Girasun: Hanefi Avcı namaz kılıp işkenceye devam ediyordu

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015 günü katledilen  Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin avukatı Neşet Girasun, “Tahir Elçi 1990’lı yıllardan bu yana devletin hedefindeydi, JİTEM’in ölüm listesindeydi, ve 1988 yılında bizzat Hanefi Avcı tarafından işkenceye maruz kaldı” ifadelerini kullanmıştı.

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, “Diyarbakır’da varsa biri çıksın, ‘Hanefi Avcı bana işkence yaptı’ desin” şeklinde kendini savundu.

Avukat Neşet Girasun, "İşkence yapmadım, yüz yüze gelmedim” diyen Hanefi Avcı'nın, Elçi'yi yüzlerce kez Filistin askısına aldığını anlattı.

Avcı'nın Simonlar diye bahsettiği soruşturma kapsamında Elçi'yi gözaltına aldığını söyledi.

Tahir Elçi’nin yakın arkadaşı avukat Neşet Girasun, Hanefi Avcı’nın ‘Sorgulamadım, işkence yapmadım yüz yüze gelmedim” dediği Tahir Elçi’nin “Haliçte Yaşayan Simonlar” kitabında anlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındığını söyledi.

Girasun, “Elçi’yi Filistin askısına alıp, daha sonra namazını kılıp, tekrar devam ediyor. Elçi’yi yüzlerce kez askıya alarak işkence yapıyor” diyerek, Hanefi Avcı’nın işkence yapmadığı yönündeki iddialarını yalanladı.

Silahlı saldırı sonucu katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, JİTEM, köy yakmaları, Roboski gibi birçok davanın avukatlığını yaptı.

Ölümünden sonra kendisinin de JİTEM işkencelerinden geçtiği, buna rağmen kendi mağduriyetini ön plana atmayarak başkalarının mağduriyetine ses olmaya, yaşanan haksızlıkları ortaya çıkarmaya çalıştığı ortaya çıktı.

Aile avukatı Neşet Girasun, Tahir Elçi’nin ölümden bir ay önce bir akşam yemeğinde Hanefi Avcı ve JİTEM tarafından yaşadığı işkenceyi anlattığını söyledi.

Avukat Girasun’un, Elçi’nin hukuk ikinci sınıf öğrencisiyken gözaltına alındığında bizzat Hanefi Avcı tarafından  işkence gördüğünü söylemesi üzerine Hanefi Avcı, yazılı bir açıklama yaparak hakkındaki iddiaları reddetti.

Avcı, o dönemde sorgulama biriminde olmadığını, değil Tahir Elçi’ye kimseye kötü muamelede bulunmadığını iddia etti.

Hatta Elçi ile yüz yüze bile gelmediğini, basından tanıdığını açıklayan Avcı, o dönem Diyarbakır’a sorgulama biriminde çalışmadığını, TEM ve soruşturma bürolarının kendi sorumluluğunda olmadığını söyledi.

Avcı’nın bu iddialarına ilişkin Haberdar’a konuşan avukat Neşet Girasun,  açıklamalarına yenisini ekleyerek Tahir Elçi’nin, Hanefi Avcı’nın “Haliçte Yaşayan Simonlar” kitabında bahsettiği Diyarbakır’daki operasyon kapsamında gözaltına alındığını söyledi.

Tahir Elçi’nin ölümünden bir ay önce Diyarbakır Barosu’nun bir etkinliği üzerine Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Orhan Gazi Ertekin, Tahir Elçi ve kendisi ile birkaç avukatın bir akşam yemeğinde biraraya geldiğini belirten Girasun, “1988’den bahsediyoruz.

O dönemde yasal olan avukat görüşmesi bile mümkün değildi. Bu sebeple o tarih açısından işkencenin belgesi de olmaz.

Ancak biz Tahir Elçi’nin hiçbir zaman, hiçbir kimseye iftira atmadığını da biliyoruz. Yakın dönemde yaklaşık bir ay önce Orhan Gazi Ertekin, bir etkinlik için Baronun daveti üzerine Diyarbakır’a gelmişti. Biz o akşam etkinlik sonrası Orhan Gazi Ertekin, Tahir Elçi ve birkaç avukat yemeğe gitmiştik.

