'İyi çocuklara' 39 yıl 10 ay ceza

Şemdinli davasında dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın 'tanırım, iyi çocuktur' dediği Astsubay Ali Kaya'nın da aralarında bulunduğu 2 astsubay ve 1 PKK itirafçısına 39 yıl 10 ay 27'şer gün hapis cezası verildi

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde eski PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz’a ait Umut Kitabevi’nin bombalanması olayı ile ilgili tutuklu yargılanan sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş’e ikinci kez 39’ar yıl 10’ar ay 27’şer gün ağırlaştırılmış hapis cezası verildi.

Van Adliyesi’nin M Tipi Cezaevi’ne taşınması nedeniyle cezaevinde mahkumların ’volta’ attığı sosyal alana kurulan salonda tutuklu sanıklar astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş’in yanı sıra sanık ve müdahil avukatları, bombalanan Umut Kitapevi sahibi eski PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz hazır bulundu.

Saat 11.45’te başlayan duruşmada Mahkeme Başkanı Behçet Aşılar, duruşmaya başlamadan "Deprem ardından duruşma bugün görülmeye başlandı. Hepimize geçmiş olsun. Deprem sırasında bir celse ertelenmişti. Bugün başladık" dedi. Duruşmada sanık ve sanık avukatlarıyla, müdahil avukatları dinlendi. Mahkeme ara vermeden önce sanıklara ’son sözlerini’ sordu. Sanıklar adalete güvendiklerini, haklarında beraat kararı verilmesini istedi.

Saat 15.30’da yarım saat ara verilmesi ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile terör örgütü PKK itirafçısı Veysel Ateş’e ’adam öldürmek’, ’çete kurmak’ ve ’adam öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 39’ar yıl 10’ar ay 27’şer gün hapis cezası verdi. Kararın temyiz yolunun ise açık olduğu belirtildi. Sanıklardan PKK itirafçısı Veysel Ateş Bitlis cezaevine gönderilirken, astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ise Van Askeri Cezaevi’ne konuldu.

"SANIKLAR İTİRAF ETSİN, BÜYÜKANIT YARGILANSIN"


Karar öncesi söz alan müdahil avukatlarından Murat Timur, çok uzun bir süreçten geçildiğini belirterek, "Üç celse önce, 3 sanık için örgütsel bir yapının içinde olduğunu söylemiştik. Eski savcı Ferhat Sarıkaya’nın hazırladığı dosyada diğer sanıklara dikkat çekilmişti. O soruşturma sırasında savcı Sarıkaya, eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın ismini de dosyada yer verdiği için görevden alındı. Sıkıntılı süreç yaşandı, avukatlar olarak da sıkıntılar yaşadık ama normalleşmeler yaşanıyor. Birkaç gün önce eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ daha önce işlemiş olduğu suçtan tutuklandı, suçlamanın içeriğini ve ne sebepten tutuklandığını bilmiyorum. Ancak bu bir normalleşme belirtisi. Sanıklara şunu hatırlatalım; bu olayda karmaşık bir örgüt yapılanması var. Bu karmaşayı anlattıkları zaman etkin pişmanlık yasasında faydalanabilirler. Devletin derinliklerine ulaşan suç örgütlerine, ulaşılmadığı zaman bu suçlar farklı yerlerde tekrarlanabilir" dedi.

Yine müdahil avukatlarından avukat Selçuk Kozaağaçlı ise "Bu davanın kendi tarihinde 7 yılda birçok kararlar alındı. Devran bir daha dönmeyebilir. Sanıklar, suçu işleten örgüt ile ilgili bilgi verebilirlerse daha az ceza yerler. Ben etkin pişmanlıktan yararlanmalarını talep ediyorum. Büyükanıt’ta bu dosyaya alınsın" diye konuştu. Umut Kitapevi sahibi Seferi Yılmaz ise avukatlarının beyanına katıldığını söyledi.

