Pozantı Cezaevi'ndeki iddialar el yazısında

ADANA’nın Pozantı İlçesi’ndeki 282 kişi kapasiteli Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ndeki tutuklular arasında tecavüz, taciz ve işkence iddiaları savcılıkça soruşturulurken; bu iddiaları gündeme getiren yaşları 13-17 arasındaki 7 çocuğun, cezaevinde yaşadıkları ve duyduklarını el yazılarıyla yazıp İnsan Hakları Derneği’ne verdiği ortaya çıktı.

 

Mersin’de yasadışı eylemlerde polise taş ve molotofkokteyli attıkları iddiasıyla geçen yıl tutuklandıktan sonra Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ne konulan ve bir süre sonra tahliye olan H.G, Y.S, E.K, H.B, H.Ç, M.D ve Ö.K, geçen yıl mayıs ayında İHD Mersin Şubesi’ne topluca başvurdu. Çocuklar, cezaevinde uğradıklarını iddia ettikleri şiddet ve tecavüz duyumlarını derneğin matbu başvuru formuna kendi el yazıları ile yazdı.

 

İKİ ÇOCUK TECAVÜZLERİ ANLATTI

Cezaevinde işkenceye uğradıklarını söyleyen çocuklardan Ö.K. ve M.D.’nin dernekteki el yazısıyla yazdıkları şikayetlerinde, "Cezaevinde cinsel taciz ve tecavüz olayları sürekli oluyordu. A-10 koğuşunda Ahmet D.’nin, A-3’te Kemal Y.’nin, diğer mahkumlara karşı cinsel tacizde bulunduklarını duyduk. Özellikle Mehmet T.’nin A-3 koğuşunda tecavüze uğradığını duyduk. C-7 koğuşunda Fırat M. A-3’te yattığı zamanda, Mehmet T.’ye tecavüz edildiğini söyledi" ifadeleri yer aldı.

 

DAYAK VE İŞKENCE İDDİALARI

Y.S. ise cezaevine girdiğinde infaz koruma memurlarının hangi suçtan geldiğini sorduğunu, ’siyasi’ cevabını verince, 4-5 infaz koruma memurunun ’siz teröristsiniz’ diyerek dövdüğünü, götürüldüğü müdür odasında da müdürün copunu çıkarıp tehdit ettiği iddialarına yer verdi.

 

Götürüldüğü koğuşta ise koğuş sorumlusunun bahçede kendisini ölümle tehdit edip dövdüğünü, koğuştan ayrılmak istediğini söylediğinde de infaz koruma memurundan dayak yediğini anlatan Y.S., işkence iddialarını şöyle sürdürüyor:

 

"Küçük bir odaya kapatıldım, oraya gelen giden bana vuruyordu. Ayaklarımı bağlayarak sopa ile dövdüler. İki gün sonra başka bir koğuşa aldılar. Bu koğuşa geçince eski koğuş sorumlusu küçük bir kağıda, ’Bunlar terörist, bunları ez’ diye yazıp yeni koğuş sorumlusuna verdi. Bu koğuşta da sürekli dayak yedim. Koğuş sorumlusu bir arkadaşımızı basketbol potasına boynundan astı, tam boğulmak üzereyken indirdiler. Bu nedenle onu arkadaşlarımla dövmeye kalktık. Bunun üzerine götürüldüğümüz müdür odasında müdür bizi dövüp, koğuşa gönderdi. Koğuşta da sürekli dayak ve kötü muamele sürdü."

 

İHD Mersin Şubesi’ne başvuran diğer çocuklar H.G, E.K, H.B, H.Ç de cezaevinde kaldıkları süre içinde sürekli dayak yediklerini, kötü muamele gördüklerini, paralarının zorla alındığını içeren iddiaları yazılı şikayetlerinde dile getiriyor.

 

VAKIF DEVREYE GİRDİ

Çocukların yazılı başvuruları üzerine İHD Mersin Şubesi yöneticileri, o tarihte konuyu Türkiye İnsan Hakları Vakfı Adana Bölge Temsilciliği’ne bildirdi. Bunun üzerine Dr. Alev Aksungur başkanlığında 3 kişilik heyet Mersin’e giderek incelemelerde bulundu.

