Ermenek'teki madenin sahibi: Devlet bizi uyarmadı, mağduruz

Hakkında yakalama kararı çıkan Has Şekerler Madencilik şirketinin sahibi Saffet Uyar, öğle saatlerinde avukatı Şeref Han ile birlikte ifade vermek üzere Ermenek adliyesine geldi. Gazetecilere açıklama yapan Şeref Han, maden sahibi Saffet Uyar'ın, mahsur kalan 18 işçi gibi mağdur olduğunu, suçlunun ise devlet olduğunu iddia etti. Gerekçe olarak da Has Şekerler madenciliğin kendisine ait planı Nisan ayında Enerji Bakanlığı'na bağlı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne sunduğunu ama maden ocakları arasında kesişme olduğu hakkında uyarılmadığını söyledi. Han, damarları su dolu olan önceki madenin kazı planının kimsede bulunmadığını da iddia etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız kazanın büyük ihtimalle eski bir maden alanında biriken suyun iki hattın fark edilmeden birleştirilmesi ile yeni madene dolmasından kaynaklandığını söylemişti.

'MAĞDURUZ, SUÇLU DEVLET'

Saffet Uyar’ın avukatı Şeref Han, müvekkilinin suçsuz olduğunu şu sözlerle iddia etti;

Has Şekerler'in sahibi Saffet Uyar’dan, Has Şekerler'de çalışan işçiye kadar hiç birisi, tepesindeki binlerce tondan haberdar değildi. Haberdar olması da mantıken düşünülemez. Çok basit bir şey soracağım. Üzerinizde tonlarca su olduğunu bilseniz, hayatınız boyunca yaptığınız bütün birikimlerinizi, mal varlığınızı o suyun altına yatırır mısınız? Hayatınızı o suyun altına yatırır mısınız? Bu davanın mağduru Has Şekerler'in bütün çalışanları, sahibi de dâhil, bu kazanın mağdurudur. Saffet Uyar mağdurdur. Çalışan arkadaşlar mağdurudur. Yarısı içeride hayatını kaybetmiş, hala içeride ulaşamadığımız madenciler ve aileleri mağdurdur.

'İMALAT PLANI VE HARİTASI YOK'

İşletmeci Saffet Uyar'ın avukatı Şeref Han gazetecilerin sorularını yanıtladı. T24'te yer alan habere göre avukat Han'ın açıklamaları şöyle:

Avukat Şeref Han, Saffet Uyar tarafından işletilen madenin elinde önceki kazıların planının bulunmadığını söyledi; “Kimdir sorumlusu, ben size bir ipucu vereyim mi? Madende yerin altında kömürü çıkarmak için hayatını veren işçisi bilmiyorsa, mühendisi bilmiyorsa, işvereni, patronu bilmiyorsa kim biliyor? 1995- 97 yılında orada kimin üretim yaptığını, kimin üretim planladığını, üretim planlarının kime verildiği... Niye oradaki mevcut işletmecide eskiden yapılan imalatların imalat planları, imalat haritaları yok?

'TEPENİZDE SU VAR DİYE NİÇİN UYARILMADI?'

Han, devletin işletmeyi uyarması gerektiğini savundu:

"Maden Kanunu'nun 29'uncu maddesi bütün maden işletmelerine, nisan ayında üretim planını hazırlayıp Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne verme yükümlülüğü getirir. Aynı madde aynı zamanda Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne de ocakta bu plan çerçevesinde bir tehlike var ise, söz konusu işletmeyi uyarma ve o işletmenin tehlike geçinceye kadar imalatı durdurma sorumluluğu ve yetkisini getirir. Ama şu an tesadüfen o an için ocakta olmayan arkadaşlar ve müvekkilim Saffet Uyar, o an için ocakta olmadığı için kurtulmuş ve gözaltında. Onun dışında bu 8 maden emekçisi (gözaltına alınanlar) arkadaşım dışında bu işin sorumlusu yokmuş gibi görünüyor. Bu işin takipçisi olun lütfen. Soruşturma izinleri veriliyor mu, niçin uyarılmadı? 'Tepenizde su var, eski imalata gitmeyin, tehlike var diye niçin uyarılmadı?' diye denetleme ve kontrol görevleri yerine getirilmiş mi, lütfen halk olarak sorgulayın, ki şimdi Ermenek’teyiz üç-beş ay sonra Anadolu'nun her bir yerinde kömür çıkıyor, başka bir ocakta yine bir araya gelmeyelim.

