Prof. Galtung: Yeni Oslo görüşmelerine arabulucu olabilirim

PERWER YAŞ / ANF / BERLİN

 

50'ye yakın çatışmada arabuluculuk rolü üstlenen Oslo Barış Enstitüsü'nün kurucusu Prof. Dr. Johan Galtung, Kürdistan barışı için misyon almaya hazır olduğunu söyledi. Uluslararası ilişkiler analisti ve uzlaştırmacı Prof. Galtung, ANF'ye verdiği özel demeçte üç aşamalı bir plana dikkat çekerek, Kürt sorunun dört ülkede kurulacak otonomi bölgelerinin Kürdistan konfederalizmine bağlanmasıyla çözüleceğini savundu.

 

1930'da Norveç'in başkenti Oslo'da dünyaya gelen Prof. Dr. Johan Galtung, barış ve çatışma araştırma biliminin yaratıcısı olarak bilinir. 1957'de Avrupa'daki ilk barış enstitüsü olan Oslo Barış Enstitüsü'nü kuran Prof. Galtung, bu tarihten itibaren sayısı 50'yi bulan çatışma ve savaşta arabuluculuk rolü üstlendi.

 

Bilim dünyasına da "structural violence" (yapısal şiddet), "cultural violence" (kültürel şiddet), "direct violence", (doğrudan şiddet), "positive peace" (pozitif barış), "negative peace" (negatif barış) gibi kavramları kazandıran Prof. Galtung'un çatışma analisti ve uzlaşmacısı olmasının aslında birçok nedeni var. 1951 yılında Norveç'te ilk "vicdani reddini" ilan eden kişilerin başında gelen Prof. Galtung'un çocukluğu ise Nazi zulmü altında geçti.

 

TORUNU UTOYA ADASINDAYDI

2. Dünya Savaşı'nda Oslo Belediye Başkanı olan babasını tutuklayan Nazi askerleri İngilizlere "Eğer bombalamayı sürdürürseniz, bu adamı öldürürüz" diye tehdit ettiler. Babasına 14 ay sonra kavuşan Galtung, yıllar sonra bir başka trajediye tanık oldu. 22 Temmuz 2011'de Anders Behring Breivik'in 69 genci katlettiği Utoya adasında Prof. Galtung'un torunu Ida, şans eseri hayatta kalmayı başardı.

 

Brevik'in yeni bir 'Neo-faşist' karakteri temsil ettiğini savunan Prof. Galtung "Brevik, Afganistan'da sivilleri öldüren Norveç askerleri kadar deli değil" görüşünü savunuyor. Norveç'in 1949 yılında NATO üyesi olmasıyla Alfred Nobel'in mirasına ihanet ettiğini düşünen Prof. Galtung, her yıl verilen Nobel barış ödülünü de artık anlamsız buluyor. Prof. Galtung'un kendisi ise Alternatif Nobel olarak bilinen "Doğru Yaşam Ödülü'nü (Right Livelihood Award) 1987 yılında aldı.

 

'ABD İMPARTORLUĞU 2020'YE KADAR SÜRECEK'

Özellikle Nobel'in 2009 yılında ABD Devlet Başkanı Obama'ya verilmesini sert şekilde eleştiren Prof. Dr. Johan Galtung, "Bush sadece Afganistan ve Irak'ta, Obama ise buna ek olarak Pakistan, Somali, Yemen ve Libya'da savaştı. Örneğin José Figueres, ülkesi Costa Rica'yı cunta rejiminden kurtardı, ancak hiç bir ödül alamadı. Aynı şekilde Hindistan ve Çin de tarihi barış anlaşması imzaladılar, fakat hiç bir şekilde ödüllendirilmediler" diyor.