 

3’ü derneğe yazılı başvuruda bulunan 7 çocukla görüşen heyet, görüşmelerin ardından ilk değerlendirmelerini 30 Haziran 2011’de rapor haline getirdi. Raporda şu iddialara yer verildi:

 

"Çocuklar, özellikle Pozantı Cezaevi’nde oldukları süreçte, çırılçıplak soyunma, hakaret, aşağılama, öldürme tehdidi, anlamsız itaat etmeye zorlanma, dayak, elbiselerinin ellerinden zorla alınması, geceleri uyurken üzerlerine soğuk su dökme, 8 kişilik koğuşlarda 11-12 kişi tutulma işkencelerini görmüşlerdir. Bu işkenceler hem cezaevi görevlileri tarafından, hem de görevlilerin talimatı ile koğuş sorumluları ’adli tutuklular’ tarafından gerçekleştiriliyormuş. İki başvuru tarafından, B-3 koğuşu sorumlusu adli tutuklu Zeki K.’nin koğuştaki siyasi tutuklulara dayak, elbiselerinin ellerinden alınması ve aynı koğuşta bulunan 14 yaşlarında ’Mehmet’ adlı bir çocuğa cinsel taciz/tecavüzde bulunma gibi eylemlerde bulunduğu, bunun idare tarafından bilindiği, ama göz yumulduğu ifade edilmiştir."

 

DERNEK SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, çocukların el yazıları ve vakfın hazırladığı raporla birlikte hazırladığı suç duyurusunu 12 Temmuz 2011’de Ceza ve Tevkif Genel Müdürlüğü, TBMM İnsan Hakları İnceleme ve Araştırma Komisyonu ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Aynı suç duyurusu, bilgi amaçlı olarak İHD Genel Merkezi, Adana Baro Başkanlığı, İHD Adana Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve İnsan Hakları Ortak Platformu genel merkezlerine de ulaştırıldı.

 

GİZLİ MESAJ ’BU İYİ ÇOCUKTUR, SİZE TESLİMDİR’

İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi cezaevinde 32 koğuş olduğunu, siyasi suçtan giren çocukların bir arada kalmak istemelerine rağmen cezaevi idaresinin bu çocukları adli tutukluların bulunduğu koğuşlara dağıtıldığını anlattıklarını ifade edip, şunları söyledi:

 

"Çocuklar adli tutukluların kaldığı koğuşlara teslim edilirken, infaz koruma memurları koğuş temsilcilerine ’Bu iyi çocuktur, size teslimdir. Bu çocuklara iyi bakın’ şeklinde gizli bir mesaj veriyormuş. Bu mesajı alan koğuş sorumluları, çocuklara çeşitli eziyetler yapmış. O kadar ilginç şeyler var ki; örneğin sabaha kadar boncuk saydırılmış, uykusuz bırakılmışlar. Çocuklar, harçlıklarına el konulduğunu, adli tutuklarının kirli çamaşırlarının yıkattırıldığını, tuvalet ve diğer temizlik işlerinin sürekli olarak kendilerine yaptırıldığını anlattılar. Buna itiraz ettiklerinde de infaz koruma memurları ve cezaevi yönetiminden de şiddet gördüklerini iddia ettiler."

 

İHD HEYETİ SUÇ DUYURUSUNDAN 6 AY SONRA CEZAEVİNE GİTTİ

Suç duyurusun takipçisi olduklarını, dilekçeyi verdikten 6 ay sonra savcılığın soruşturmanın sürdüğü bilgisini verdiğini, bu süreçte benzer şikayetlerin devam ettiğini anlatan Tanrıverdi, bunun üzerine Adalet Bakanlığı’nın izniyle bir heyet halinde cezaevine gittiklerini anlattı. Ali Tanrıverdi, şunları söyledi:

 

