İstanbul'da translara silahlı saldırı ve polis tacizi!

Harbiye’de 3 trans kadın silahlı saldırıya uğradı. Polis transları taciz etti, hastane personeli tedaviyi geciktirdi. Daha önce de trans kadınlar “Allahüekber” nidalarıyla saldırıya uğramıştı.

Şişli’de trans kadınlara yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Son zamanlarda özellikle translar olmak üzere, LGBTİ toplumuna dönük saldırıların arttığı Harbiye’de; 3 trans kadın silahlı saldırıya uğradı.

“ŞARJÖRÜ ÜZERİMİZE BOŞALTTILAR!”

Kaos GL'den Yıldız Tar'ın haberine göre; 9 Temmuz gece yarısı gerçekleşen saldırıda İlknur isminde bir trans kadın başından kurşunla yaralandı. Kurşunlar arkadaşının ise belini sıyırdı. İlknur yaşananları KaosGL.org’a şöyle anlattı:

“Gece 1 civarlarında yolda trans arkadaşlarla muhabbet ediyordum. O saatte çalışmıyorduk. Etraf çok kalabalıktı zaten. Siyah bir Doblo araç hızlı bir şekilde yanımızdan geçti. Bir anda silah sesleri duyduk. Üçümüzün üzerine şarjörü boşalttı. Kenara kaçtık. Birden gözümün üstünde yoğun acı hissettim. Arkadaşıma, ‘Kafama taş geldi kız bir baksana’ dedim. Arkadaşım birden panikledi. ‘İlknur sakın kıpırdama, kafanın üstünde metal bir şey var’ dedi.”

“KAFAMDA MERMİYLE BİR SAAT HASTANEDE BEKLEDİM”

Saldırının hemen ardından trans kadınlar Şişli Etfal Hastanesi’ne gitti. Hastane personeli tedaviyi geciktirdi:

“Hastaneye gittik. Birden tansiyonum düştü, sol tarafım uyuştu. Hemen müdahale etmeleri gerekirken bizi beklettiler. Sarı alana verdiler. Ciddi bir durum olduğunu söylüyoruz. Hemşire bizi tersliyor. Kafamın içinde mermiyle bir saat beklettiler. Bir saat sonra tomografi sonra bir saat daha beklettiler. Normal bir odaya aldılar. En sonunda doktor neşter atıp çıkarttı. Sonra dikiş attı, geri gönderdi hemen. Beyin kanaması riskine karşı beni orada bekletmeleri gerekiyordu.”

POLİS YARALI TRANSI TACİZ ETTİ: ZEVK ALIYOR MUSUN?

Hastanede başlayan ayrımcılık karakolda da devam etti. Polislerin ilgisiz tutumlarını eleştiren İlknur, kamera kayıtlarının verilmediğini belirtti. İlknur ile birlikte keşife çıkan sivil polislerden biri ise, saldırganları yakalamak yerine İlknur’u taciz etti:

“Karakola gittim, ‘şikayetçi olacağım mermi atıldı’ dedim. İfademi verdim. Sonrasında aşağıya indim. Sivillerin bizi olay yerine götüreceğini söylediler. Arabaya bindik sivillerle. Abide-İ Hürriyet Caddesi’ne gidiyorduk. Arabada bir tane sivil benle belden aşağı konuştu. Sik, göt muhabbeti yaptı. ‘Zevk alıyor musun, nasıl veriyorsun, hoşuna gidiyor mu’ gibi tuhaf tuhaf sorular sordu. Ben de tersledim haliyle.

KAMERA KAYITLARI YOKMUŞ

“Olay yerinde ise bizi oyaladılar. ‘Burada kamera görüntüsü yok’ dediler. Ama bir sürü kamera vardı civarda. Koskoca cadde ayol, kamera görüntüsü olmaz mı? Ben de sinirlendim. Karakola gittiğimde senden de şikayetçi olacağım, dedim. Ben birini öldürsem beni anında bulurlardı. Trans olduğum için hiçbir şey yapmadılar.”

Şimdi ise İlknur ve SPoD LGBT Avukatı Rozerin Seda Kip, civardaki esnaftan ve binalardan kamera kayıtlarını kendileri almaya çalışıyor. İlknur davasında kararlı olduğunu söylüyor:

DAHA ÖNCE DE “ALLAHÜEKBER” NİDALARIYLA SALDIRI

“Bu davada kararlıyım. Daha önce de sürekli saldırıya uğradık. Şişe, taş attılar. Ama böylesini hiç görmedim. Şişeden, taştan nasıl korunacağımı biliyorum. Ama silahtan nasıl korunayım ben? Psikolojik olarak çok kötü durumdayım. Başka lubunya arkadaşlarımıza da “Allahüekber” nidalarıyla saldırdılar yakın zamanda.”

Avukat Kip ise polis ve hastane personelinin görevini yerine getirmediğini söylüyor: “Saldırının gerçekleştiği Abide-i Hürriyet Caddesi çok işlek bir cadde. Kamera kayıtlarının olmaması mümkün değil. Hastanede ise ayrı bir ayrımcılık var. Beyin kanaması olan bir hasta nasıl eve gönderilir? Biz saldırganlarla uğraşırken aslında idari personelin sorumsuzluğunun üzerinde duramıyoruz. Görevlerini yerine getirmiyorlar.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.