 

ABD'nin ürettiği ve Türkiye'ye satılması düşünülen insansız hava araçlarının yargısız infaz yaptığını, bunun büyük bir insanlık suçu olduğunu belirten Prof. Galtung, 'ABD İmparatorluğu'nun ise 2020 yılında çökeceğini savunuyor. Prof. Galtung, Berlin duvarının yıkılacağını ve Sovyetlerin dağılacağını ise 1980'li yılların başında söyleyen ilk kişi olarak tarihe geçmişti.

 

Çatışmaların da hastalıklar gibi bir tedavi sürecinin olduğunu düşünen Prof. Dr. Johan Galtung, kurduğu dünyanın ilk online barış üniversitesi "Transcend Peace" üzeri çatışma bölgelerini izliyor. Kar amacı gütmeyen ve şiddetsiz metotlarla arabuluculuk yapan, çatışma çözümleri üreten "TRANSENDInternational"ın da kurucusu olan Prof. Galtung, 400'ye yakın uzmanla hala aktif şekilde uzlaştırma çabalarını sürdürüyor.

 

Sri Lanka, Kore, Afganistan'daki girişimlerin yanı sıra, Irak savaşından önce Saddam'la görüşerek arabuluculuk yapan, Libya savaşında ise dolaylı şekilde Kaddafi ile görüşen Prof. Galtung, son olarak patlak veren Suriye krizi ve Kürdistan'da barışın sağlanmasına ilişkin girişimlerini ANF'ye anlattı.

 

"ŞAM'A GİDEBİLİRİM"

Suriye krizini patlak verdiği ilk günden itibaren izlediğini ve analiz etmeye çalıştığını söyleyen Prof. Galtung, yakın dönemde başkent Şam'a giderek Esad ile görüşebileceğini bildirdi. Kendisinin resmi bir aracılık görevinin olmadığına dikkat çeken Prof. Galtung "Fakat çok sayıda kişi Suriye barışı için bana katkı sunmam için ricada bulunuyor" diye konuştu.

 

"Suriye krizi nasıl çözülür?" şeklindeki sorumuza Prof. Galtung'un verdiği yanıt şöyle: "Ana konu; gözle görülür bir şekilde bazı çözümler olmayıncaya kadar barış olmayacak. Ve çözüm büyük ihtimalle bir Suriye federasyonu şeklindedir; Her bölge için demokratik bir çözüm. Suriye'nin önüne böyle bir çözüm konulmuş ve o da bunu kabul etmek zorundadır."

 

KÜRDİSTAN İÇİN 3 AŞAMALI PLAN

"Kürdistan barışı için şimdiye kadar neler yaptınız?" biçimindeki sorumuza ise "Kürt çözümü için hemen hemen 20 yıldır özellikle de Türkiye'de aracılık yaptım" şeklinde yanıt veren Prof. Galtung, ayrıntı vermeyeceğini özellikle belirtiyor. Arabuluculuk girişimlerinde gizlilik şartına dikkat çeken Prof. Galtung'un Kürdistan sorununun çözümü için önerisi ise üç aşamadan oluşuyor.

 

Birinci aşamada Kürtlerin yaşadığı dört ülke Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de Kürtleri de içine alan insan hakları konusunda iyileştirmelerinin sağlanmasını isteyen Prof. Galtung, Kürdistan'da kalıcı bir barışın sağlanması için diğer iki aşamayı ise şöyle anlatıyor:

 

"İkinci aşamada her dört ülkede Kürtlerin içeride otonomilere kavuşturulmalı. Zaten Irak parçası buna hazırdır. Son aşamada ise dört otonominin bir araya gelmesiyle Kürdistan konfederasyonu oluşturulmalı. Türkiye ise Kürdistan Konfederalizmi oluşumuna kabul etmeli."

 

PKK ve Türk hükümeti arasında yapılan ve kamuoyunda "Oslo görüşmeleri" olarak bilinen müzakerelerin kesildiğini hatırlatarak "Böyle bir sürecin yeniden başlaması ve Kürdistan'daki barış için de bir misyon almayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki sorumuza Prof. Dr. Johan Galtung'un yanıtı ise oldukça net; "Evet, hazırım."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.