"Ziyaretimizde o cezaevinin çocuklara uygun olmadığı, büyüklere göre yapıldığı, fiziki altyapısının hiç uygun olmadığı gerçeğini gördük. Pek bir şeyin değişmediğini, değiştirilmediğine tanık olduk. Örneğin en büyük talebimiz taş atan çocuklar olarak ifade edilen çocukların adli tutuklularla aynı koğuşlara konulmamasıydı. Bu talebin karşılanmadığını ve sorunların giderek yoğunlaştığını iki kez telefonla görüştüğümüz Adalet Bakanlığı Müsteşarı’na ilettik. Sayın Müsteşar, bu konuyla ilgili olarak 2 bakanlık müfettişini görevlendirdiği, bu müfettişlerin çok yönlü bir araştırma yaparak kimsenin gözün yaşına bakmayacaklarını, kimin ihmali varsa gerekli müeyyideyi uygulayacaklarını söyledi. Ama şu ana kadar iyileştirici somut bir adımın atıldığını söylemek mümkün değildir."

 

’POLİS İFADELERİNİ GERİ ÇEKMEK İÇİN ZORLADI’

Ali Tanrıverdi, iddiaları ortaya atan çocukların savcılık soruşturması sürecinde polisler tarafından karakola çağrıldığını, burada kendileri ve ailelerinin ’ifadelerini geri çekmesi için’ tehdit edildiğine dair de başvuruda bulunulduğunu söyledi. Tanrıverdi soruşturma sürecinde yaşananlara ilişkin şu iddialarda bulundu:

 

"Adı geçen çocuklardan biri baskıya dayanamayarak ifadesini geri çektiğini bize bildirdi. Ancak daha sonra her ne kadar ifadesini geri çektiğini söylediyse de bize ikinci bir başvuruda bulundu. Bu da gösteriyor ki, bizim başvurumuzla başlatılan soruşturmanın bugüne kadar sağlıklı yürütülmediğidir. Bir takım yetkililer tarafından üzerinin kapatılmak istendiği de kendiliğinden ortaya çıkıyor zaten. Biz öteden beri şunu söylüyoruz; Pozantı’daki cezaevi çocukların barındırılmasına kesinlikle uygun değildir, iyi bir altyapıya sahip değildir. Kaldı ki, Pozantı ilçesi Adana’ya ve Mersin’e 110-120 kilometre uzaklıktadır. Bu çocukların tümüne yakını tutukludur. Bunlar sık sık mahkemelere götürülüp, getirilmektedir. Şu anda cezaevinde 240’a yakın çocuk var. Yarıya yakını siyasi, diğeri de adli. Pozantı küçük bir ilçedir, dolayısıyla sağlık kurumları, uzmanları yeterli değildir. Ailelerin ziyarete geliş gidişleri de sıkıntılıdır. Bu cezaevinin mutlaka kapatılması zorunluluktur. Öteden beri bunun mücadelesini veriyoruz."

 

SAVCILIK VE MÜFETTİŞ İNCELİYOR

Tahliye olan çocukların bu ifadeleri ve İHD’nin başvurusundan sonra Pozantı Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma sürerken, ifadesi alınacak iddia sahiplerinin adreslerine ulaşmada güçlük yaşanması nedeniyle dosyanın tamamlanamadığı öğrenildi.

 

Bu arada geçen hafta iddialar yeniden gündeme gelip, ’soruşturmanın savsaklandığı’ öne sürülünce Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ilçeye yeniden müfettiş gönderdi. Pazar günü Pozantı’ya ulaşan müfettiş, incelemelerini bugün de sürdürdü. Bu arada Adalet Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, iddiaların kanıtlanamadığı duyuruldu.

 

CHP MİLLETVEKİLİ CEZAEVİNİ İNCELEDİ

Milletvekillerinden oluşan 5 kişilik CHP heyeti, dün Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ni ziyaret edip, yetkililerle görüştü, cezaevini gezdi. Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, Malatya Milletvekili Veli Ağababa, Manisa Milletvekili Özgür Özel, İstanbul Milletvekili Melda Onur ve Muğla Milletvekili Nurettin Demir’den oluşan heyete Adana’nın Merkez Çukurova İlçe Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan da eşlik etti.

