Ragıp Zarakolu'ndan Ermeni ve Azeri iki yazara çağrı

Deniz Güneş / Demokrat Haber

İsveç Parlamentosu üyeleri ve GIT Fransa Seksiyonu’nun Nobel Barış Ödülüne aday gösterdiği, İnsan Hakları Derneği ve Toplumsal Tarih Vakfı kurucularından; Uluslararası PEN Türkiye Merkezi, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği ve Uluslararası Yayınlama Özgürlüğü Komitesi üyesi Ragıp Zarakolu, Uluslararası Belge Yayıncılık Kurucusu kimliğiyle bir açık mektup yayınladı.

“Değerli Ekrem Eylisli ve Levon Cavakhyan’a Açık Mektup” başlıklı çağrısında biri Azeri, diğeri Ermeni iki yazara “değerli edebi çalışmalarınızı Türkçeleştirerek, onları ayrı ayrı değil de, tüm sayfalarının bir arada olacağı TEK KİTAP içinde yayınlama düşüncemi onaylayarak bizleri onurlandırmanızı rica ediyorum” diyen Zarakolu, “Uzun yüzyıllar aynı coğrafyada yan yana yaşayagelmiş iki komşu halkın aydınlarına düşen VİCDANIN SESİ OLMA görevini, ‘SÖZ UÇAR, YAZI KALIR’ doğrusu temelinde, elimizdeki sevdiğim tek silah türüyle, yani kalemlerinizle ateşlemiş olmanız çok önemli” dedi.

Azerbaycan'ın önde gelen edebiyatçıları arasında yer alan, 75 yaşındaki Ekrem Eynisli’nin "Stone Dreams" (Taştan Hayaller) isimli uzun öyküsü Rus edebiyat dergisi Druzhba Narodov'da (Halkların Kardeşliği) yayınlanmış, Ermenileri ele aldığı öyküsünde resmi tezlere uymadığı için yerden yere vurulmuştu. Yazarın başkent Bakü'deki evinin önünde toplanan öfkeli kalabalık Eynisli'nin alnına haç çizilmiş resimlerini ve kitaplarını yakıp "Hain, utan" sloganları atmıştı.

Hemen hemen aynı tarihlerde Ermeni yazar Levon Cavakhyan da, Ermeni-Azeri çatışmasına vicdani bir açıdan değinmiş ve Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından kendisine bir ödül verilmişti. Bir Azeri ödülü alması (bu öyküyü yazması değil), üyesi olduğu Yazarlar Birliği’nde tepkilerle karşılanmıştı.

Ermeni yazar Levon Cavakhyan, 2008’de de “Kirve” öyküsünde “Azeriler benim düşmanım değil” diyordu.

Ragıp Zarakolu bu iki yazara şöyle seslendi:

Değerli Ekrem Eylisli ve Levon Cavakhyan’a Açık Mektup

Size yönelik bu satırları kaleme almadan önce, Uluslararası PEN Merkezi’ne de ulaştırmış olduğum ‘Azerbaycanlı vicdanlılara sahip çıkalım’ başlıklı acil çağrıma, “Vicdan, insanlığın en önemli hasletlerinden biridir. Vicdanlılar, dürüstler, doğrular: adını ne koyarsanız koyun onlar, bir halkın ve ülkenin gerçek onuru olurlar bir gün; baltalılar asla!” sözleriyle başlamıştım.

Vicdan sahibi olmanızın en güzel kanıtı, birbirinizden habersiz ve hemen hemen aynı zaman diliminde, “KİRVE” ve “DAŞDAN YUKHULAR” adlı eserlerinizi kendi anadillerinizde kaleme almanız ve bununla evrensel edebiyat tarihinin sayfalarını İNSANA yaraşır bir duruşla zenginleştirmiş olmanız… Her ikinizi de yüreğimin derinlerinden gelen en sıcak duygularla selamlama onuruna sahip olduğum için kendimi çok mutlu hissediyorum.

İnsanı insan yapan en büyük özellik, içinde yaşamakta olduğu toplumda, “ötekileştirilene” yönelik olarak sergilediği davranışların bir empatiyi barındırması, korucu olması ve herkesin sustuğu dönemlerde “hayır” deme cesaretini göstermesidir. Gerçek “modernliğin” ve “uygarlığın” ölçütü olan vicdan da aslında bu türden duruş ve davranışlarla kendini sergiler.

