Tuncel’in Zaman’a mektubu ne amaçlıyor?
Erhan Tuncel, karar duruşmasından önce mektup yazdı: Cinayetin arkasında Ergenekon var


Hrant Dink davasında beraat eden Erhan Tuncel, karar duruşmasından önce Zaman'ın sorduğu soruları el yazısıyla kaleme aldığı mektupla cevapladı.


Tuncel, avukatı aracılığıyla Zaman’a ulaştırılan mektubunda, cinayetin arkasında Ergenekon olduğunu anlatıyor. Dink'in, hayatının son üç yılında hedef gösterildiğini ve işlenen cinayetin masum kitlelerin üzerine yıkılmaya çalışıldığını iddia ediyor. Ergenekon'un aynı yöntemi Danıştay saldırısında da kullandığının söylüyor. Dink cinayetinin en karanlık noktasının Trabzon Jandarma ayağı olduğunu, Veli Küçük ile Albay Ali Öz arasındaki ilişkinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Erhan Tuncel, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in, Danıştay saldırısından sonra Ergenekon'un üzerine gittiği için hedefe konulduğunu iddia ediyor. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay'ın ise cinayete ilişkin delilleri yok ettiğini ileri sürüyor.

Bu durumda, Erhan Tuncel’in bu iddiaları neden kanıtlanmadı? Ramazan Akyürek aklanmaya mı çalışılıyor? O masumsa suçlular kim? Neden bu karanlık aydınlatılmıyor?

Hrant Dink davasının önemli isimlerinden biri de Erhan Tuncel'di. Cinayete azmettirmekle suçlanıyordu. Davanın ilerleyen günlerinde Emniyet'in istihbarat elemanı olduğu ortaya çıktı. Savunmasında 'azmettirici' olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Kendisine gelen istihbaratı ilgili kişilere bildirdiğini, görevini yaptığını savundu. Dava sonunda Dink cinayetinden beraat etti ancak McDonald's'ın bombalanması olayından ceza aldı.

Erhan Tuncel 23 ve 24. duruşmalarda cinayetin arkasında örgütlü bir yapı olduğuna dair açıklamalar yapmıştı. Bunun üzerine Zaman gazetesi kendisine ulaştırılmak üzere bazı sorular hazırlayarak avukatına vermiş. Tuncel, söz konusu sorulara karar duruşmasının hemen öncesinde kendi el yazısıyla yazdığı mektupla cevap verdi. Tuncel, 4 sayfalık mektubunda, Dink cinayetinin Ergenekon bağlantılı olduğuna değiniyor. Dink'in hayatının son üç yılına dikkat çekiyor. Şu anda Ergenekon sanığı olan isimler tarafından hedef gösterildiğini, hakkında davalar açıldığını anlatıyor. İşte söz konusu mektuptan çarpıcı ifadeler:




"O dönemde (2007) Ergenekon'a dokunan yanıyordu. Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, Türkiye'nin en karanlık noktasına projektörü tuttu. Bu iki isim Dink cinayetinin mağdurudur. Israrla bu iki şahsın ismi zikrediliyor. İstihbarat iç mantığına göre en son sorumlu tutulacak kişiler. Akyürek'in, Trabzon'da görev yapmasına bağlıyorlar. Görevini hassasiyetle yapan biri. Ancak cinayetin işlendiği dönemde daire başkanı olması onu bu paydaya dahil etti."

"Ortada örgütlü bir yapı var. Kemal Kerinçsiz ve Veli Küçük, Dink'in hedef gösterilmesi sürecinde en aktif görevi yürüttüler. Dink cinayetinin en karanlık noktası olan Trabzon Jandarma ayağıdır. Ali Öz faktörü var. (Veli Küçük'le fotoğrafı çıktı.) Bunlar Dink'in avukatları tarafından da dile getirildi. Ancak henüz bir adım atılmadı."

"Danıştay saldırısında da aynı tiyatro oynandı. Şimdi her şey ortada. Senelerce bizleri uyuttular. Kandırdılar. Asıl yapı Ergenekon. Bu konuda uzmanlar. Danıştay saldırısında aylarca cemaat, AK Parti vurgusu yapıldı. Ergenekon terör örgütünün izlediği yol, işlediği suçları hedef seçtikleri zümrenin üzerine atması."

"Cinayette Reşat Altay (eski Trabzon Emniyet Müdürü) faktörü unutulmamalı. Trabzon'daki personelle saha çalışmamız oldu. Geldiği dönem çok sıkıntılı geçti. Duyduğum kadarıyla Trabzon'daki tüm kayıtları silmiş. Belgeleri yok etti. Karartılan tüm delillerin kaynağı o. Yasin Hayal'in arka alanı aydınlanmazsa cinayet aydınlanmaz."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.