'Her hükümet Kürt sorununu çözemediği için gitmiştir'

Özgün Çağlar / Agos

Dün Beyoğlu’ndaki İsmail Beşikçi Vakfı’nda barış süreci tartışıldı. Yazar Fehim Işık’ın moderatörlüğünü yaptığı tartışma yaklaşık 2 saat sürdü.

Toplantının, dünyanın diğer bölgelerinde Kürt sorununa benzer sorunların nasıl çözüldüğüne dair 8 hafta boyunca İsmail Beşikçi Vakfı’nda yaptıkları panel ve söyleşilerin finali niteliğinde olduğunu söyleyen Işık, geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da katıldığı ‘Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’ndan da kısaca bahsettikten sonra sözü salondakilere bıraktı.

Salondakilere Kürtlerin savaşa niçin başladığını sorarak söze başlayan bir katılımcı, kalıcı barışın ancak bu soruya verilen yanıtta gizli olduğunu söyledi: “Kürtler ulusal hakları alındığı için savaşa başladı. Yalnızca savaşta kaybettiklerimiz değil, ulusal haklarımız da verilirse ancak kalıcı barış sağlanır.”

Barış sürecinde Başbakan Erdoğan’ın tavrının gelgitli olduğunu, motor gücün Kürtler olduğunu söyleyen bir diğer katılımcısı ise, Öcalan’ın Kürdistan realitesinin peşinde olmadığını, işin siyasi çözümünde olduğunu belirtti.

Salonda söz alanlardan biri de vakfın başkanı İbrahim Gürbüz’dü. Gürbüz, konuşmasına Kürdistan coğrafyasının tarih boyunca maruz kaldığı büyük devletlerin paylaşım savaşları sonucunda bugün 4 parçaya bölünmüş bir halde olduğunu söyleyerek başladı. Kürdistan’da kurulan Türk, Arap ve Fars devletlerinin varlıklarını Kürtleri yok sayarak sürdüklerini ama Kürtlerin buna itiraz ettiğini anlatan Gündüz, sözlerine bir anekdotla devam etti: “İsmail Beşikçi Hoca, Güney Kürdistan’dayken Barzan bölgesinde Mele Mustafa Barzani’nin evinin olmadığını gördüğünde çok şaşırır. Mesud Barzani’ye neden böyle olduğunu sorduğunda Barzan bölgesinin tam 16 kez işgal edildiği cevabını alır.”

“Biz Kürtler savaşı sevmiyoruz ama ‘ya teslimiyet, ya savaş’ diye bize iki şey sunulursa biz savaşı seçeriz” diyen Gündüz, Kürtlerin her zaman onurlu, adil bir barış istediğini söyledi.

Uluslararası konjonktürün eskisi gibi olmadığını, dünya üzerinde enerji kaynaklarının yüzde 25-30’unun bulunduğu Kürdistan coğrafyasında bugün artık büyük devletlerin istikrar istediğini ve tarihte de ilk kez büyük oyun kurucu devletlerle Kürtlerin çıkarlarının örtüştüğünü sözlerine ekleyen Gündüz, İsmail Beşikçi’nin sözlerine atfen ‘21. yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacak’ dedi.

Moderatör Işık ise Gürbüz’ün sözleri bittikten sonra ‘21. yüzyıl 2099’a kadar sürüyor, umarım o tarihe kalmayız’ diye espri yaptı.

‘TARİH İÇİNDE HAKSIZ ÇIKMAYALIM, ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPALIM’

Barış sürecinde Kürtler arası fikir ayrılıklarının olduğunu ama bunun kendilerini fikren beslediğini söyleyen bir katılımcı sözlerine şöyle devam etti: “Burada sanırım öyle ya da böyle bedel vermemiş bir Kürt yok. Ben olaya PKK tarafından bakıyorum. PKK, tarihinde tam 8 ateşkes yapmış olmasına rağmen hiç karşılık bulamamış olsa da bu barış sürecine destek vermeliyiz. Sonra tarih içinde haksız çıkmayalım, üzerimize düşeni yapalım. Ama barış gelse de devletin yaptıklarını unutmayacağız.”

Katılımcının bu sözlerinden sonra söz alan vakıf başkanı İbrahim Gürbüz ise şöyle söyledi: “Bu vakıf sadece İsmail Beşikçi’nin düşüncelerini savunmak için değil, onun bıraktığı değerleri yükseltmek için var. Burada illa Beşikçi’nin fikirlerini savunmak durumunda değil kimse tabi.”

PKK’nin biraz daha eleştiriye açık olması gerektiğini düşündüğünü söyleyen bir katılımcı, örgütün yaptığı eylemler sonrası kendisi gibi Türk illerinde Türklerle birlikte çalışan insanların maruz kaldığı olumsuz havayı hiç hesaba katmadığından bahsetti.  Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Bunlar çapulcu, eşkıya’ söyleminden örgütle aynı masaya oturma seviyesine geldiği için bile Kürtler olarak bir kazanım elde ettiklerini ifade ettikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “99’da Öcalan yakalandıktan sonra bile bitmeyen özgürlük mücadelemiz hep sürecektir.”

Kürtlerin ulusal mutluluğunun nihayetinde özgür Kürdistan’a dayandığını söyleyen bir diğer katılımcı da Kürtlerle Türklerin birlikte yaşamak zorunda olmadıkları iddiasını şöyle açıkladı: “Aynı evde yaşayan kardeşler, sürekli kavga ediyorlarsa, ayrılırlarsa daha mutlu olurlar. Ayrıldıktan sonra belki bir süre sonra birbirlerini özlerler bile.” 

‘BARIŞ SÜRECİNİN HALKA ÇOK İYİ ANLATILMASI LAZIM’

‘Ben Kürt sorununda bedel vermiş bir ailenin çocuğuyum’ diyen bir katılımcı verilen bedellerin karşılığının alınmadan barışın gelemeyeceğini söyledikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “Kürt halkı olarak barıştan sonra ne yapacağız? Ben bir öğretmen olarak belki bir yerlere geldim, ya dağlarda ölen arkadaşlarım? Bunlar bir kalemde silinecek mi? Barış sürecinin halka çok iyi anlatılması lazım. Hem bizim davamız bitse bile hep ezilenlerin yanında yer almak isterim.”

Yaklaşık iki saat süren forumda son sözü moderatör Fehim Işık aldı: “Birçok şeyi içimizde tutarsak, hiçbir şeyi çözemeyiz. Geçmişte biz Kürtlerin kendi aralarında savaşında çok insanlar öldü. Bu durumlardan her şeyi konuşup tartıştığımız bu noktaya gelebilmemiz çok önemli.”

Gelecekte Kürdistan diye özgür bir devlet bile kurulsa sorunların bitmeyeceğini, yeni sorunlar ortaya çıkacağını anlatan Işık, Türkiye Cumhuriyeti’nde giden her hükümetin Kürt sorununu çözemediği için gittiğini, AK Parti hükümetinin de bu durumdan bağımsız düşünülemeyeceğini sözlerine ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.