Post modern darbenin isim babası da tutuklandı

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında gözaltına alınanlardan dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın da aralarında bulunduğu zanlılar savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi.

 

Mahkeme 8 zanlıyı tutukladı, 3 zanlıyı tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktı.

 

Tutuklanan isimler arasında Genelkurmay Genel Sekreteri Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak da bulunuyor.

 

POST MODERN DARBENİN İSİM BABASIYDI

Emekli Tümg. Erol Özkasnak, Refah-Yol Hükümeti'nin yıkılmasına sebep olan 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Genel Sekreteri olarak görev yapıyordu. Gazetelere yaptığı açıklamalarda, "postmodern darbe olmasaydı, 1999 seçimlerinde bu netice alınamazdı" diyerek, darbeyi savunmuştu.

 

Hulki Cevizoğlu'nun Cevizkabuğu programında "28 Şubat, günün koşullarına uygun bir yöntemde gerçekleştirildi. O günün dünya ve ülke koşullarında 12 Mart ve 12 Eylül gibi klasik bir müdahale yapılamazdı" diyerek "28 Şubat postmodern bir darbedir" açıklamasını yaptı.

 

"Cumhuriyet'in karşılaştığı tehlike bir tek mermi atılmadan demokratik mekanizmaların harekete geçirilmesiyle bertaraf edilmiştir. Silahsız kuvvetler kavramını kullanmamızın nedeni ve amacı budur" dedi. Özkasnak, Çevik Bir'e en yakın olan, medyayla ilişkileri koordine eden ve sert manşetlerin atılmasına ön ayak olan komutandı. Özkasnak, 2000 yılında kadro yetersizliğinden emekli edildi.

 

HASAN CEMAL'E 'UYARI'

1999'da Etimesgut'taki Zırhlı Tümen Komutanlığı'na atanan Özkasnak ile gazeteci yazar Hasan Cemal arasında ilginç bir diyalog geçti. Genelkurmay Karargâhı'ndaki resepsiyonda Özkasnak, Hasan Cemal'in kulağına eğilerek "Özlemişsinizdir belki, arada sırada uğrayın da size tank sesi dinleteyim" dedi. Hasan Cemal, bunu 27 Nisan e-muhtırasından sonra yazdı.

 

ANDIÇ'LA DA ANILDI...

Özkasnak, 2006'da SABAH Gazetesi'ne verdiği röportajda "Bardağı taşıran son damla Erbakan'ın Başbakanlık'ta çağ dışı kıyafetleri ile tarikat şeyhleri ve mollalara bir yemeğin verilmesi olmuştur. O gün durumun ciddiyeti tüm açıklığıyla ortaya çıktı. Bir kriz yönetimidir. Kriz yönetiminin amacı; savaş veya bir çatışmaya girmeden isteklerinizi karşı tarafa kabul ettirmektir. Bu amaç hasıl oldu, yani kriz yönetimi başarı ile idare edildi" dedi.

 

Özkasnak Batı Çalışma Grubu'nun fikir babasının Çevik Bir olduğunu da açıkladı. Özkasnak'ın ismi Andıç skandalıyla bir kez daha gündeme geldi. Şemdin Sakık’ın ifadesine bazı gazetecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının "para karşılığı PKK'ye destek verdikleri" eklenmişti. İddialar sonrası Cengiz Çandar, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Mehmet Barlas, Mehmet Ali Birand gibi gazeteciler işlerinden atıldı. Daha sonra bu belgenin 'Andıç' adıyla Çevik Bir ve Özkasnak tarafından hazırlandığı iddia edildi.

 

DANIŞMANA "ERBAKAN'I İSTEMİYORUZ" DEDİ

Özkasnak, 28 Şubat'tan önce dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın danışmanı İlnur Çevik'i Karargah'a çağırarak Erbakan hakkında televizyon programlarında olumsuz açıklamalar yapmasını istedi. "Erbakan'ın istifasını istiyoruz. Yeni hükümet kurulacak. İstifa etmezse, işin sonu darbeye gider. Biz kararlıyız, gerekirse süngü bile kullanırız" dedi. Çevik, bu görüşmeyi yıllar sonra verdiği bir röportajda açıkladı.

 

"ÖZKASNAK, SHOW TV'Yİ ARAYIP HAKKINDAKİ SORUYU ENGELLEDİ"

Eski Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, 28 Şubat döneminde Show TV'nin sahibi Erol Aksoy'u arayıp askerle ilgili soru sorulmasını engellemesiyle de gündeme gelmişti. Tarihe post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat'a ilişkin bir belgesel hazırlayan Mehmet Ali Birand, ODTÜ'de yaptıkları bir programa ilişkin hatırasını şöyle anlatmıştı: "Yönetmen Musa bize dedi ki kanalın sahibi Erol Bey burada. Biraz önce Özkasnak, Erol Bey'i aramış; 'bu yayında, canlı yayında eğer askerle ilgili bir tartışma başlatırsa Mehmet Ali Birand, bu sonudur bu işin' demiş. Erol Bey de demiş, 'söyleyin Mehmet Ali Birand'a rejide oturuyorum, şarteli indireceğim.' Öğrencilere de çıkıp bunu söyledim, 'durum böyle böyle, bizi eğer yok etmek istiyorsanız, istediğinizi yapın; istediğiniz soruyu sorun, istediğiniz tezahüratı yapın.' Bir tek kelime ters çıkarmadılar."

 

Gazetecilerin işten attırılmasını da sağladığı iddia edilen Özkasnak hakkında Sabah gazetesinin eski sahibi Dinç Bilgin, Genelkurmay'da katıldığı davetlerden birinde Çevik Bir ve Özkasnak'ın, gazete yazarlarının listesini önüne koyarak, kabahatlerini sıraladığını ve bu yazarların diskalifiye edilmesini istediğini ileri sürmüştü. Bilgin, iki isim aracılığıyla her gün yayınlanmak üzere kasetler gönderildiğini iddia etmişti. Dinç Bilgin, Özkasnak'ın Zafer Mutlu'yu 'Kazıklı Voyvoda'ya çevirme tehdidinde bulunduğunu savunmuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.