Sivas çığlığı: 8 gün kaldı!

Onlar Sivas’ta babalarını kaybeden iki genç kadın. Yıllardır davanın peşindeler. Kendi acılarını yaşarken, başka acılara da tanıklık ettiler, onlara da omuz verdiler. Adalet diye haykırdılar ve 19 yıl sonra hâlâ adalete, hukuka inanmak istiyorlar...

 

Sivas’ta 35 kişinin yanarak hayatını kaybettiği katliamda, bulunup mahkemeye getirilemedikleri için dosyaları ana davadan ayrılan ve ayrı yargılanan 6 firari de ceza almadan kurtulacak. 13 Mart’taki duruşmada mahkeme heyeti, savcının talebine uyarsa 6 sanık zamanaşımından yararlanacak. Karar, dava sürerken firar eden 12 ana dava sanığının da kurtulmasının yolunu açacak. Yani kaçanlar kurtulmuş olacak.

 

Vatan'ın haberine göre 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde babası şair Metin Altıok’u kaybeden Zeynep Altıok, 19 yılın sonunda sanıkların mahkemeye dahi çıkarılamadan serbest kalmasına isyan ediyor. 19 yılın çok uzun zaman olduğunu söyleyen Altıok, “Benim davanın başından beri umudum yoktu. Yargılananlar gerçek failler değil... Onlara masum da demiyorum, böyle bir durumda sessiz, seyirci kalmak bile suçtur” dedi.

 

Soruşturma iyi yapılmadığı için olayın perde arkasındaki isimlerin yargılanmadığını belirten Altıok şöyle konuştu: “Hangi örgütler tarafından planlandığı çok net aslında. Birçok kişiden hesap sorulmadı. O gün meydana çıkıp “Gazanız mübarek olsun” diyen belediye başkanından hesap sorulmadı. 8 saat boyunca devlet bu katliamı izledi. O zamanın yetkililerine hesap sorulmadı. Eli kanlı katillerin tutuksuz yargılanmaları ve kaçmalarına izin verildi. Onların yakalanacağına dair benim bir umudum yoktu.”

 

‘EVLENDİLER, ASKERE GİTTİLER’

Hakkında yakalama kararı çıkarılanların bilinçli bir şekilde bulunmadığını anlatın Altıok şöyle devam etti: “Vahit Kaplan, Polonya sınırında yakalandı, bizim yapamadığımızı yaptılar ama biz geri almadık. Yok, evrak yetişmedi bahaneleri sıralandı. Kırmızı bültenle aranan sanıklardan biri Sivas’ta evlendi, biri ehliyet aldı, askere gitti. Mesela Şevket Erdoğan ve Hakan Karaca. Bunlar Sivas’ta evleniyorlar, düğün yapıyorlar hatta askere gidiyorlar ama yakalanamıyorlar. Karşımıza çok büyük çelişkiler yumağı çıkıyor. Cafer Erçakmak geçen yıl kızının evinde öldü. Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, cezaevindeyken sanıkları ziyaret etti, onların şartlarını iyileştirildi, sanık avukatları milletvekili ya da bakan oldu. Sivas katliamının önü alınsaydı sonraki birçok suikastin de önlenebilirdi. 13 Mart’ta Ankara Adliyesi’nin önünde haksızlıklara karşı elele veren vicdanlı insanları bekliyoruz.”

 

‘KATİLLER ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GELECEK’

Şair Behçet Aysan’ın kızı edebiyatçı Eren Aysan olay sırasında 16 yaşında olduğunu belirterek şunları söyledi: “Genç kızlığa geçerken bir anda büyüdüm, ben babamın öldüğünü televizyondan öğrenerek büyüdüm. Bütün gün boyunca televizyondan takip ettik ölenlerin kimliğini sorgulamak için annemle bütün gün koşturduk. Sonra babamın muayenehanesine gittik ve televizyonda İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, 8 kişinin isimlerinin belli olduğunu söyledi. 4. isim babamdı. Yine de inanmadım sabaha kadar babamın kapının zilini çalmasını bekledim. 44 yaşında yakılarak öldürülen şair bir baba ve onun acısına dayanamayarak kansere yakalanan bir annenin çocuğuyum.”

 

“Bu dava böyle bitmemeli. İnsanlık suçları zaman aşımına uğramamalı. Sivas bir sembol, zaman aşımına uğrarsa benzer davalar da zaman aşımına uğrayacak. Aydınlık ve yeni bir Türkiye için o gün herkesi oraya çağırıyoruz. Toplumsal Bellek Platformu olarak ‘insanlık suçlarında zaman aşımı’nın kalkması için çalışıyoruz.”

 

‘KAÇANLAR KURTULDU’

“26 aile 26 Şubat’ta TBMM’ye gittik. Zaman aşımı kaldırılsın dedik. Taleplerimiz 17 kez reddedildi. Gerçekleşse Kemal Türkler davası da düşmeyecekti. Kaçanlar yurtdışında ‘gösteri’ yapma suçundan arandı. Bu zaten Avrupa’da suç değil. Vahit Kaynar yakalandı ama iadesi olmadı. Adalet Bakanı hiçbir şekilde devreye girmedi. Zaman aşımı uygulanırsa katiller ellerini kollarını sallaya sallaya gelecekler. Bunlar çok acı.”

 

19 YIL NASIL GEÇTİ

33 KİŞİ İDAMA MAHKUM OLDU

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 kişi yanarak hayatını kaybetti. 124 kişi hakkında ‘laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma’ suçlamasıyla dava açıldı. 16 Haziran 2000’de 33 sanık idam cezasına çarptırıldı. 2002’de idam cezası kaldırılınca ağır müebbet hapse çevrildi. 2005’te yeni kanundan yararlanıp tahliye olan sanıklardan 12’si yurt dışına kaçtı. Uluslararası arama emri çıkartıldı ama hiçbiri bulunamadı. Hiç yakalanamadıkları için dosyaları ayrılan 7 kişi (Cafer Erçakmak, Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca, Yılmaz Bağ ve Necmi Karaömeroğlu) için ayrı bir dava açıldı. Bunlardan Erçakmak geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti. İşte bu 6 sanık için zamanaşımı gündeme geldi.

 

NEDEN ZAMAN AŞIMI

Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel, 21 Haziran 2011’de mahkemeye verdiği mütaalası şöyleydi: “Sanık Erçakmak, 765 sayılı TCK’nın 146/1, maddesinde yer alan ‘Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs” suçuyla yargılanıyor. Bu suça zaman aşımı süresi bulunmuyor. Ancak diğer sanıklar Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca, Yılmaz Bağ ve Necmi Karaömeroğlu 765 sayılı TCK’nın 146/3. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen “Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüse iştirak” suçu ile yargılanıyor. Bu suçların zaman aşımı 15 yıl. Bu yüzden 6 sanık hakkındaki davanın düşmesini talep ediyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.