'DEVLETİN CİDDİ HATASI VAR'

Avukat Şeref Han, 'Kimin uyarması gerekiyor?' sorusu üzerine şunları söyledi:

Mal sahibi olarak Cenne Madencilikte o şeyin (imalat planı ve haritası) olması gerekiyor. Ama asıl olması gereken Maden Kanununu yükümlülüğü uygulamada var. Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uyarıyor mu? Hayır uyarmıyor. Ama kanun böyle görev getirmiş, böyle yükümlülük var. Uyarması gereken devlettir arkadaşlar. Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü koleksiyon olsun diye toplamıyor ki bunları. Eğer bakmayacaksa ve uyarmayacaksa niçin imalat haritalarını istiyor. Devletin ciddi hatası olduğunu düşünüyorum.

Han, 'Savcılığın kamu görevlileri hakkında soruşturma talebi oldu mu?' sorusuna ise şu yanıtı verdi;

Bilemiyorum, savcılığın bir talebi var mı? Kusur addedilirse savcılık mutlaka gereğini yapacaktır. İdari soruşturma var mıdır, onu da bilmiyorum. Bu konuda toplumu duyarlılığa davet ediyorum. Kimin sorumluluğu varsa hesabını versin.

'MADEN OCAKLARINDA SIZINTI OLUR'

İşçilerin daha önce su sızıntısı olduğu yönünde yöneticileri uyardığı ancak dikkate alınmadığı iddiası üzerine Han, şöyle konuştu:

"Maden ocaklarında sızıntılar olur. Ben de araştırdım o konuyu. Bu sızıntılar içilebilir nitelikte yeraltı suları değil. Patlayan su, yeraltı suyu değil. Gelen su daha önce imalat yapılan eski ocakta biriken ve pis kokulu içilmesi mümkün olmayan, zaten sızmaya başladığı andan itibaren bir anda patlayıp boşalacak gibi gelecek nitelikteki bir su. Dolayısıyla o bahsettiğimiz sular yeraltı kaynak suları. O kazanın nedeni sızıntı yapan sular değil."

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, eski madene 6-7 metre yaklaşıldığı ve ciddi bir işletme hatası olduğu yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Han, 'Öyle olabilmesi için 6-7 metre yaklaştıklarını bilmeleri gerekmez mi? Çok basit bir mantığı var. Ölüme doğru gidiyorsunuz, 6-7 metre kaldı, sola dönersiniz, sağa dönersiniz, biliyor olsanız eğer. Bu kadar düz bir mantık yürütmek mümkün. Biliyor olsalardı. Bilmiyorlar. Ellerinde hiç üretim planı yok, şu an itibarıyla da hala yok.'dedi.

Haritalara nasıl ulaşılabiliyor?” sorusu üzerine Han, haritalara ulaşılabilmiş olsa şu tarihe kadar bütün basın mensuplarının elinde olacağını söyledi. Ocak şefinin de içeride olduğunu ifade eden Han, "Ocak şefimiz içerde hala. Zonguldak'tan emekli, Türkiye'nin en iyilerinden biri. Biliyor olsa, intihar etmedi bu insanlar. İçeride hala Recep şef. Ocaktan son anda kaçıp kurtulan bağırma sesini duyup kaçanlardan bir tanesi bizim mühendisimiz Yavuz Özsoy'un öz kardeşi. Yavuz Özsoy suyun patladığını bile bile tekrar ocağa koşup suyu elleriyle tutacakmış gibi, mantığı var mı bu söylediklerimizin. Şu an arkadaşları öldü ve benim gördüğüm bu insan ağlıyordu, 'benim içerde olmam ve ölmem gerekiyordu' diye. Bu adam arkadaşlarının katili olarak içeride ifade verecek.” dedi.

'MADEN SAHİBİN KALP RAHATSIZLIĞI VAR'

Saffet Uyar'ın olaydan sonra hiç kaçmadığını belirten Han, avukatı olarak daha geçen hafta savcılığa gelip Saffet Uyar'ın her türlü yardımda bulunabileceğini belirttiğini söyledi.

Han, Saffet Uyar'ın, 18 işçiyi kendi evlatları gibi gördüğünü ve bu yüzden de fiziksel ve ruhsal durumunun iyi olmadığını belirtti. Saffet Uyar'ın kalp rahatsızlığının bulunduğunu belirten Han, Uyar'ın ifadesinin alınmasına başlanmadığını, diğer mühendislerin ifadesinin alınmaya başladığını söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.