Öcalan: Beni ayakta tutan Kürt sorununun demokratik çözümü

Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, ağabeyi ile yaptığı görüşmenin detaylarını Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) anlattı. 27 Temmuz 2011’den bu yana bozuk olduğu iddia edilen koster ile İmralı adasına gittiğini söyleyen Mehmet Öcalan, ağabeyi Öcalan'ın açlık grevi ile ilgili, "Ben buradan açlık grevlerinin sonlandırılması gerektiğini belirtiyorum. Artık bu eylem amacına ulaşmıştır" dediğini aktardı.

Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere dün İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne giden ve 68'inci gününde açlık grevinde bulunan PKK'li tutukluların eylemini sona erdirmesine ilişkin ağabeyinin çağrısını kamuoyuyla paylaşan Mehmet Öcalan, yaklaşık 15 aydır "bozuk" olduğu iddia edilen eski koster ile İmralı'ya gittiğini aktardı.

15 aydır çeşitli gerekçeler ile aile ve avukat görüşmelerine izin verilmeyen ağabeyi ile yaklaşık 45 dakika İmralı'da yüz yüze görüştüğünü söyleyen Öcalan, "Dün yaptığımız görüşmenin amacı da bilindiği gibi 68 gündür açlık grevinde olan ve sağlık durumları ölüm eşiğine gelen arkadaşlarımız içindi. Arkadaşlarımızın aileleri devlet ve hükümet yetkililerine adım atmaları için açlık grevinin sonlandırılması için sürekli çağrıda bulundu. Hem aileler hem de tüm kamuoyu biliyordu ki, açlık grevinin sonlandırmayı ancak Başkan yapabilirdi. Biz de bunun üzerine dün adaya gittik" dedi.

ÖCALAN: EYLEM ÇOK ANLAMLI, YERİNİ BULDUĞU KANISINDAYIM

Görüşme sırasında Öcalan'ın kendisine ilk başta "Sen niye geldin?" diye soru yönelttiğini ifade eden Öcalan, "Tabi ben ona anlattım. Hem iki haftada bir görüşme hakkımız olduğunu hem de var olan diğer nedenlerden dolayı görüşme için geldiğimi söyledim. Arkadaşlarımızın günlerdir açlık grevinde olduğunu belirttim. Açlık grevinin gerekçelerini de anlattım ona. Başkan da bana 'Açlık grevi içerdekilerin işi değil. Bunu dışarıdakilerin yapması gerekiyordu. Yapılması gerekiyorsa bunu dışarıdakiler yapmalıdır' dedi. 'Dışarıdakilerin görevini zindandaki arkadaşlar yapmışlar. Bu doğru bir şey değil, iyi bir şey de değil' dedi. Başkan ayrıca, '70 güne varan açlık grevine girmişler. Tabi ölüm eşiğine gelmişler. Ben buradan açlık grevlerinin sonlandırılması gerektiğini belirtiyorum. Sen İstanbul'a döndüğünde basın aracılığı ile bu mesajımı duyurursun. Artık bu eylem amacına ulaşmıştır şeklinde yansıt. Bu eylem benim için çok anlamlıdır. Özellikle bu eylemin zindanlarda gelişmesi benim için çok çok anlamlıdır. Ve yerini bulduğu kanısındayım' dedi" diye konuştu.

'GECE GÜNDÜZ ZİNDANLARDAKİ GELİŞMELERİ DÜŞÜNÜYORUM'

Abdullah Öcalan'ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Öcalan, "Sağlık durumunu sordum, o da 'Sağlık sorunumdan ziyade dışarıda ve zindanlardaki gelişmeler nedeniyle gece gündüz çok düşünüyorum. Sürecin nasıl doğru bir şekilde ilerlemesi gerektiği konusunda çok yoğunlaşıyorum. Benim buradaki mücadelem budur. Gece gündüz düşünüyorum. Yol yöntem arıyorum. Türk basını 'Öcalan İmralı'da keyfine bakıyor' diyor. Herkes bilsin ki, ben burada bu sürecin doğru işlemesi için gerçekten yoğun çaba içerisindeyim. Yaşanan acıların artık Kürt halkının üzerinden kalkması, Kürt sorununun çözülmesi ve bu sorunun tamamen ortadan kalkması için çaba içerisindeyim. Gece gündüz bunu düşünüyorum ve bunun mücadelesini veriyorum' dedi" diye konuştu.

