Festus Okey'in ailesine ulaşıldı

Ailenin 17 Kasım'daki duruşmaya katılıp katılmayacağı henüz bilinmiyor.

 

İSTANBUL (Arzu Demir/ETHA)- Nijeryalı göçmen Festus Okey'in Beyoğlu Karakolu'nda polis kurşunuyla öldürülmesinin ardından açılan davaya 17 Kasım'da devam edilecek. "Festus Okey'in kimliğinin tespit edilemediği" gerekçesiyle yıllardır ilerleme sağlanamayan davada önemli bir gelişme yaşandı. Müdahil avukatları, Okey'in Nijerya'daki ailesine ulaşmayı başardı.

 

Nijeryalı göçmen Festus Okey'in 20 Ağustos 2007 tarihinde Beyoğlu Karakolu'nda polis Cengiz Yıldız'ın silahından çıkan kurşunla ölmesinin ardından açılan dava 4 yıldır Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

 

Sanık avukatının Okey’in kimlik bilgilerinin teyit edilmesi talebinin mahkeme heyetince kabul edilmesi ile kilitlenen davada geçen dört yıl içinde hiçbir ilerleme sağlanamadı. Ayrıca davaya müdahillik başvurusu yapan yüzden fazla Göçmen Dayanışma Ağı üyesi ve gönüllü avukat hakkında "mahkemeye hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlaması ile soruşturma başlatıldı.

 

SAVCI MÜTALAA VERECEK

Davanın 15. duruşması, Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 17 Kasım günü görülecek. Dava öncesinde önemli bir gelişme sağlandı. Müdahil avukatların girişimi sonucunda, Okey'in Nijerya'daki ailesine ulaşıldı. Ancak ailenin avukatlara vekalet verip vermediği ya da duruşmaya katılıp katılmayacağı henüz bilinmiyor.

Bu arada 17 Kasım günkü duruşmada savcının esas hakkındaki mütalaasını vermesi bekleniyor.

 

DAVADA BUGÜNE KADAR NELER OLDU?

 

20 Ağustos 2007:
1982 Nijerya doğumlu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nde sığınmacı statüsündeki Festus Okey, "uyuşturucu madde bulundurma" iddiası ile gözaltına alındığı Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü’nde polis Cengiz Yıldız'ın tabancasından çıkan kurşunla öldürüldü.

21 Ağustos 2007:
Okey’in ölümüne ilişkin tutanak Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki bir ekip tarafından düzenlendi. Tutanağa göre Yıldız’ın el svapları alınmış ve barut izi bulunamamıştı. Okey’in giydiği gömlek, karakol giriş çıkışları ve hastane girişi görüntülerinde tespit edilmesine rağmen deliller arasında mevcut değildi.

17 Eylül 2007:

Okey’in ölümüne ilişkin, "bilinçli taksirle adam öldürmek" suçundan 4.5 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

27 Kasım 2007:

1. celse görüldü. Sanık polis Cengiz Yıldız, mahkemeye dönemin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Tuğrul Pek tarafından, kendi resmi plakalı makam aracı ile getirildi. Sanık Yıldız, ifadesinde, 20 Ağustos'ta uyuşturucu ticaretini araştırdıklarını belirtip, şöyle dedi: "Konuyla ilgili doğu kökenli ve siyahi vatandaşların etkileri var. Siyahi vatandaşlar üzerine daha dikkatli çalışıyorduk." Yıldız, "siyahi vatandaşlar" ifadesinden memnun kalmamış olacak ki, ifadeyi "siyahi şahıslar" diye düzeltip, Okey ve Oga’yı gözaltına aldıklarını anlattı. Yıldız’ın aktardığına göre, Okey, kamera bulunmayan avukat görüşme odasına alınmış ve iç çamaşırından 13 paket kokain çıkmış. Diğer polis, amirine haber vermek için çıktığında Yıldız belinde bir el hissetmiş: "Silahın kabzasına yapıştı. Eli tetikteydi. Silahı kurtarmak için geri çekince namludan tuttu. Bir adım çekildim, dizleri üzerine çöktü. Silahın patlamaması için elimi tetikten uzak tutuyordum. Tetiği ben çekmedim." Savcı Esen, Yıldız’ın savunması, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu tarafından verilen ölüm raporuna göre Okey’in kanında uyuşturucu ve alkole rastlanılmaması, ve silahın bitişik mesafeden uzaktan sıkılmış olmasını dikkate alarak, Yıldız’ın "taksirle adam öldürme" suçunu düzenleyen TCK’nın 85. maddesiyle değil, "kasten adam öldürme" suçunu düzenleyen TCK’nın 81. maddesinden yargılanmasını istedi. Mahkeme heyeti cinayetin "kasten adam öldürme"ye girdiğini belirtip görevsizlik kararı verdi.