İster Ermeni isterse Azerbaycanlı olsun, bir toplumun “çoğunluk” olarak yaşadığı yerlerde, içindeki “azınlıklara” yönelik davranışları, o toplumların birbirlerine yönelik duygularının göstergesidir.

Ermenistan ziyaretlerimden birinde, hayatımda duymuş olduğum en güzel halk sözlerinden birine tanık olmuştum. 1990 ocağında Bakü’de yapılan pogromlardan bir mucizeyle kurtulup Erivan’a sığınmış olan yaşlı bir Ermeni aydının, son derece olgun bir tavırla, “HER ŞEYİN YENİSİ, DOSTLUĞUN KÖHNESİ MAKBULDUR” demesini asla unutamam. Özellikle bir Azeri deyişini seçmesi dikkatimi çekmişti. Bilfiil bir sürgünlük yaşayan bu insanın, ‘uzun zamandan beri yaşanılan bir trajediye karşın, var olan acıları sarabilmenin tek yolunun bu sözü hayata geçirmekle mümkün olacağında’ ısrarı karşısında hayran kalmıştım.

“SEVDİĞİM TEK SİLAH TÜRÜ”

Uzun yüzyıllar aynı coğrafyada yan yana yaşayagelmiş iki komşu halkın aydınlarına düşen VİCDANIN SESİ OLMA görevini, ‘SÖZ UÇAR, YAZI KALIR’ doğrusu temelinde, elimizdeki sevdiğim tek silah türüyle, yani kalemlerinizle ateşlemiş olmanız çok önemli. Ve sizin tutuşturduğunuz ateşle, sizleri sadece yazılarınızla tanıyan, her soydan ve boydan sayısız insanın yüreğini İNSAN SEVGİSİYLE nasıl ısıtmış olduğunu bilmenizi isterim.

Yaşamının önemli bir bölümünü, toplumumuzda, üstü ustalıkla örtülmüş tarihsel gerçeklerden kaynaklanan ve böyle olduğu için de kendi irademiz dışında oluşturulmuş “tabuları” yıkmaya, insanların kendi kendilerini sorgulamalarını sağlamaya katkıda bulunabilme çabalarına ayırmış ve bunu yapabilmek için hayat ve kavga arkadaşını yitirme gibi çok ağır bedeller ödemiş bir yayıncı olarak, değerli edebi çalışmalarınızı Türkçeleştirerek, onları ayrı ayrı değil de, tüm sayfalarının bir arada olacağı TEK KİTAP içinde yayınlama düşüncemi onaylayarak bizleri onurlandırmanızı rica ediyorum.

Şu an akıl dışı ırkçı söylemlerin muhatabı olarak, evi abluka altına alındığı halde, içinde bulunduğu ‘cehennem ateşini’ görmezden gelerek, gerçek bir aydına yakışır duruş sergileyerek “MEN SÜLHE SES VERİREM” demeyi sürdüren değerli yazar Ekrem Eylisli’nin yükseltmek istediği sesin, çok daha geniş çevrelere ulaşabilmesi için elimden en iyi gelen işi yapmaya hazır oluğumu bildirmek isterim.

Barış ve kardeşlik çığlığınızı desteklemek amacıyla, o cesur insanın TAŞTAN HAYALLER’ini, Ermeni meslektaş-kalemdaşı Levon Cavakhyan’ın GÜMÜŞYAZI’sıyla birlikte yayınlayarak, her iki toplumun sağduyu sahibi tüm insanlarınca arzulanan o BARIŞA BİR TÜLBENT DE MEN BAĞLAMAK İSTİREM.

1955 yılında, 6-7 Eylül pogrom faciasını yaşamış olan İstanbul şehrinden ulaştırmak istediğim en samimi duygularla sizleri kucaklıyorum. Halkların barış içerisinde bir arada yaşamasının mümkün olacağı gelecek günlere inanan yüreklerinizin, adalet aşkıyla çarpmasına hayranlık besliyorum.

Bir gün mutlaka, Bakü ve Yerevan’da da yan yana gelebileceğinize olan inancımla, ortak kitabınızın yayınlanması sonrası, birlikte katılmanızı dilediğim imza günlerinde sizleri İstanbul’da misafir etmeyi de arzuladığımızı bilmenizi istiyor, saygılarımı iletiyorum.

RAGIP ZARAKOLU

“Uluslararası BELGE Yayıncılık” Kurucusu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.