Grizu patlamasında Soma için emsal karar

Yargıtay, 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma’daki maden faciası soruşturmasına emsal teşkil edecek önemli bir karara imza attı. 2009’da Bursa’da 19 kişinin can verdiği grizu patlamasına ilişkin açılan davanın temyiz dosyasını görüşen Yargıtay, sanıklara “taksirle ölüme neden olmak” suçundan verilen cezayı bozdu.

Kazayı tetikleyen madendeki eksiklik ve ihmalleri tek tek sıralayan yüksek mahkeme, aralarında madenin patronunun da bulunduğu sanıkların “olası kasıtla adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. Bu durumda her ölen madenci için sanıklara ayrı ayrı ceza verilecek. Böylece sanıklar 380 yıldan 475 yıla kadar hapis istemiyle yeniden yargılanacak.

Alican Uludağ'ın Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Soma’da yaşanan maden faciası sonrası gözaltına alınan 8 şüpheli, taksirle ölüme neden olmak suçundan tutuklanmıştı. 301 kişinin ölmesine karşın bu suçun cezası sadece 22.5 yıldı. Toplumda sanıkların daha ağır cezayla yargılanması gerektiği yönünde beklenti oluşmuştu. Ancak Yargıtay’ın bu konuda dikkat çeken bir karar verdiği öğrenildi.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Bükköy’de 2009’da meydana gelen grizu patlaması sonrası göçük olmuş, 19 işçi mahsur kalmış, bunlardan 17’si karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetmiş, diğer ikisi ise diğer nedenlerle hayatını kaybetmişti.

Kaza sonrasında açılan davada Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuksuz yargılanan maden sahasının 7 sorumlusuna “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 5 ile 6 yıl 8 ay arasında değişen hapis cezaları verdi. Ceza alanlar arasında Bükköy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan ile yönetim kurulu üyeleri Orhan Latif Ercan, Kasım Karataş, taşeron Fahrettin Şolpan, işletme müdürü Hayrettin Çelik ve ocak şefi Bayram Erdoğan yer aldı. Nurullah Ercan 5 yıl ceza aldı. Sanıklar yerel mahkemenin bu kararını temyiz etti.

Temyiz istemini görüşen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciası için de emsal teşkil edecek bir karar aldı. Yerel mahkemenin kararını bozan yüksek mahkeme, sanıkların “taksirle ölüme neden olmak” yerine “olası kasıtla adam öldürme” suçundan yargılanması gerektiğini kaydetti.

Kararda, maden kazasına neden olan ihmal ve kusurlar ise şöyle sıralandı:

- İşkolunda deneyimli olan sanıklar 2006’dan beri işletmede metan gazı olduğunu bilmelerine rağmen bunu gözardı ederek, defterlerde bile bu hususa yer vermedi.

- Denetimlerde defalarca istenmiş olan ocak gaz ölçümünü otomatik olarak yapacak erken uyarı sistemi kurulmadı.

- Basit ve ucuz olan ve ‘vakvak’ diye tabir edilen uyarı aleti bile temin edilmedi.

- Küldesak (havalandırma bakımından kör ve acil durumlarda kaçış imkânı bulunmayan ) ayak çalıştırılarak ocak üretim mahallinde yeterli temiz hava akımı sağlayacak sistem kurulmadı.

- 10-15 cm çapında hava borularıyla havalandırma yapıldı, dolayısıyla ocak üretim mahalline yeterli temiz hava akımını sağlayacak sistem kurulmadı.

- Ocak içindeki kirli ve temiz havanın karışması ve ısının yükselmesi göz ardı edildi.

- Yeterli ve uygun düzeyde havalandırma sağlanamaması nedenleriyle grizu birikmesine neden olundu.

- Ocakta grizu olduğunu bilmelerine rağmen bunu gizlediler.

- Ocak içine işçilerin sigara içmesini engellemediler.

- Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmedi.

- Üretim, nakliyat ve havalandırma bakımından emniyet tedbirlerine uyulmayan ocak işleterek meydana gelen sonuca kayıtsız kalındı.

Bu tespitlerin ardından Yargıtay, Bükköy faciasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Böyle bir olayda öngörülmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilmeyeceği, defalarca yapılan tespitler ve uyarılara rağmen hatalı, eksik ve tehlikeli çalışma yöntemini sürdüren sanıkların kusurluluk düzeyinin taksir düzeyini aştığı, bu şekildeki çalışma ile grizu patlaması olabileceğini öngörmelerine rağmen, patlamayı gerçek anlamda engelleyici nitelikte bir çalışma yapmadıkları, aksine mevcut tehlikeli durumu gizlemek suretiyle, ‘olursa olsun’ düşüncesi ile hatalı ve hileli faaliyetlerine devam ettikleri; bu nedenle gerçekleşen bu neticeden olası kasıt hükümleri uyarınca sorumlu tutulmaları gerektiği ve ‘olası kasıtla adam öldürme’ suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmelidir.”

Yargıtay’ın 14 Kasım 2013’te aldığı bu kararına göre sanıklar, “olası kasıtla adam öldürme” suçundan “müebbet” hapis istemiyle yeniden yargılanacaklar. Suçun “kasıt” şeklinde işlenmesi nedeniyle sanıklara “müebbet” yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu durumda sanıklara verilecek ceza 20’şer yıldan az olmayacak. Mahkeme, 19 madencinin ölümünü ayrı ayrı değerlendirerek, sanıklara 19 kez 25’şer yıl hapis cezası da verebilecek. Böylece sanıklar 380 yıldan 475 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.