Kitapçıklardan sorumlu firmadan açıklama
YGS sorularını basan Meteksan'ın Genel Müdürü Bilal Altun, cevap anahtarının rastgele oluşturulmasının belli bir algoritma ve prosedür içerdiğini, bu prosedürde yaklaşık 4 aydır ÖSYM ile beraber çalıştıklarını söyledi.

ANKARA - Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) şifreli kopya iddiaları üzerine tartışmalar sürerken sınavda kullanılan kitapçıkları basan Meteksan’ın Genel Müdürü Bilal Altun, bir soru kitapçığının hangi adaya gideceğini, hangi adayın hangi sırada soruları göreceğini ve cevap anahtarının ne olacağını sınav bitip matbaa çalışanları dışarı çıkıncaya kadar hiç kimsenin bilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Altun, belli şifreleme yöntemiyle matematik bölümündeki soruların çoğunun yanıtlarının bulunabilmesini ise "Şifrelemenin yapılabilmesi için sadece 26 soru ya da 40 soru değil geri kalan bütün sorulara da aynı mantığın yapılması gerekir. Yoksa ‘160 sorudan sadece matematikteki 26 ya da 29 soruda bunu yapalım, geri kalanına bir şey yapmayalım’ demek çok anlamlı değil" sözleriyle değerlendirdi.

Altun, YGS’de şifre iddialarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Altun, YGS’de kullanılan kitapçıkların "kapalı dönem" diye adlandırılan bir binada basıldığını, bu yıl Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) gelen 14 görevli ile birlikte bütün sorular ve cevaplarının dijital ortama aktarıldığını kaydederek şöyle konuştu:

"Dolayısıyla bütün sorular dijital ortama bizim kapalı dönem diye adlandırdığımız bölgede aktarılmış ve soru kitapçıkları hazırlanmıştır. Soru kitapçıkları hazırlanırken kapalı dönemde yine rastgele sıralardan oluşmuş soru kitapçığı metinleri ve rastgele cevaplardan oluşmuş cevap anahtarları oluşturulup her bir adayla ilişkilendirilerek soru kitapçıkları oluşturulmaktadır. Dolayısıyla dışarıda kalan birisinin, kapalı dönemde olmayan birisinin herhangi bir soru kitapçığı numarasını, soru kitapçığı içerisindeki soruların hangi sırayla geleceğini, cevap anahtarının ne olacağını bilmesi söz konusu değil."


-"KİTAPÇIĞIN HANGİ ADAYA GİDECEĞİNİ KİMSE BİLMİYOR"-

Altun, bütün bu düzenlemelerin ÖSYM’den gelen görevlilerle birlikte daha önceden belirlenmiş bir algoritmayla oluşturduktan sonra soru kitapçıklarının basılıp ciltlendiğini, daha sonra cevap kağıtlarıyla eşlenerek, paketlenerek ilgili merkezlere gönderildiğini belirterek "Dolayısıyla gönderilen soru kitapçığının hangi adaya gideceği, hangi adayın hangi sırada soruları göreceği ve cevap anahtarının ne olacağını sınav bitip kapalı dönemde çalışanlar dışarı çıkıncaya kadar hiç kimse bilmemektedir. Dolayısıyla iddialarda sözü geçen birtakım şifreleme işlemleri yapılıp dışarıya dağıtılması, daha önceden bunun hazırlanması mümkün değildir" diye konuştu.

 

-"ÖZELLİKLE YAPILMIŞ BİR ŞEY YOK"-

Basına verilen kopyadaki şifre iddialarına ilişkin ise Altun, şunları söyledi: "Her bir adaya ayrı bir soru kitapçığı üretilmiştir. Ve bunun için her bir adayın bir cevap anahtarı vardır. Fakat görme özürlü bin civarındaki aday için kanun gereği 14 punto özel soru kitapçıkları hazırlanmıştır. Bu 14 punto soru kitapçıkları, ÖSYM’nin getirdiği soru metni üzerinden büyütülerek yapılmış ve sorular karıştırılmamıştır. Dolayısıyla 995 veya bin civarındaki görme özürlü adaylar için tek tip soru kitapçığı kullanılmıştır. Ve bu adı geçen master dediğimiz soru kitapçığıdır. Basın için hazırlanan kopyada ise soru kitapçığı, görme engellilerle basına verilen kopyanın aynı olmaması için biz soruların yerini aynı bırakıp sadece cevap seçeneklerini değiştirerek başka bir master yaratmak istememizden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla özellikle yapılmış herhangi bir şey yoktur. Bunun altında başka bir şey aramak da çok anlamlı değildir. Çünkü öyle bir şey yoktur."

Altun, bu konuda çok fazla yazılıp çizildiği için üzerlerine düşen açıklamayı yapmak istediklerini ifade ederek "Çünkü herkes bilsin ki bu sorular hazırlanırken hangi adaya hangi soru kitapçığı gideceği, hangi cevap anahtarının kullanılacağını kapalı dönemdekiler dışında hiç kimse bilmiyor. Dolayısıyla belli bir senaryo üretmek çok anlamlı değildir" dedi.

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Altun, master kitapçığın kapalı dönem içinde basıldığını kaydederek "O da; 27 Mart’ta sınav olduğuna göre 26 Mart günü hazırlanmıştır" dedi.

 

-"ŞİFRELEME OLSA 160 SORUNUN HEPSİNDE OLURDU"-

Altun, uygulanan şifreyle matematik bölümünde çoğu sorunun yanıtına ulaşılabilmesini de değerlendirirken soru kitapçıklarının dijital olarak her bir adaya özgü rast gele sıralardan oluşması ve cevap anahtarının rastgele oluşturulmasının belli bir algoritma ve prosedür içerdiğini, bu prosedürü yaklaşık 4 aydır ÖSYM ile beraber çalıştıklarını dile getirerek "Şifrelemenin yapılabilmesi için sadece 26 soru ya da 40 soru değil geri kalan bütün sorulara da aynı mantığın yapılması gerekir. Yoksa ‘160 sorudan sadece matematikteki 26 ya da 29 soruda bunu yapalım, geri kalanına bir şey yapmayalım’ demek çok anlamlı değil" diye konuştu.

(ANKA & Radikal)

Anahtar Kelimeler:
ösymYGSÖSS
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.