SANIK AVUKATLARI

Sanık avukatları, yargılanan astsubayların patlayan başka bomba ile ilgili araştırma yapmak için geldiklerini, ’Seferi Yılmaz’ın da bu işlerle uğraştığını’ bildiklerini belirterek, "Jandarma Komutanının emriyle ilçeye gidiyorlar. Silahlarını araçlarının bagaja bırakıyor, telefonla görüşüp ilçeye giriyorlar. Bomba patladığı zaman bu patlamadan sonra Ali Kaya ve Özcan İldeniz’e halk bişey yapmıyor. Fakat itirafçıyı görünce olaylar başlıyor. Ateş, itirafçı. Onu herkes tanıyor. Olaylar sırasında PKK denetiminde araçtaki her şey değiştiriliyor. Seferi Yılmaz olayın mağduru değil aktörüdür" dedi. Sanık avukatlarından Vedat Gülşen, müdahil avukatlarının sanıkların etkin pişmanlıktan yararlanmasını istediklerini anlatırken, "Habur sınır kapısında davul zurna ile girmedik. Etkin pişmanlıktan faydalanmak için suçlu olmak gerek. Habur’dan girmek gerek. Müvekillerimin ise bir suçu yok" diye konuştu. Sanıklardan PKK itirafçısı Veysel Ateş suçlamaları kabul etmedi. Ateş, "Bu olayı ben yaptıysam niye yaralanmadım. Elinizi vicdanınıza koyun, nasıl böyle bir şey yapıyım. Bu dava 7 yıldır sürüyor. Ben manyak mıyım 2 bomba atıp kaçıyım. Çocuğum üniversiteyi kazandı ancak ben hapisteyim diye gidemedi. Bunun hesabını kim verecek? Eğer ben yapsaydım, askeri mahkemenin verdiği karardan sonra Kuzey Irak yanı başımda giderdim. Beraatimi istiyorum" dedi.

Sanıklardan astsubay Özcan İldeniz ise, pasaja atılan el bombalarının kendilerine ait olmadığını, görgü tanıkların ifadelerinin çeliştiğini kaydederek, "Önce Allah’ın kuluyum, sonra TSK’nın şerefli bir mensubuyum. Hiçbir suçum olmadığı halde etkin pişmanlıktan niye yararlanıyorum" diye konuştu. Sanık astsubaylardan Ali Kaya da "Duruşmada etkin pişmanlıktan yararlanmamız söylendi. İnsan yapmadığı bir olay için etkin pişmanlık faydalanmaz. Zamanında çalıştığım Genekurmay Başkanım Yaşar Büyükanıt için ’Kötü komutan’ dediler. Bu konuşmaları kınıyorum. Her şeyi bize yüklüyorlar. Tek talebim hukuk işlesin beraatimi istiyorum" diye konuştu.

OLAY VE YARGI SÜRECİ

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde, 9 Kasım 2005 tarihinde patlama meydana geldi. PKK eski hükümlüsü Seferi Yılmaz’a ait Umut Kitabevi’nin bombalanması sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. Olayın hemen ardından çevrede bulunanlar 2 kişiyi yakaladı. Bu kişilerin üzerinden askeri kimlik, araçlarında kroki ve silahlar bulundu. Kitabevinin önünde park halinde bulunan ve patlamanın faillerine ait olduğu belirtilen 30 AK 933 plakalı Renault 19 marka otomobilin Hakkâri Jandarma Komutanlığı’na ait olduğu belirtildi. Aracın bagajında ise 3 Kalaşnikof tüfek, bunlara ait 10 şarjör, bomba malzemeleri, polis ve asker yelekleri ve krokiler bulundu.

Van 3’üncü Ağır Mahkemesi’nde olayla ilgili dava açıldı. Mahkeme, 19 Haziran 2006 tarihinde sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile terör örgütü PKK itirafçısı Veysel Ateş’i ’adam öldürmek’, ’çete kurmak’ ve ’adam öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verdi. Sanık avukatlarının, itirazı üzerine temyiz incelemesini 16 Mayıs 2007’de tamamlayan Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, 3 sanık hakkında verilen kararı, usul ve görev yönünden bozdu. 13 Haziran 2007’de yeniden Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davanın 14 Eylül 2007’deki duruşmasında, mahkeme heyeti ’görevsizlik’ kararı vererek, dosyayı Van Askeri Mahkemesi’ne gönderdi.

Van Askeri Mahkemesi de 14 Aralık 2007 tarihindeki ilk duruşmada sanıkların tahliyesini kararlaştırdı. Askeri mahkeme, 22 Ocak 2010 tarihinde, dava dosyasının Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderme kararı aldı. Müdahil avukatlarının itirazı üzerine dosya, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildi. Uyuşmazlık Mahkemesi anayasanın bazı maddelerinde yapılan son değişikliği gözönünde bulundurarak 2 Mayıs 2011 tarihinde Şemdinli davası dosyasını yeniden Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma 21 Temmuz 2011 tarihinde yapıldı. Tutuklu yargılanan sanıklar astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve PKK itirafçısı Veysel Ateş bu duruşmada da hazır bulunduruldu. Deprem nedeniyle Van Adliye Sarayı’nın hasar görmesi nedeniyle bir kez ertelenen davada geçen duruşmada savcı, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş’e ’adam öldürmek’, ’çete kurmak’ ve ’adam öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis ceza istemişti. (radikal)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.