16 Şubat 2013 Cumartesi 15:38
'Şansımız, çiçek koyacak bir mezarımızın olması'

Galatasaray Lisesi önünde 412. kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları buluşmasında, 20 Şubat 1995'te gözaltına alınan ve 2 Mart 1995 tarihinde ağır işkence ile öldürülmüş bedeni Beykoz'da ormanlık bir alanda bulunan Rıdvan Karakoç'un cezasızlık dosyası tekrar hatırlatıldı.

Buluşmada 14 aydır süren soruşturmaların üzerindeki gizliliğin kaldırılmasını talep eden Roboskili aileler de vardı.

Buluşmada ilk olarak Hasan Ocak'ın ağabeyi Hüseyin Ocak tanıklığını paylaşarak, gözaltında kaybedilen kardeşi Hasan'ı ararken Beykoz Cumhuriyet Savcılığı'nda Rıdvan Karakoç'a ait fotoğrafa ulaştıklarına ve Beykoz'da ormanlık bir alanda bulunup, Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı'na gömülen bedeninin savcılık dahil, resmi kurumlardan geçmiş olduğu gerçeğinin ortaya çıkmış olmasına değindi. Ocak, Beykoz Cumhuriyet Savcılığı'nda bunun gibi bir çok dosyanın bulunduğunu ve devletin kendi geçmişi ile yüzleşip bu dosyaları açığa çıkarması gerektiğini belirtti.

YETKİLİLER KÖR, SAĞIR, DİLSİZ

Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç, "18 yıldır deliller ortaya sunuyoruz ve en azından bir mezar taşı istemeye hakkımız olduğunu haykırıyoruz. Ama yetkililer kör, sağır ve dilsiz. Biz burada bulunan ailelerin içinde ne acıdır ki en şanslı olanlardanız. Kardeşimizi katlettiler ama en azından çiçek koyabilecek bir mezarımız var. Çok şey mi istiyoruz? Katilleri, suçluları yargılayın istiyoruz. Bin yıl da geçse, yakınlarımız için haykırmaya devam edeceğiz" dedi.

"FAİLLER YARGILANMADAN BU DOSYA BİZİM İÇİN KAPANMAYACAK."

Basın açıklamasını 15 Ekim 1995 tarihinde kaybedilen Fehmi Tosun'un kızı Besna Tosun okudu. Tosun, kayıpların akıbetinin açığa çıkartılması için etkin, şeffaf ve bağımsız soruşturmalar yürütülmesi istediklerini belirtti.

"Hükümetler taleplerimizi karşılamak yerine önümüze zaman aşımı, gizlilik kararı, devlet sırrı gibi engeller dikiyor ve suç işleyenleri cezasızlık zırhı ile koruyorlar. Polis tarafından aranan Rıdvan Karakoç avukatına ve ailesine her gün telefon ederken, 20 Şubat 1995 gününden sonra bir daha telefon etmedi. Rıdvan'ı gözaltına alanlar bilinmesine rağmen hukuk işletilmedi. Evlatlarımızı kaybedenler için cezasızlık değil, hakkaniyete uygun bir ceza adaletinin sağlanması talebimizi sürdüreceğiz." (bianet)

Son Güncelleme: 16.02.2013 23:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.