‘Gençlere mikrofon taşıtma yerine, söz hakkı!’

ANKARA - Siyasal, sosyal, etnik çeşitlilikle toplanan Kongre Girişimi Türkiye Kongresi ikinci gün oturumu ile başladı. Program taslağı hakkında genel görüşlerin ifade edildiği oturumun açılışında konuşan Divan Başkanı Akın Birdal, birlik yönünde önemli bir adımın atıldığını kaydetti.

Kongre Girişimi Türkiye Kongresi ikinci gün oturumu Kocatepe Kültür Merkezi'nde başladı. İkinci gün oturumuna Suavi, Ferhat Tunç gibi sanatçıların yanı sıra BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, siyasi parti temsilcileri, blok milletvekillerinin çoğu, değişik etnik, dini grupların temsilcisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Kurultayın yapıldığı salona Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Yunanca, Süryanice ve Arapçanın da olduğu 13 ayrı dilde "Birleşiyoruz" yazısı asıldı.

Kongrenin ikinci gün açılışını yapan Divan Başkanı Akın Birdal, birlik yönünde dün önemli bir adımın atıldığını, bugün ise bu adımın devamının geleceğini kaydetti. Ardından delegelerin program taslağı üzerine genel görüşlerinin alınmasına geçildi.

'DEMOKRATİK MÜCADELEDE HEDEF AKP'

Sosyalist Dayanışma Platformu’ndan Muzaffer Kaya, bürokratik askeri vesayet meselesinin çözüldüğünü kaydederek, programda demokratik mücadelenin hedefinde AKP’nin olduğu belirtilmesi gerektiğini söyledi. Programda sınıf mücadelesi konusunun eksik olarak yer aldığını da kaydeden Kaya, “Sınıf mücadelesi sadece emeğin hakları şeklinde yer almış. Sömürünün öznesi programımızda yer almıyor. Uluslararası tekellerin dünyada ve ülkemizde hakimiyetine ilişkin vurgu yok. Sınıf vurgusunun olmadığı program liberalizmin etkisi altındadır. Programda alternatif düzen vurgusu yok. Kapitalizme karşı tepkinin bu kadar yükseldiği dünyada, programımızda kapitalizme karşı sosyalizm vurgusu yer almalı. Sosyalizmi de 21. yüzyıl sosyalizmi olarak tanımlayabiliriz” dedi.

'PRATİK ADIMLAR ATILMALI'

Yazar Hasan Kıyafet ise halka soyut, demokrasi, özgürlük sözlerini söylemek yerine, pratikte adımlar atmaları gerektiğini belirterek, “Açıkça iktidara gelirsek, işçi ve köylüler çalıştıkları fabrikalara ortak olacaklar, diyebilmeliyiz” dedi. Kıyafet, halkın yüzünü kendilerine döndürmesini sağlamaları gerektiğini ifade ederek, kongreden umutlarla ayrıldığını kaydetti.

GENEL MECLİS'E 15 GEÇLİK DELEGESİNİN GİRMESİ İSTENDİ

Liseli Direnişçi Genlik temsilcisi Sercan Korkut, gençlik kotasına dikkat çektikten sonra, 101 kişilik genel meclise 15 gençlik delegesinin girmesini istedi. Korkut ayrıca, bir uyarıda da bulunarak, gençlere salonda mikrofon taşıtma yerine, söz hakkı verilmesini istedi.

PANKARTIN KALDIRILMASINA TEPKİ

KAOS GL’den Ali Erol, dün salonda asılı olan "Homofobi ve transfobiye hayır" pankartının bugünkü salonda yer almadığına dikkat çekerek, “Bizler, ulus devlet olan Türkiye projesinden dışlandık. Bugün ise ezilenlerin koalisyonu olarak bir kongre girişimi başlatıyoruz. Sahte bütünün inkar projesinden kurtulamazsak, LGBTT bireylerin adını bile ağzımıza almıyorsak, nasıl ezilenlerin koalisyonunu kuracağız” dedi.

'ZORLUKLARI HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ'

Özgür ve eşit bir gelecek için arayış içinde olduklarını belirten sanatçı Ferhat Tunç ise şunları kaydetti:

Burada bulunan tüm halkların ve inanç gruplarının yüreğini okursanız, yanı başında katledilenin acısının hazin resmini görebileceğinize inanıyorum. Bizim ait olduğumuz kimlik, bu kongre ile yaratılmaya çalışılan tablonun tam da öznesidir. 12 Haziran'da bloğun başarısına Dersim'den gereken desteği veremedik. Bunun üzüntüsünü hala yaşıyorum. Dersim, Kürt Alevi kimliğinin isyan eden çığlığıdır. Bu çığlık yankısını, kongre hareketiyle yeteri kadar buldu. Dersim, devşirme Kamer Genç'lerin temsil edeceği bir yer olamaz. Dersim halkının gerçek temsilcisi bu kongre hareketinin ortaya çıkartacağı inançsal kültürel değerlerdir. Bu kongre girişimi umutlarımızı büyütüyor, düşlerimizi gerçek kılıyor. Zor ama şanlı mücadele günleri bizi bekliyor, ama bu zorlukları hep birlikte aşacağız.”