 

Malatya Milletvekili Veli Ağababa, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

"Cezaevinde tecavüz, dayak, tehdit iddialarının yanı sıra zorla namaz kıldırıldığı da öne sürülüyor. Bu iddiaların ciddi şekilde araştırılması gerekiyor. Çocukların kaldığı koğuşlar fiziki anlamda son derece kötü, ranzalar eski, odalar bakımsız. Odalar nem kokuyor ve tuvaletler pis. Ortak alanlar koğuşlara göre daha düzenli, temiz ve bakımlı gözüküyor. Orada terörle mücadele yasasından dolayı yatan çocuklar adli tutuklularla aynı koğuşta kalmak istemiyor. Taş atan çocuklar olarak bilinen tutukluların bir arada kalmalarına izin verilmiyor. Bunun sağlanması lazım. Adli tutuklularla terörle mücadele yasasından tutuklu çocuklar ayrılmalı. Ayrıca burası çocuk cezaevi olmasına rağmen yaşı büyük 14 tutuklu burada kalıyor. Bunlar başka cezaevlerine gönderilmeli. Tarafsız hekimler, yani Adalet Bakanlığı’na bağlı olmayan hekimler buradaki çocuklarla periyodik olarak görüştürülmeli, bu çocukları bu heyet dinlemeli. Zaman geçirmeden uzmanlardan oluşan ciddi bir heyet kurulmalı ve iddialar araştırılmalı."

 

Adana Milletvekili Ümit Özgümüş ise yaptıkları görüşmelerde geçen yıl temmuz ayında ortaya atılan ve savcılığa gönderilen dosyayla ilgili gerekenlerin yapılmadığının ortaya çıktığını söyledi. Özgümüş, şunları söyledi:

 

"Mersin’de İHD yetkilileriyle konuştuktan sonra cezaevine gidip savcı ve yetkililerle görüştük. Cezaevini dolaştık. Geçen yıl ortaya atılan iddialarla ilgili önlem alınmadığı, bu işin üzerine yeterince gidilmediği görülüyor, anlaşılıyor. ’Taş atan çocuklar’ olarak bilinen çocukların adli suçluların arasına atıldığı anlaşılıyor. Geçen yıl ortaya atılan iddialarla ilgili önlemler alınsaydı bu olaylar olmazdı. Yaptığımız incelemeyle ilgili rapor hazırlayıp önce kendi genel merkezimize ileteceğiz. Ardından da Adalet Bakanlığı’na sunacağız."

 

’SOKAKTA KULLANILAN ÇOCUKLAR CEZAEVİNDE DE KULLANILIYOR’

Pozantı M Tipi Çocuk ve Tutukevi’ndeki iddialarla ilgili ismini açıklamayan bir yetkili ise ileri sürülen konuların gerçek dışı olduğunu öne sürdü. Sokakta kullanılan çocukların cezaevinde de kullanılmaya çalışıldığını iiddia eden yetkili, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Daha önce de cezaevinde işkence ve kötü muamele, açlık grevi, son olarak da taciz ve tecavüz iddiaları belli çevreler tarafından malum yerlere servis ediliyor. Bu grup, Pozantı Cezaevi’nde terör koğuşu oluşturmak, huzur ve düzeni bozmak istiyor. Buna müsaade edilmediği için de olmayan hadiseleri varmış gibi gösteriyorlar. 2010’da kapılara barikat kurulması, dolap kırma ve yatak yakma gibi 13 isyan girişimi oldu. Bunlara engel olundu. Sokakta kullanılan çocuklar burada da kullanılmaya çalışılıyor. Buna mani olunduğu için de olmayan haberler üretiliyor. Dedikoduların tümü manipülasyon. Çocukların güven ve huzuru için ne gerekiyorsa yapılıyor. Bu tür iddialar kamuoyunda vicdanları yaralıyor. Bu nedenle kamuoyunda oluşan soru işaretlerini giderme ve vicdanları rahatlatma adına görevlendirilen bir Bakanlık müfettişi Pozantı Cezaevi’nde inceleme yapıyor." (milliyet)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.