14 Şubat 2008:

Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden görülmeye başlanan davada, sanık avukatı Festus Okey’in kimlik talebini istedi. Mahkeme isteği kabul etti ve Nijerya Büyükelçiliği'nden gerekli bilginin alınmasını istedi.

13 Mayıs 2008:

2. celsede Okey’in hangi atış mesafesinden öldürüldüğünü ve dolayısıyla ölümün meydana geliş şeklini ortaya koyacak olan ancak hastanede kaybolan gömlek ile ilgili soruşturmada mahkeme takipsizlik kararı verdi. Okey’in avukatı olmadığından karara itiraz edilmedi.

11 Eylül 2008:

3. celsede mahkeme silaha el koydu. İdari soruşturma açılmıyor.

16 Aralık 2008:

4. celsede Okey’in kimliğine istinaden, Dışişleri Bakanlığı, mahkemeye Nijerya ile Türkiye arasında adli yardım sözleşmesi olmadığı için bilgi alınamadığını bildirdi. Mahkeme bilginin doğrudan Nijerya'dan istenmesine karar verdi.

7 Nisan 2009:

5. celse Nijerya’dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.

9 Temmuz 2009:

6. celse Nijerya'dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.

29 Eylül 2009:

7. celse Nijerya’dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.

29 Aralık 2009:

8. celse Nijerya’dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.

1 Nisan 2010:

9. celse Nijerya’dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.

29 Haziran 2010:

10. celsede Göçmen Dayanışma Ağı’nın da gözlemci olarak davaya katılımı ile mahkeme heyeti Nijerya’dan gelmeyen yazının akıbetinin sorulması istedi.

4 Kasım 2010:

11. celsede mahkeme heyeti, davaya "vatandaş olarak manevi zarar gördükleri" gerekçesi ile davaya müdahil olmak isteyen Göçmen Dayanışma Ağı aktivistleri ve ÇHD avukatlarından Güray Dağ hakkında mahkemeye hakaretten suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

27 Ocak 2011:

12. celsede mahkeme heyeti, "vatandaş olarak manevi zarar gördükleri" gerekçesi ile davaya müdahil olmak isteyen, aralarında Göçmen Dayanışma Ağı aktivistleri ve ÇHD avukatlarının da bulunduğu 35 kişiye, mahkemeye hakaretten suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

26 Nisan 2011:

13. celsede mahkeme heyeti, davaya müdahillik talebinde bulunan İstanbul ve Ankara Baroları ile Helsinki Yurttaşlar Derneği, Yeryüzüne Özgürlük Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın taleplerini reddetti. Mahkeme heyeti, ayrıca davaya "vatandaş olarak manevi zarar gördükleri” gerekçesi ile müdahil olmak isteyen Göçmen Dayanışma Ağı aktivisti 70 kişiye mahkemeye hakaret gerekçesi ile suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

12 Temmuz 2011

14. Celsede savcı bir dahaki oturumda Okey’in kimlik bilgilerinin mahkemeye iletilmesine bakılmaksızın esasa ilişkin mütalaasını vereceğini açıkladı. Mülteci-Der'in müdahillik talebi reddedildi. Müdahillik dilekçesi veren kişileri temsilen salonda bulunan avukatların usule ilişkin yaptıkları itirazın değerlendirilmesi amacı ile verilen arada mahkeme heyeti oturumu avukatlar salonda olmaksızın bitirdi. Avukatların salondan polis zoru ile çıkarılmaya çalışıldığı Baro Avukat Hakları Merkezi'nden temsilcilerinin hazırladığı tutanak ile tespit edildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.