazısı şöyle:

Erdoğan-AKP yönetiminin Trump beklentisi, yükselerek sürüyor. CIA Başkanı Mike Pompeo’nun Ankara ziyareti, beklentiyi daha da yükseltmiş görünüyor.

Pompeo önceki gün geldi; önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la, sonra Fidan’ı da yanına alıp bir saat kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Görüşmelerle ilgili basına hiç bir bilgi verilmedi! Öyle ki, CIA Başkanının Başbakan Yıldırım’la görüştüğü, basına bile ancak bir gün sonra duyuruldu. 

Önceden de herkesin bildiği gibi CIA Başkanından; gerek MİT Müsteşarı gerek Cumhurbaşkanı, gerekse Başbakan aracılığıyla;

1- Fethullah Gülen’in Türkiye’deki faaliyetleri ve 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü nedeniyle iadesi,

2- Irak ve Suriye’de ABD ile yakın iş birliği, örneğin el Bab ve Rakka operasyonlarında ABD-Türkiye iş birliğinin geliştirilmesi istenmiş,

3- PYD ve YPG’nin terörist olduğu, PYD-YPG’ye verilen silahların PKK’ye gideceğine dair bilgi ve belgeler sunulmuş; bu konularda Türkiye’nin istekleri ve planları anlatılmış!

ZİYARETİN KAZANANI YİNE ABD OLDU!

Milliyet yazarı ve Hükümetin medyadaki en önemli sözcülerinden Serpil Çevikcan basına hiçbir bilginin verilmediği bu ziyareti dün ayrıntılı biçimde yazdı. Ama Çevikcan’ın, toplantıların içeriğini parlatma gayretlerine karşın, Pompeo’ya söylenenlerin basında, hatta politikayı göz ucuyla izleyen herkesin bildiği şeylerden ibaret olduğu anlaşılıyor. Ki, dün gazetelerde yazılanlar ve ziyaretten beri TV kanallarında yapılan değerlendirmeler, söz konusu üç konuda bilinenlerin aktarılmasından ibaret olduğu biçiminde. Çünkü gerek ABD Dışişleri Bakanlığının gerekse CIA’nın arşivlerinde CIA Başkanı aktarılanlardan çok daha fazla bilginin oluğunda herkes hemfikir!

Bu yüzden de CIA Başkanının Türkiye’ye gelmesinin ne Türkiye’nin istekleri konusunda ABD yönetiminin bilgilendirilmesi ne de Türkiye’nin taleplerinin kabul edilmesi yönünde bir fayda sağlaması söz konusu değildir. Ama bu ziyaretin, Türkiye’de büyüyen “ABD karşıtlığının gazını” alma amaçlı bir ziyaret olduğu açıkça anlaşılmıştır.

Ki, CIA Başkanının ziyareti, Erdoğan-AKP yönetiminin Trump yönetiminden beklentisini artıran, Hükümetin arkasındaki Trumpçılara moral veren bir ziyaret olmuştur

Kısacası Pompeo’nun ziyaretinde Türkiye’nin beklentileri konusunda yeni hiçbir şey yoktur ama ABD bu ziyaretteki amacını elde etmiştir!

KONTRGERİLLA DİPLOMASİSİ

CIA Başkanının diplomatik temsilci olarak Türkiye’ye gelmesinin; herhangi bir yönetimde değil de, “Cumhurbaşkanlığı sistemi” adı altında “başkanlık sistemi” doğrultusunda hızlı adımlar atıldığı bir dönemde gündeme gelmesi elbette ilginçtir. Ama daha fazlası da var. Çünkü bugün Erdoğan, milliyetçilik istismarcılığında çıtayı şoven milliyetçilik çizgisine yükseltmiştir. Cumhurbaşkanı ve AKP propagandası, “başkanlık sistemi”ne geçişin gerekçesi de dahil, bölge ve ülkedeki her gelişmeyi, “üst akıl” ve “üst aklın” Türkiye’yi kuşatıp diz çöktürmek isteyen “ABD’nin aklı”, bu “üst akıl”ın en önemli operasyon aletinin de CİA olduğunu iddia etmektedir.

Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, son hamleleriyle bir yanına “sağın ucu”ndaki Bahçeli’yi, öteki yanına da “sol” milliyetçiliği faşizmin her türüyle uzlaşan bir çizgiye götürmüş olan Perinçek’i aldığı bir dönemde CIA Başkanının Türkiye’ye ABD temsilcisi olarak gönderilmesi konuyu daha da ilginçleştirmektedir.

Böylece bir yandan Trump’ın, bizim gibi ülkelere artık kontrgerilla diplomasisinin bir aracı olarak kullandığı CIA’yı devreye sokarak dünyayı yöneteceği yanı sıra bizim sağ ve sol milliyetçilerin;

- Ne kadar sahte bir milliyetçilik,

- Ne kadar sahte bir yurtseverlik ve bağımsızlık,

- Ne kadar sahte bir antiemperyalizmcilik yaptıkları görülmüştür.

Yazının tamamı burada.

Son Güncelleme: 11.02.2017 23:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.