O polis 14 yıl aranacak

Mustafa Namlı, Gezi eylemleri sırasında 1 Haziran 2013’te yüzüne gelen gaz fişeğiyle yaralandı, yüzüne platin takıldı. Savcılığa suç duyurusunda bulunan Namlı, kendisini yaralayan polisin belirlenerek hakkında dava açılmasını talep etti.

Soruşturma kapsamında ifade veren Namlı, polislerin doğrudan insanların üzerine gaz fişeği attığını belirterek “Kızılay civarında 1 Haziran günü saat 16.30 -17.00 sıralarında polisler göstericilere gaz fişeği atarak müdahale etmeye başladı. Atılan gaz fişeklerden birisi yüzüme isabet etti. Sol gözümün kenarına isabet eden fişek nedeniyle şiddetli bir kanama oldu. Hastaneye götürüldüm. Doktorlar sol gözümde yoğun ödem ve yüzümde kırıklar tespit ettiler, kırık bölgeye platin takıldı” dedi.

Savcılık, Namlı’yı yaralayan polisi tespit etmek için Emniyet’ten, olay anına ilişkin görüntü istedi. Ancak Emniyet, görüntüleri eksik gönderdi. Gerekçe olarak saat 16.44’ten sonra eylemlerde almış olduğu hasardan dolayı kameraların çalışmaması gösterildi. Savcı Mustafa Başer, gelen görüntülerde Namlı’nın yaralanma anına ilişkin görüntü olmadığını tespit etti, şüpheli polis bulunamadı.

Bunun üzerine Savcı Başer, ilginç bir karara imza attı. Başer, şüpheli polisin tespit edilmesi için ‘daimi arama’ kararı vererek “Atılı suçun kanunda yazılı cezasının üst haddi itibari ile 15 yıllık dava zaman aşımına tabi olduğu anlaşıldığından, evrakın dava zaman aşımının dolacağı 2 Haziran 2028’e kadar daimi aramaya alınmasına karar verilmiştir” dedi. Kararda Emniyet’te de şüpheli polisin ‘çok sıkı araştırılması’ talimatı verilerek, “Atılı suçu işlediği iddia edilen ve kimliği tespit olunamayan şüphelinin çok sıkı bir şekilde araştırılarak kimliğinin belirlenmesi halinde savcılığımıza müracaatının sağlanması, aksi halde dava zamanaşımı tarihine kadar sürekli olarak araştırmaya devam edilmesi ve her 3 ayda bir Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi sunulması rica olunur” denildi.

Namlı’nın avukatı Saliha Şahin, polis şiddetine ilişkin soruşturmalarda savcılığın gerekli titizlikle çalışmadığını savunarak “Emniyet görevlilerinin genellikle mağdurların yaralanma saatlerinde kameraların bozuk olduğunu bildirmeleri nedeniyle bu tarz dosyalar sürüncemede kalmaktadır. Savcılık ilginç kararıyla dosyayı kapatmıştır” dedi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dubbala 3 yıl önce

ne hikmetse hep o olaylar sırasında görüntü olmuyor. yalancının anası ölsün mü? taksim'de de mobeseler, polis şiddetinin olduğu yerdeki görüntüler yok oluyor. sonra çıkan bazı görüntülerle olay çözülmeye çalışılıyor ve sonra adalete takılıyor insanlar. polis adalet içiçe çalışıyor, suçlu nedense hep acıyı çeken oluyor. 80 öncesi faili meçhul (aslında biliniyor) olarak yok ediyorlardı, şimdi ise sokakta direk infaz ediyorlar.