Katille bayraklı poz verene beraat bozuldu

Yargıtay, Hrant Dink’in katilinin eline bayrak vererek kameraların karşısında birlikte sırıtarak poz veren 2 polise beraat kararını bozdu.

Habertürk Ankara temsilcisi Muharrem Sarıkaya’nın yazısına göre kararda, 19 Ocak 2007'de Dink'i öldürdükten sonra 20 Ocak günü yakalanan Samast'ın, Samsun Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmesi sürecine atıfta bulunuldu. Yargılanan iki emniyet mensubunun, 21 Ocak günü Samast'ın eline Türk bayrağı verdirmekle kalmayıp 'Atatürk'ün "Vatan toprağı kutsaldır. Kaderine terk edilemez" yazısının önüne denk gelecek şekilde fotoğrafını çektirdiklerine dikkat çekildi. Bu noktada kalmayıp fotoğrafların basına servis edildiği de belirtildi. Haklarında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan dönemin Samsun TEM Şube Müdürvekili Metin Balta ile Komiser İbrahim Fırat'ın beraat kararlarının bozulması istendi.

Sarıkaya’nın bildirdiği habere göre Yargıtay’ın bozma kararının gerekçesinde Samsun Terörle Mücadele Müdürvekili Metin Balta ve aynı şubeden Komiser İbrahim Fırat hakkında ‘suç ve suçluyu övme’ maddesine göre işlem yapılmamasının yasalara aykırı olduğu vurgulanıyor.

Ogün Samast yakalandıktan sonra birlikte sırıtarak bayraklı fotoğraf çektiren dönemin Samsun Terörle Mücadele Müdürvekili Metin Balta ve aynı şubeden Komiser İbrahim Fırat, görevi kötüye kullanma ve gizliliği ihlal suçlamasıyla yargılandı ve beraat etti.

Ancak dava Yargıtay’a gitti. Yargıtay 4. Dairesi, yapılanın suç olduğunu belirterek beraat kararını bozdu. Polis müdürü ve komiser, aynı suçlamayla yeniden mahkeme önüne çıkacak. Yeniden yargılanacak 2 polis, 5 yıla kadar hapis cezası alabilir.

UYGUNSUZLUKLAR

Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında Balta ile Fırat'ın, "yaşı küçük olan şüphelinin (Samast) yalnızca Cumhuriyet Savcısı'nca ifadesinin alınabileceği ve Cumhuriyet Savcısı'nın yazılı emri olmadıkça görüntü ve ses kaydının alınamayacağı kurallarına" aykırı davrandığına hükmedildi.

Cumhuriyet Savcısı'nın "yazılı olarak gözaltına alınması emrini vermesine rağmen" Samast'ın, Çocuk Şube'de nezarethaneye alma yerine, TEM Şubesi'nin çay ocağında bekletildiği ve fotoğrafının çektirildiği vurgulandı. Kanunlara göre, Cumhuriyet Savcısı'nın emri olmadıkça 18 yaşından küçük çocukların kimlik tespiti amacıyla olsa dahi görüntüsünün dahi alınamayacağı, ses kaydının yapılamayacağı da anımsatıldı. Bu davranışın, "suça sürüklenen çocuk Ogün Samast'ın istismar edilmesi anlamı taşıdığı, kanunlar ve AİHM kararlarının ihlal edildiği belirtildi.

KAMUOYUNA MESAJ

Mahkemenin kararını bozma gerekçesinin sonundaki şu cümle ise dikkat çekiciydi: "Sanıkların amaçlarının kasten insan öldürme suçundan şüpheli Ogün Samast'ın işlediği suçun doğru bir davranış olduğu yönünde kamuoyuna mesaj vermek olup olmadığı ve haklarında 5237 sayılı TCK'nın 215'inci (suç ve suçluyu övme) maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılmadan, suç niteliğini yanlış değerlendiren ve yerinde görülmeyen gerekçelerle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi .... Sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirmesi bozmayı gerektirmiş..."

Yargıtay 4. Dairesi'nin oybirliğiyle aldığı bozma kararı önemli. Özellikle Samast'ın Samsun TEM'e neden götürüldüğü, üzerinden çıkan cep telefonu SİM kartında bir işlem yapılıp yapılmadığı gibi geçmişte dile getirilmiş birçok iddia yeniden gündeme gelecek. Dink cinayetinin 6'ncı yılında yeni tartışmaların kapısını aralayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.