Ekmeleddin İhsanoğlu'nun 1915 konusunda söyledikleri



Hrant Kasparyan / Demokrat Haber

CHP ve MHP’nin cumhurbaşkanı seçimi için çatı adayı gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu, ülkenin başlıca sorunlarından biri olan Ermeni sorunu konusunda ilginç açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası tanıtımında konuşan İhsanoğlu, hükümetin başsağlığı mesajını doğru bulduğunu söyledi.

1915 Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yıldönümü arifesinde, Taraf gazetesi yazarı Hayko Bağdat tarafından yöneltilen, “2015 yaklaşırken uluslararası hukuk açısından 1915’i nasıl tanımladığı ve devletin taziye mesajını nasıl değerlendirdiği” sorusu üzerine İhsanoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Nisan 2014’te dile getirdiği taziye mesajına göndermede bulunarak, “Hükümetin başsağlığı mesajı doğrudur, yerindedir” demekle yetindi.

Hayko Bağdat, Taraf’ta yayımlanan köşe yazısında, İhsanoğlu’nun sözlerini, “inkâr için ezberlenmiş cümleler” olarak değerlendirdi.

TURGUT ÖZAL’I İŞARET ETTİ

İhsanoğlu, Hayko Bağdat’a verdiği cevapta şunları söyledi: “1915 tarihinde olan üzücü hadiseler bizi hep üzmüştür ve üzmeye devam edecektir. Ben çok iyi hatırlıyorum. 70’li yıllarda öğretim üyesi olarak, dışişleri bakanlığıyla da ilişkilerim vardı. Bu iki bakanlıktaki faaliyetlerden haberdar olarak meselenin ilk safhasını biliyorum. Daha sonra diplomatlarımız öldürüldü. Devlet bunu bir vesileyle durdurabildi. Ama bu devletimiz, bugünkü hükümet meselesi falan değil. Rahmetli Turgut abi, Turgut Bey zamanında yine böyle bir kabardı. O zaman Turgut Bey, ABD’deki Türkolaglarla bir faaliyetlerin içerisinde girdi. Olan hadiseler bizi her zaman üzmüştür ve üzmeye devam edecektir. Meselenin ilk safhasını biliyorum, diplomatlarımız öldürüldü. Rahmetli Turgut abi zamanında yine böyle bir kabardı. Yanlış itibarlar giderilmeye çalışıldı. Hükümetin başsağlığı mesajı doğrudur, yerindedir. Daha fazla konuşmak istemiyorum.”

“İNKÂR İÇİN EZBERLENMİŞ CÜMLELER”

Taraf yazarı Hayko Bağdat, İhsanoğlu’nun 1915 konusundaki ifadelerini, “inkâr için ezberlenmiş sıkıcı cümleler” olarak değerlendirdi. İhsanoğlu’nun verdiği cevaptan tatmin olup olmadığı yönündeki sorulara gazetede yayımlanan köşe yazısından cevap veren Bağdat, “Neyine tatmin olacağım? Neresinden tutsan 30 yıl öncesinden gelen, olan biteni inkâr için ezberlenmiş sıkıcı cümleler bunlar” dedi.

ÖZAL DÖNEMİNDE ERMENİ SORUNU

Türkiye’nin sekizinci cumhurbaşkanı Turgut Özal, Ermeni sorunu konusunda yürüttüğü çalışmalarla da anılıyor. Özal’ın yakın çalışma ekibinden olan, Anavatan hükümetlerinde Milli Eğitim ve Devlet Bakanlığı görevini üstlenen Vehbi Dinçerler, Özal’ın Ermeni sorununun çözümü için başta Başbakanlık Osmanlı Arşivleri olmak üzere yurtiçi ve yurt dışında çalışmalar yürütüldüğünü açıklamıştı.

“AKİL ADAMLAR” EKİBİ KURDU

Özal’ın, Ermeni sorununu arşivlerde çalışmak üzere bir “akil adamlar” grubu oluşturduğu ve bunlardan meseleyle dair bir rapor yazmalarını istediği, Osmanlıca bilen emekli diplomat ve generallerden oluşan 8-10 kişilik ekibin, Özal’a raporlar sunduğu iddia ediliyordu.

ERMENİLERİN TALEPLERİ GÜNDEMDEYDİ

Aksiyon dergisine konuşan Dinçerler’in ifadesine göre, 1915’le yüzleşme konusunda Özal, 1984 yılında, “neticeyi erken kabul etmenin” maliyetini hesaplıyordu. Dinçerler döneme ilişkin olarak şunları söylüyordu: “Özal, Amerikalıların vasıtasıyla Ermenilerin Türkiye’den ne istediklerini sordurdu. Yakınlarına, neticeyi erken kabul etmenin (1984) Türkiye’ye komşularla ilişkiler bakımından maliyeti ile siyasi ve ekonomik maliyetini araştırttı. 20-30 sene sonra zaruri olarak kabul etmenin maliyetini de ölçtürdü. Bir rapor hazırlattı. Onun gayesi Ermenilerle orta yolda buluşup, anlaşıp meseleyi erkenden çözmekti. Ne yazık ki buna ömrü yetmedi.”

Osmanlı Ermenilerinin varisleri olan Diaspora Ermenilerinin ülkeye geri dönebilmesi için çalışma ekibi oluşturan Özal’ın, Ermenileri Türkiye’ye davet etmekle yetinmeyip geri dönüşe matuf somut projelere de imza attığı biliniyor. Bunların başında “Van projesi” geliyor. Dinçerler’in de doğruladığı projenin detayını o dönemde Özal’la çalışan turizmci Süleyman Roman anlatıyor: “Özal, Türk-Ermeni ilişkilerinin geliştirilmesi ve Ermeni sorununa çözüm bulunması için birçok girişimde bulundu. Bunlardan biri Van’dan göç eden Ermenilere topraklarının iadesi konusuydu. Ancak bu konuda mesafe kaydedemedi ne yazık ki.”

“ÖZAL VAN’I ERMENİLERE VERİYOR”

O gün devlete hâkim olanların bu türlü bir iadeye sıcak bakmayacağının farkında olan Özal, Ermenileri Van’a çekmek için bir turizm projesi geliştiriyor. 1988-89’da ABD merkezli bir Ermeni derneğiyle temasa geçerek onlar için Van Edremit civarında arsa tahsis edip tatil-dinlenme kompleksi yapmalarına imkân tanımaya çalışıyor. Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Hasan Celal Güzel’in de doğruladığı bu proje, mevzuata takılıyor ve ilerlemiyor. O dönemde bazı gazeteler bu girişimi, “Özal Van’ı Ermenilere veriyor” diye haberleştiriliyor. Olayın basına sızmasının ardından Özal’a parti içi ve dışından baskı da geliyor. Niyeti sorgulanıyor. Hatta mesele MGK gündemine taşınıyor. Asker rahatsızlığını belirtiyor.

Vehbi Dinçerler de ‘Van’ girişimini çok iyi hatırlıyor. Özal’ın meseleyi çözmek için ortaya koyduğu Van projesinin yanlış noktalara çekildiğini anlatıyor: “Turgut Bey’in amacı, emekli Ermenileri Türkiye’ye çekmek, onları kazanmaktı. Bu vesileyle ülkeye ciddi bir yatırımcı da çekilmiş olacak, aradaki soğukluk giderilecekti.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.