MAZLUMDER'den Alevi raporu: Alevilere nefret'in varlığı yadsınamaz

Türkiye'de Alevilere yönelik ayrımcılığa dair bir rapor yayımlayan MAZLUMDER, toplumda Aleviliğe karşı nefretin varlığının yadsınamayacağını belirtti.

Raporda toplumsal barış için ‘radikal inkılâplar’ ve ‘birlikte yaşama bilinci inşası’ gerektiği ifade edildi.

Sivil toplum örgütü İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Şubesi Ayrımcılık Komitesi, Türkiye'de Alevilerin maruz kaldığı ayrımcılıklar hakkında bir rapor hazırladı.

Raporun çözüm ve öneriler kısmında, Alevilerin yaşadığı sorunların kaynağının “ideolojik anayasa ve devletin anayasaya paralel yürüttüğü politikalar” olduğu belirtildi.

“İnsan hakları ve hürriyetler bağlamında radikal ve kapsamlı bir takım ‘inkılâplar’ yapılmadan gerçek anlamda bir toplumsal barışın sağlanamayacağını öncelikle vurgulamak gerekmektedir” ifadesi kullanıldı.

Raporda sorunun göz ardı edilen asıl önemli kısmının “Alevilik ile ilgili toplumsal önyargı ve negatif tutumlar” olduğu belirtildi:

“Bir yönüyle Alevilik karşıtlığı hatta Alevilik nefreti diyebileceğimiz bu tutum Alevi-Sünni kardeşliğine dair yapılagelen hamasi ve yüzeysel nutuklarla yok sayılmaya çalışılsa da varlığı yadsınamaz bir gerçekliktir.

Toplumumuzda siyasal maksatlarla tahrik edilmiş veya körüklenmiş de olsa Aleviler ve Aleviliğe dair derin negatif algı görmezden gelinerek meselenin sadece devlet ve Aleviler arasında sayılıp bir takım yasa ve reformlar ile halledilebilmesini beklemek sorunun derinleşerek ilerlemesinden başka bir netice vermeyecektir.”

Devletin hem Alevilerin ibadethane, örgütlenme, eğitim gibi problemlerini yasal düzenlemelerle çözmeye çalışması gerektiği; hem de sivil toplum örgütleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve kanaat önderleri ile topyekûn bir ‘birlikte yaşama’ bilinci inşası için gayret sarf etmesi gerektiği ifade edildi:

“Özellikle dindar kesimlerde, dini kanaat önderleri ile birlikte Aleviler ve Alevilik ile ilgili ön yargı ve olumsuz inançların izalesi ve Alevi-dindar Müslüman ilişkilerine dair bir Alevi-Sünni fıkhının yazılması elzemdir. Aleviler ile evlilik, ticaret, yemeklerinin yenmesi, iş verme, işinde çalışma, arkadaşlık ve dostluk, kul hakkı vb. konuların dini bir çerçevede değerlendirilerek ön yargı ve geleneklere bırakılmadan insani ve adil bir dini anlayış inşa edilmelidir. Aksi halde Alevilerin devlet kaynaklı sorunlarının çözülmesi onların toplum içinde kendilerini huzurlu ve barışık hissetmelerini temin etmeyecektir.”

Komitenin 2014-2015 yılları arasında yaptığı saha çalışmasında İstanbul’da bulunan yaklaşık 10 Cemevinden randevu alınarak, 17 katılımcıyla görüşüldü. (El Cezire)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dimitri 12 ay önce

rumeli muhacirleri bulgaristanlilar 1890dan buyana sünnilestirildi.