‘Emret komutanım’ gitti ‘Emret Başbakanım’ geldi


28 Şubat post modern darbesinin yıldönümünde Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM) “bütün darbeleri ve 28 Şubat darbesini de kınadığımız gibi AKP iktidarının darbeler ve mağdurları arasında ayrım yapan zihniyetini de kınıyoruz” dedi.

 

Açıklama şöyle:

 

DARBELER VE MAĞDURLARI ARASINDA AYRIMCILIĞA HAYIR!

 

Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği çatısı altında toplanmış, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbecileri tarafından sol görüşlü olduğumuz gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerler olarak, 28 Şubat 1997 post-modern darbe sürecini de 15’inci yıldönümünde lanetliyoruz.

 

28 Şubat darbesi, Türkiye’yi kötürüm bırakan askeri darbeler geleneğinin metastas yoluyla nispeten uzun bir zaman dilimine yayılmış özgün bir eylemidir. Özgünlük, 28 Şubat darbesinin gerçekleşmesinde medyanın ve adliyenin üniformasız generallerinin muvazzaf generaller ölçüsünde etkili rol üstlenmelerinden ileri gelmektedir.

 

Ekonomi politik düzlemde 28 Şubat darbesi, Anadolu merkezli sermaye grubu ile İstanbul merkezli tekelci sermaye grubunun iktidar kavgasıdır.

 

İdeoloji düzleminde Anadolu kaplanları mızraklarının ucuna Mushaf yapraklarını takarken tekelci aslanlar laikliği kalkan edindiler. Bir taraf dindarlığı istismar etti, diğer taraf laikliğin içini boşalttı.

 

Önceki darbeler gibi 28 Şubat süreci de hukuksuzluğu, zorbalığı, insan hakları ihlallerini ve gayri meşru kirli servet yağmacılığını zirveye çıkardı.

 

NATO’ya bağlılık yeminiyle yapılan 27 Mayıs 1960 darbesi, OYAK’ı kurarak Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesini sermayedar sınıfla buluşturdu.

 

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri sonrasında sermaye dünyası, “Holding Paşaları” ile tanıştı.

 

28 Şubat 1997 sürecinin generalleri ise mafya âleminin ve batık bankaların patronlarıyla bile iş ortaklıkları kurdular.

 

28 Şubat sürecinin en önemli siyasal ve sosyal sonuçlarından biri de halkın laiklikten soğutulması, Milli Görüş hareketinin cılız antiemperyalist eğilimlerinden arındırılarak küreselleşmeci AKP damarının güçlendirilmesidir.

 

Ne ki, 28 Şubat darbesiyle önü açılan AKP iktidarı darbecilerden daha demokrat çıkmamıştır.

 

Sadece düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında vurgulamak gerekirse, onlarca gazeteci tutukludur. Daha vahimi, İçişleri Bakanı ve Başbakan’ın ifadesiyle, “Resim yaparak, şarkı besteleyerek, şiir yazarak da terörist olunabilmektedir! Kitap ise, bombadan daha etkili bir silahtır.”

 

28 Şubat döneminde “Emret komutanım!” gazeteciliği yapılıyordu; şimdi de “Emret Başbakanım!” gazeteciliği yapılmaktadır.

 

Önceki darbeler gibi 28 Şubat sürecinde de Türk Silahlı Kuvvetleri içinde insan hakları ağır biçimde çiğnendi; çok sayıda asker, hukuk dışı yollarla işsizler ordusunun saflarına atıldı. Resmi açıklamalara göre, TSK’den ilişik kesmenin Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararına bağlandığı 1984-2010 döneminde YAŞ kararıyla ilişiği kesilen asker sayısı 625 subay ve 928 astsubay, toplam 1543’tür. 28 Şubat yılları bilinen 1996-2002 döneminde ise irticai faaliyet ile suçlanan 900 dolayında askerin ilişiği YAŞ kararıyla kesilmiştir.

 

Ne acıdır ki, 28 Şubat generallerinden daha demokrat olmadığını yeterince kanıtlayan AKP iktidarı, kerhen demokrat ve ayrımcı tutumunu TSK içinde açılmış darbe yaralarının sarılmasında da göstermiştir.

 

AKP iktidarı döneminde, darbe mağduru askerler için geçen yıl 6191 sayılı kanunla TSK Personel Kanunu’na Geçici Madde 32’nin eklenmesi elbette sevindiricidir. Ne var ki, AKP iktidarı bunu yaparken sadece kendisine yandaş saydığı 28 Şubat mağduru askerlere haklarının iadesini amaçlamıştır. Uygulamada, 12 Mart darbesinin mağduru askerler, sözde yargı denetimine açık kararname mağduru askerler, okullarından atılmış öğrenci askerler yasadan yararlandırılmamıştır. 12 Eylül mağduru askerlerin başvuruları ise, ret için hukuki kılıf bulunamadığı için kerhen kabul edilmiştir.

 

Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri olarak, bütün darbeleri ve 28 Şubat darbesini de kınadığımız gibi AKP iktidarının darbeler ve mağdurları arasında ayrım yapan zihniyetini de kınıyoruz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisini, darbe yaralarını sarma yolunda verdikleri sözü eksiksiz yerine getirmeye çağırıyoruz.

 

Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği

ADAM-DER YÖNETİM KURULU adına Genel Başkan Emekli Üsteğmen Tuna ATALAY


DEMOKRAT HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.