Şirvan'daki maden faciasının muhtemel sebepleri neler?

Siirt'in Şirvan ilçesinde Park Elektrik isimli şirketin işlettiği Türkiye'nin en büyük bakır maden sahasında meydana gelen heyelan ile 16 işçi toprak altında kaldı.

Rengin Arslan’ın haberine göre, yüz binlerce ton toprağın kaydığı tahmin edilen faciada, bugüne kadar yapılan arama kurtarma çalışmalarında 8 madencinin cesedine ulaşıldı.

Aileler, kurtarma ekipleri kalan 8 madencinin canlı bedenlerine ulaşmayı umarken, aradan geçen bir haftada bu ihtimalin gittikçe azaldığı belirtiliyor.

Peki Şirvan bakır maden sahasında ne yaşandı? Kazanın muhtemel sebepleri neler? Bundan sonra ne yapılacak?
 
Kazanın olduğu Madenköy'ü ziyaret eden Sosyal Haklar Derneği (SHD) Başkanı Melda Onur, 25 Temmuz'da da aynı sahada benzer bir olay olduğunu söyledi. Onur, "Bu kaza geliyorum demiş" dedi.
 
Toprak altında kalan işçilerin aileleriyle de görüşen Onur, işçilerin annelerine sık sık "toprak kayıyor" dediğini aktarıyor.
 
'KURTARMA ÇALIŞMASI YAPILAMAYAN YERDE NASIL ÜRETİM YAPILDI?'
 
Ciner Holding'e ait Park Elektrik tarafından işletilen maden sahası bir açık ocak. Yani, maden cevheri, yer altına tünel kazılarak değil, madenin üzerindeki toprak örtüsü kaldırılarak, kademeli bir şekilde kazılarak çıkarılıyor.
 
Yoğun yağışın ardından meydana gelen toprak kaymasından sonra arama kurtarma çalışmalarının, buna katılacak personelin güvenliği nedeniyle hemen başlamadığını söyleyen Onur şu soruyu gündeme getiriyor:
 
"Kurtarma çalışmalarına başlamak için toprağın ıslaklığının kurumasını bekleyecek kadar kötü bir durum varsa, öncesinde işçilere o çalışma neden yaptırıldı? Bunu anlamak mümkün değil. Sen kurtarma çalışmasını başlatamayacağın toprakta nasıl iş yaptırıyorsun?"
SHD aynı zamanda bugün bir basın toplantısı yaptı ve çalışma koşullarına dikkat çekti. Açıklamada, gerek Park Elektrik bünyesinde gerek taşeron şirkette iş güvenliği önlemlerinin yeterli olmadığının gözlendiği belirtiliyor.
 
İşçilere bir saatlik iş güvenliği eğitimi verildiğini aktaran SHD, taşeron işçilerin sendikaya üye olmadığını ve günde 10-12 saat arası çalıştıklarını aktarıyor.
 
CHP: ŞİRKETİN KAR HIRSI KAZAYA NEDEN OLDU
 
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdikleri araştırma komisyonu kurulması teklifinde, maden sahasındaki şev adı verilen basamaklarda çatlaklar oluşmasına rağmen üretime devam edildiğini iddia etti.
 
Köyü ziyaret ederek tekliflerini hazırlayan CHP'li milletvekilleri, Türkiye'de maden facialarının büyüklüğüne ve sıklığına dikkat çekti.
 
Araştırma Komisyonu teklifinde ihmallerin incelenmesi ve yaşanan ölümlerin sorumluları ile kazanın nedenlerinin araştırılması, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için kalıcı çözümlerin bulunması, kamusal yaptırım ve denetimlerin yeterliliğinin ölçülmesi istendi.
 
CHP ayrıca şirketin "kâr hırsıyla" tehlikeli koşullarda işçilerin çalıştırılmaya devam ettirildiğini iddia etti.
 
Şirket iki ay üretime ara verdikten sonra hedefini 40 bin metrik ton azaltmıştı.
 
Halka açık bir şirket olan Park Elektrik 19 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada, teknik bakım onarım çalışmaları nedeniyle üretime 60 gün ara vermiş ve 19 Ekim'de yeniden başlamıştı.
 
Üretimin yeniden başladığını açıkladığı duyurusunda şirket, 2016 yılına ait üretim hedefini 60 bin ıslak metrik ton konsantre bakır olarak revize etmişti.
 
Şirket 2015 yılında konsantre bakır üretimini yüzde 6 artırarak 96 bin 542 ıslak metrik ton düzeyinde gerçekleştirmiş ve bu yıl da bu rakamı 100 bin ıslak metrik tona çıkarmayı hedeflemişti.

19 Ekim'deki açıklamayla şirket üretim hedefini 40 bin ıslak metrik ton düşürmüş bulunuyor.
 
Kazanın olduğu sahada incelemeler yapan Maden Mühendisleri Odası da taşeron şirketlerin sahadaki varlığına dikkat çekerek, bugüne kadar meydana gelen kazalarda taşeronun rolünü dile getiriyor.
 
Maden sahasında dört adet taşeron şirketin çalıştırıldığını belirten oda, "Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı taşeron firmalara bırakılması, buna ek olarak kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş kazalarının artmasına neden olmaktadır" diyor.
 
Maden Mühendisleri Odası'nın incelemesine göre, toplam yaklaşık 800 işçinin çalıştığı madende, 1 milyon metreküpün üzerinden toprak kaymış durumda.
 
AVUKAT ATALAY: DELİLLERİN TOPLANMADIĞINDAN KAYGILIYIZ

Şirvan'a giden avukatlardan Can Atalay ise savcılığın yürüttüğü hukuki süreç ile ilgili eksikliklerin olduğu kaygısını dile getiriyor.

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciası davasının da avukatlarından olan Atalay, bugüne kadar dört işçi ile altı farklı düzeylerdeki mühendis ve sorumlunun ifadelerinin alındığını belirterek, bir şirket yetkilisinin tutuklandığını söylüyor.

Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 19 Kasım'da ihmalleri olduğu değerlendirilen maden şirketinin saha işletme sorumlusu, başmühendisi, iki iş güvenlik uzmanı, taşeron şirketin sahibi ile taşeron şirketin saha sorumlusu gözaltına alınmıştı.

Atalay, "Soruşturma savcısının ve cumhuriyet başsavcısının delil toplamadığını düşünmemize neden olan kuvvetli emareler var" diyerek dile getiriyor gözlemlerini ve "konuyla ilgili kamuoyunu aydınlatacak bilgileri savcılığın vermesi gerektiğini" söylüyor.

Devlet tarafından madende en son ne zaman denetim yapıldığının sorusunun yanıtı da ancak şirketin evraklarına savcılık tarafından el konulması halinde öğrenilebilecek.

MÜEZİNOĞLU’NDAN AÇIKLAMA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise iki gün önce, Siirt Organize Sanayi Bölgesi'nde yaptığı açıklamada, "Burada bir ihmal, vaka veya başıboşluk varsa, orada da sorunları çözmek bizim görevimizdir. Kimin hatası, eksiği olursa olsun, burada gideni geri getiremeyiz ama biz tedbir almakla sorumluyuz. Rabbim bana tedbirlerin en güçlüsünü alabildin mi diye soracak" dedi.

Maden sahasını ziyaret eden Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın bir ihmal olmadığını değerlendirdiğini söylemesi ise tepki çekmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.