Tahir Bey, bu olayı orada da anlatmıştı. Orhan Gazi Ertekin Türkiye’nin n önemli yargıçlarından biridir. Ertekin de aynı konuyu birkaç gazetede kaleme aldı” dedi.

SİMONLAR DİYE BAHSETTİĞİ SORUŞTURMA KAPSAMINDA GÖZALTINA ALINDI

Hanefi Avcı,  1984-1992 yılında Diyarbakır’da görev yaptı. Diyarbakır’da PKK’nın şehir yapılanması, yakalama, tespit etme çalışmalar yaptığını “Haliçte Yaşayan Simonlar” kitabında da anlatan Avcı’nın Tahir Elçi’yi Simonlar diye bahsettiği soruşturma kapsamında gözaltına aldığını söyleyen Girasun, “ “Hukuk ikinci sınıf öğrencisiydi. Tahir Bey’i gözaltına alan Simon’un kendisidir. Haliçte yaşayan Simonlar diyor ya Hanefi Avcı Tahir Bey’de onlarla birlikte yakalanmıştı. Aynı soruştura kapsamında yakalanmıştı.

TAHİR’İ YÜZLERCE KEZ FİLİSTİN ASKISINA ALMIŞ

Tahir ‘in yüzüne vurarak Avcı, ‘Bak Simon bile bir kez dayandı. Ahmak olma oğlum, ahmak olma’ demiş. Çünkü Tahir Bey’i yüzlerce defa filistin askısına alıyor.

 Ve Tahir bir isim bile vermiyor. Ama Simon bir kez filistin askısına çıkınca çözülüyor.

 O yüzden ‘Ahmak olma Simon bile bir kez dayandı’ diyor. Simon PKK’li bir komutan.  Hanefi Avcı’yı bilen bilir.

 Avcı şöyle işkence yapıyordu. İşkence yapıyor, gidip namazını kılıyor, işkenceye devam ediyordu” diye anlattı.

DURUŞMADA İŞKENCEYİ ANLATACAKTI AMA…

Cemal Temizöz ve diğerlerin yargılandığı JİTEM davasından Hanefi Avcı’nın ifadesinin alınmışını talep eden kişinin Tahir Elçi olduğunu söyleyen avukat Girasun, o davada Tahir Elçi ile aralarında geçen konuşmayı da şöyle aktarıyor:” JİTEM davasında Tahir Bey’in talebi üzerine Avcı dinlenmişti. 

Cemal Temizöz ve diğerlerinin dosyasında ifadesine başvurulmuştu. Tahir Bey bu yaşadığı işkenceyi duruşmada da söylemek istemişti. Kendi aramızda Tahir Bey ile konuştuk ben söyleyin dedim.

Ama Tahir Elçi,’ Bu önemli bir dosya kişisel hesaplaşma alanı olarak kullanmayayım’ demişti. Onun kibar ve başkalarını düşünen tavrı devreye girdi.

25 GÜN JİTEM TARAFINDAN İŞKENCE GÖRDÜ

Kendi yaşadığı işkence olayını hiç gündeme getirmeyerek mütevazi davranıyordu. Kendi yaşadıklarıyla ön plana çıkmak istemiyordu. Yaptıkları ve başarıları ile alınmak isteniyordu.

1996 yılında 25 gün JİTEM’de gözaltında çok ağır işkenceler gördü. Sorgulanmış dünyanın işkence görmüştü. Aygan ve benzeri Temizöz deki adamlar yapıyordu” dedi.

ERTEKİN'DE ELÇİ'NİN AVCI TARAFINDAN SORGULANDIĞINI YAZDI

Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, Agos ve Birgün gazetesinde kalema aldığı yazıda Tahir Elçi işle aralarında geçen konuşmayı"Daha üniversitedeyken devletin baskılarına karşı yapılan protesto eylemlerine katılmış ve Hanefi Avcı tarafından sorgulanmıştı. Avcı’nın “Simon bir günde konuştu. Sen hala konuşmuyorsun!” diyerek nasıl öfkelendiğini anlatmıştı, biraz hüzün biraz gururla..." diye anlattı. (Grihat)  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.