Toplu mezarların mimarı Zaman yazarı kelleci komutan mı?
BİTLİS – ANF’nin haberine göre şu anda gündemde olan ve Bitlis’in Mutki ilçesinde çıkan  toplu mezarlar 1992-1994 yılları arasında Tatvan 6'ncı Zırhlı Tugay Komutanı olan ve kontrgerillayı kurduğu iddia edilen, bölgede 'kelleci general' olarak bilinen Korkmaz Tağma’nın döneminde başladı. Bölgede terör estiren ve Ferhat Tepe’nin öldürülmesinde de ismi geçen Tağma, yıllar sonra bugün ‘dindar demokrat’ olarak biliniyor, ve Zaman gazetesinde yazılar yazıyor.
Tağma hakkında Ajans haberinde yer alan iddialar ise şöyle;
10 Haziran 1992 günü Bitlis'in Tatvan ilçesinden Karükan köyüne gitmek üzere hareket eden minibüs, saat 19.00 sıralarında Karükan köyüne bir kilometre kadar uzakta durduruldu. Minibüste bulunan 13 kişi yüzleri naylon torbadan maskeyle örtülü 5 kişi tarafından araçtan indirildi ve sonra da otomatik silahlarla tarandı. Kurtulan olmadı. Karükan köyü ise daha sonra yakılarak boşaltıldı.
Ancak olayın görgü tanığı vardı. Minibüsün durdurulduğu yerin yakınlarında koyunlarını otlatan çobanı da fark edip taradılar. Açılan ateş sonucu koyunların çoğu telef oldu, çoban ise, koyunların arasına yatarak canını kurtarabildi. Gündem gazetesi katliamdan 5 gün sonra ‘Bitlis Katliamı Kontra-korucu işi’ manşetiyle vahşeti okuyucularına duyurdu.
SEZGİN: KONTRGERİLLAYI BİLİYORSANIZ YAKALAYIN
Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ise Gündem gazetesi muhabirinin, olayın kontrgerillalarca işlendiğine ilişkin iddialara dalga geçer gibi yanıt vermişti: “Eğer bu olayı PKK yapmadıysa olayı kimin yaptığını bilen varsa gidip söylesin, açığa çıkaracağız. Kontrgerilla mı yapmış diyorlar. Getirin biliyorsanız, yakalayın bize getirin. Bu olay bir iç çekişme de olabilir. Aşiret kavgası da olabilir.”
MKE YAPIMI MERMİLER
Ancak Sezgin’in söylediği gibi aşiret kavgası değildi, katliam kontrgerillanın işiydi. Daha sonra hazırlanan ‘Bitlis Katliamı’ raporunda olay yerinde bulunan mermilerin MKE yapımı mermiler olduğu, katillerin beyaz Renault marka bir otomobille olay yerine geldikleri ve Apaçi bir helikopterle alındıkları belirtiliyordu.
FERHAT TEPEKAÇIRILARAK ÖLDÜRÜLDÜ
O yıllarda bölgedeki katliamlar, cinayetler bunanla da sınırlı değildi. En çarpıcı olay ise katliamların izini süren Özgür Gündem gazetesinin Bitlis muhabiri Ferhat Tepe’nin 1993’te kaçırılarak öldürülmesiydi. Tepe’yi kaçıranların kullandığı iki otomobilden biri daha sonra bölgedeki karakolun önünde bulundu. Aynı şekilde Tepe’nin avukatı Şevket Epözdemir de cinayete kurbana gitti.
Fakat baba İshak Tepe oğlu Ferhat'ın kaçırılmasından sonra kendisini Türk İntikam Tugayı (TİT) adına telefonla arayan ve oğluna karşılık fidye isteyen kişinin Tatvan 6'ncı Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Korkmaz Tağma olduğunu söylüyordu. Zaten 1992 yılından itibaren bölge halkına yönelik estirilen terör de tesadüfü değildi ve her taşın altından tuğgeneral Tağma çıkıyordu. Köyler yakılıyor, boşaltılıyor, faili meçhul cinayetler işleniyordu. Bütün olaylarda da yollar Tağma'ya çıkıyordu.
KONTGERİLLANIN MİMARI
1992-1994 yılları arasında Tatvan'da görev yapan Tağma’nın sloganı ise ‘gerillaya karşı kontrgerilla’ idi. Ayrıca da ‘özel harp subayı’ gibi çalışıyor, halkla toplantılar yapıyor, camii imamları ile konuşuyor, esnaf ve siyasi parti temsilcileriyle bir araya geliyordu.
Tağma dönemindeki en büyük vahşet ise çatışmalarda yaşamını yitiren veya sağ yakalanan PKK’lilere yönelik yapıldı. Şimdiye kadar Tağma’nın bölgedeki son yılı olan 1994’deki vahşeti ortaya çıktı. Bir ihbar üzerine çıkan çatışmada bazı PKK’liler yaşamını yitirmiş, bazıları sağ yakalanmıştı.
2004 yılında ise çatışmanın yaşandığı bölge olan Kender Dağı kırsalında bir toplu mezar bulundu. Kafaları kesilen 21 PKK’li, Tağma’nın bölgedeki iki yıllık yüzünün resmi gibiydi. Çünkü Tatvan'da görev yaptığı dönemde Tağma'nın lakabı ‘kelleci komutan’dı. Toplu mezar, her kelle başına askerlerini ödüllendirdiği söylentilerini doğruluyordu.
TOPLU MEZARLARIN MİMARİ TAĞMA
Yeni yıldan sonra bölgede ortaya çıkan toplu mezarlarla birlikte Tağma’nın ismi yeni gündeme geldi. Önceki gün ise Mutki'de yapılan kazılarda 8 ceset bulunmuş, 4 kişinin kemikleri ise savcılığa teslim edilmişti. Dün de 2 kişiye ait kemikler çıkarılarak torbalara konuldu. Ortaya çıkan kemiklerin kafataslarında ve diğer kemiklerde çok sayıda kurşun izi görüldü. Kazılara pazartesi günü devam edilecek.
TAĞMA SESSİZ
Bölgedeki kontrgerillanın ve toplu mezarların mimarı olduğu iddia edilen Tağma da sessizliğini koruyor. Tağma, emekli olduktan sonra yazdığı kitap ve yazılarla ‘dindar demokrat’ oldu. Tağma’nın Zaman gazetesinin Yorum sayfalarında yazıları, Timaş Yayınları'ndan da kitapları çıkarıyor. Kamuoyunda ise 'Gülen'e yakın komutan' şeklinde tanınıyor.
Üstün hizmet madalyası bulunan Tağma, 2007'de kendisiyle yapılan bir röportajda ‘Bölgedeki sizin hiç kişisel yanlışınız olmadı mı?’ sorusunu uzun süre sustuktan sonra şu yanıtını vermişti: “Girmediğim köy ve mezra kalmadı. Halk tarafından sevilirdim. Bütün operasyonlara kendim çıkardım. Yıllar sonra bir tek hatam olduğunu düşünürüm, bir operasyonda yedi şehit vermiştim. Yedi şehit verdiysem bir yerlerde hata yapmışım demektir.”
İddialar doğruysa, Tağma’nın bölgede yaptıklarında “hata”nın kendi anlatımından çok daha fazla olduğu düşünülüyor. Bu aralar ‘Herkesi Türk yapmaya kalkışmak doğru değildi’ şeklindeki sözlerle geçmişini eleştiren ‘demokrat’ generalin yanıtlaması gereken bir hayli soru var…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.