'NE MÜCADELE YÜRÜTÜLECEKSE DIŞARIDA KENDİ İMKANLARINIZLA YÜRÜTÜLMELİ'

Öcalan, Abdullah Öcalan'ın, "Dışarıda yaşananları az-çok takip ediyorum. Ama yaşanan gelişmeler; bir şeyler yapılacaksa zindandaki arkadaşlara yüklenilmesin. Bu ahlaki de değil vicdana da sığmaz. Ne de insanidir. Ne yapılacaksa, ne mücadele yürütülecek ise dışarıda kendi gücünüz kendi imkanınız ile yapmanız gerekiyor. On bin insanımız zindanlara düşmüştür. Onlara yüklenmeniz yerine, başta Diyarbakır ve bütün bölge ve Kürtlerin yoğun yaşadığı yerlerde insanları toplayıp, bu sorun ile ilgili tepkileri dile getirin. Özellikle yapacağınız bu mücadele zindandaki arkadaşlarımızı kurtarmaya yönelik olsun. Bunu yapın. Sadece BDP, DTK değil tüm sivil toplum kuruluşları, demokratım diyen herkes hem Kürt sorununun çözümüne katkı sunsun hem de zindandaki arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşması için çalışsın. Onların hiçbir suçu yok. Onlar suçsuz bir şekilde tutuklanmışlar. Demokratik ve yasal haklarını kullanarak mücadele etmişler" dediğini aktardı.

'SAĞLIK DURUMU İYİ'

Mehmet Öcalan, "Kamuoyunun çok merak ettiğini biliyorum. Fiziki yapısı olarak öncekisi gibidir. Saç olarak şuan benim gibi, ama bıyıkları yine gür, fakat beyazlanmış durumda. Sağlık durumu iyiydi. Psikolojik durumu 10-12 yıl önce nasıl ise bugün de aynı şekilde gördüm. Bunu herkes bilsin ki, sadece Kürdistan'da değil tüm dünyada kim ne yapabiliyorsa, insanlık için ne adım atıyorsa sanki onlarla yürüyormuş gibi onlarla yaşıyormuş gibi her konuda bilgisi var. Bundan daha iyi bir şey ne olabilir ki?" dedi.

 ‘BATI KÜRDİSTAN’A ORTAK MÜCADELE ANLAMLIDIR’

Ağabeyi Öcalan'ın Batı Kürdistan’daki son durumu ve kazanımlarına ilişkin değerlendirmede de bulunduğunu hatırlatan Öcalan, "Dört parçada yaşayan Kürtlere selam söyleyen Başkan, Suriye ile ilgili, 'Tabi özellikle Suriye Kürtleri için sadece 6 ili ele geçirmekle Suriye'deki sorunu çözemezler. Demokratik kurum ve yapılar. Araplarla, Yahudilerle, Hıristiyanlarla tüm halklarla ilişki içinde olsunlar. Beraber hareket edebilsinler, yapılarını kurabilsinler ki; ancak bu şekilde özerklik tam anlamını bulabilir. Bu saatten sonra ne Beşar Esad rejimi ne de Özgür Suriye Ordusu oradaki halkları özgürleştirebilir. İşte oradaki çatışmalar çok tehlikelidir. Bu tehlikeyi kaldırmak için demokratik özerklik orada bulunan tüm halk ve yapılarla verecekleri ortak mücadele ile kurabilinir. Birlikte hareket edildi mi ancak böyle tam anlamı ile çözüm getirebilirler. Suriye Kürtleri iyi bilsinler ki, sadece 6 il ile sorun çözülmez. Gelişmezlerse oradaki kazanımları dahi tehlikeye girebilir. Birlikte hareket etmek Suriye Kürtleri için daha iyi olur" diye konuştuğunu ifade etti.

ÖCALAN: BENİ AYAKTA TUTAN, KÜRT SORUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ

Öcalan’ın, hakkında kimi medya kuruluşları tarafından servis edilen haberlere de tepki gösterdiğini aktaran Mehmet Öcalan, "Cezaevinde kendisi hakkında haber servis eden bazı gazetelerin birkaç kupürünün verildiğini söyledi. Başkan, bu kupürlerin de 'Öcalan İmralı'da lüks hayat yaşıyor' şeklinde haberden oluştuğunu söyledi. Bunun 'Büyük bir yalan' olduğunu söyledi. 'Dört duvar arasında, nefesimiz bile zor çıkıyor' diye konuştu. Abim yine devlete seslenerek 'Eğer Türkiye devleti demokratik bir şekilde sorunlara yaklaşırsa, çözülmeyecek şey yok ve doğru yollu bulabilir. İşte bu dört duvar arasında beni ayakta tutan, Kürt sorununun, Türkiye'deki sorunların demokratik yollarla çözülmesidir" diye kaydetti. (anf)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.