'BÜTÜN HALKLARIN MÜCADELESİNDEN ÖĞRENİYORUZ'

Lazuri Mektebi’den Selma Koçiva, Leyla Zana’nın Meclis’te Kürtçe konuşmasından etkilendiklerini, yıllar sonra kongrede kendi anadilinde seslendiğini belirterek, “Burada temsilcileri bulunan tüm hakların mücadelesinin, biz Laz aktivistlerin geldiği seviyeye katkısı büyüktür. Bütün halkların mücadelesinden öğreniyoruz. Bugün Kürt halkının çektiği acılar öne çıksa da, geçmişte diğer halkların da derin acıları olduğunu biliyoruz. Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Hemşinliler bunlardan birer örnek” dedi.

EZİDİ DELEGE GENEL MECLİS'İN İLK ÜYESİ OLDU

Batman Delegesi Veysi Bulut, Ezidi Kürtlerin durumuna dikkat çekerek, kongre çalışmalarında temsil edilme haklarının olduğunu söyledi. Bulut, “Buraya katıldıysak bizim burada temsiliyet hakkımız da olmalı. Sistem zaten bizim ağzımı tıkamış, fiziksel ve kültürel olarak bizi bitiriyor. Söz hakkını her türlü temsiliyette istiyoruz” diye konuştu.

Konuşma ardından Bulut’un Genel Meclis’in ilk üyesi olması önerisi delegelere sunuldu. Öneri kabul edildi.

Delegelerin program taslağı üzerine genel görüşlerinin devam ettiği kongrenin bu günkü oturumunda dün oluşturulan Tüzük Komisyonu çalışmalarını bitirip tüzüğe son halini verecek. Bunun yanı sıra oluşturulacak olan meclislerin üye seçimleri yapılacak.

‘HERKES BİLSİN. BEN BİR ÇİNGENEYİM’

Kongre’de söz alan Ramadan Güldür, konuşmasına, “Sizleri hiçbir yerden gelip, hiçbir yere gitmeyen, aslında yurtsuz yani haymatlos olarak yaşayan, yurt olarak belirlediği yerlerde o ülkenin yurttaşı olmak zorunda olan, dışlanan, mağdur edilen, soykırıma uğratılan bir halkın mensubu olarak selamlıyorum” diyerek başladı.

Atalarının haksızlıklardan kurtulmak için her yolu denediklerini ifade eden Güldür, “Haykırarak baktılar insanların gözlerine, bazen yalvararak! 'Biz Çingene değiliz, insanız' dediler. Çingenelerin konuştuğu dillerden birinde insan ‘Rom’ demekti. Onlar da insanlara ‘biz Romanız’ dediler, yani sizden bir farkımız yok. Bizi kabul edin. Bugüne kadar kimse onları dinlemedi. Çaresizliklerinin karşısında gülümsediler. Yoksulluklarıyla alay ettiler. Umutsuzluk bir karabasan gibi çöktü insanlarımızın üzerine“ dedi.

Konuşmasına, “Ben atalarım gibi umutsuzca yalvarmayacağım” sözleriyle devam eden Ramadan Güldür şunları kaydetti: Biliyorum ki, gerçekten de biz farklıyız. Özgür, hırçın, dayanıklı, güçlü, insancıl ve yaratıcıyız. Tarihin en barışçı insanlarıyız. Bu yüzden utanmam gerekmiyor. Olduğum şeyle gurur duyuyorum. Herkes bilsin. Ben bir Çingeneyim. Çağrınıza yanıt olarak buradayım. Ve Türkiye halklarıyla birlikte eyleme ve yürümeye hazırım."

VEDAT TÜRKALİ’NİN MESAJI OKUNDU

Kongreye katılamayan yazar Vedat Türkali’nin de mesajı okundu. Türkali mesajında, sağlık durumu nedeniyle kongrede bulunamadığını belirterek, kongreyi önemsediğini, halkların kardeşliğine, barışına önemli katkılar sağlayacağına inandığını kaydetti. (ANF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.