Polisler döverek öldürdü, şüpheli polislerin ifadesi ile tutanak tutuldu

Tekirdağ’da, akıl hastanesine yatırılmaya direnen şizofreni hastası Ali Çelebi’yi coplarla kafasına vurarak ölümüne yol açtıkları iddia edilen polisler ilgili, aradan 11 ay geçtiği halde işlem yapılmadı.

“Çelebi’nin kafasını polis aracının kaputuna ve yere vurarak kendisine zarar verdiği” yönünde düzenlenen olay tutanağı, şüpheli polislerin hazırladığı ortaya çıktı.

İsmail Saymaz’ın Radikal'de yer alan haberine göre, savcılığın, şüpheli polislerin ifadeleri ışığında “şüpheli ölüm” iddiasıyla soruşturma yürüttüğü ve dosyanın aylardır Adli Tıp Kurumu’nda bekletildiği anlaşıldı.

Tutanakta, Çelebi’nin, akrabaları tarafından getirilen iple bağlandığı savunularak, “Uyarmamıza rağmen bize hitaben ‘Siz karışmayın, Ali ipi senin iyiliğin için bağlıyoruz” dedikleri ileri sürüldü. Bu tutanağın, Ali Çelebi’nin başına vurarak ölümüne yol açan polislerce kaleme alındığı anlaşıldı.

Çerkezköy Emniyeti’nce hazırlanan fezlekede iki ambulans görevlisi ve bir hemşire “şüpheli” olarak gösterilirken, Çelebi’yi darp eden polislerin ifadesi “bilgi veren” olarak alındı. Ayrıca dokuz polisin darp raporu aldığı anlaşıldı. Çelebi’nin ölümü hakkında, “şüpheli ölüm” ifadesi kullanıldı. Bu fezleke uyarınca savcılıkta ifadesi alınan polisler, Çelebi’in kafasını sert şekilde polis aracının ön kaputuna vurduğunu, kaçarken bir metre derinliğindeki garaj girişine yüzükoyun düştüğünü ve yakalandıktan sonra kafasını sert zemine vurduğunu, çırpınarak kafasını ve ayaklarını yere vurduğunu iddia etti. Tanıklar ve aile bireyleri ise polislerin bu iddiasını reddetti. 20 Ağustos’ta yapılan yüzleştirme işleminde tanıklar; Ömer Acar, Mehmet Türkmenoğlu, Yusuf Bozkurt Açıkel, Deniz Polat ve Ahmet Sarıkaya adlı polislerin Çelebi’yi darp ettiğini söyledi.

Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişim Derneği (RUSİHAK) ve Çelebi ailesi adına dosyaya müdahil olan Avukat Özlem Özkan, soruşturma işlemlerinin bütünüyle sanıkların ifadeleri ve hazırlanan tutanaklar üzerinden yürütüldüğünü belirtiyor. Ruh sağlığı bozuk insanlara “kaybedilmiş insan” olarak bakıldığını belirten Özkan, “Onların hukuki hakları üzerinde inanılmaz bir ilgisizlik var. Ölümün üzerinden bir sene geçtiği halde hâlâ şüpheli ölüm olarak bakılıyor” şeklinde konuşuyor. Çelebi’nin etkisiz hale getirmek adına darp edildiğini ve iple bağlandığını vurgulayan Özkan, “Polisin haleti ruhiyesi, etkisiz hale getirip hastaneye kaldırma şeklinde. Hastalarla ilgili ne bir bilgilendirme, ne de insani müdahale var. Tamamen kendi bildikleri yöntemle hallediyorlar. Çelebi de devletin bu politikası sonunda öldü” diyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.