Diyarbakır'da halkın direnişi operasyonu durdurdu!

Diyarbakır'ın Lice ve Hani ilçeleri ile Bingöl'ün Genç ilçesi üçgeninde bulunan Birlik (Cemê Elik) Köyü kırsalında sabah saat 06.00'da askeri operasyon başlatılması nedeniyle aralarında BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, BDP İl ve ilçe yöneticileri, Meya-Der yöneticileri, Barış Anneleri'nin de bulunduğu yüzlerce kişi canlı kalkan olmak üzere havadan da desteklenen operasyon bölgesine gitti.

Köyden yaklaşık 5 kilometre yürüyerek operasyon bölgesine ulaşan kitleye askerler sis bombaları attı ve havaya ateş açtı.

Asker çekilmeden bölgeden ayrılmayacağını belirten kitlenin saatler süren kararlı bekleyişinin ardından operasyon durduruldu.

AYDOĞAN: BU HALKI VURMADAN EVLATLARINI KATLEDEMEYECEKSİNİZ

Operasyonun durdurularak askerlerin çekilmesi üzerine kitle, Cemê Elik Köyü'ne yürüdü. Köyde açıklamada bulunan BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, "AKP Hükümeti, başbakan artık şunu çok iyi bilsin ki bu saatten sonra nerede bir operasyon yapacaksa, nerede PKK'ye, gerillaya yönelik bir imha operasyonu yapacaksa karşısında bu halkı, bizi bulacak. Başbakan ve AKP Hükümeti şunu çok iyi bilsin ki, hemen arkamızda, karşımızdaki dağlarda bu halkın özgürlük mücadelesini yürüten gerillalar oldukça ve AKP Hükümeti bu gerillalara karşı imha politikası yürüttükçe bu halk, bizler burada olacağız. Bombaların önünde set öreceğiz. Bizleri, bu halkı vurmadan bu halkın evlatlarını katledemeyeceksiniz" diye konuştu.

'BUNA SAMİMİYETSİZLİK, KORKAKLIK DENİR'

Çözüm tartışmalarının yürütüldüğü şu günlerde başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP Hükümeti'ni samimi ve tutarlı olmaya çağıran Aydoğan, "Bir tarafta İmralı'da çözüm ile ilgili görüşmeler yaparken diğer tarafta da bu halkın çocuklarını hemen yanıbaşımızdaki dağlarda katledeceksiniz. Buna samimiyetsizlik, korkaklık denir" dedi.

'OPERASYONLARI DURDURMASI GEREKEN DEVLETTİR'

Erdoğan'ın "PKK silah bıraksın. Bırakmadığı sürece ben operasyonlara devam ederim" şeklindeki sözlerini hatırlatan Aydoğan, "Sen devletsin,sen PKK değilsin ki. Adım atması gereken sizsiniz, devlettir. Operasyonları durdurması gereken devlettir. Devlet sınır içerisinde ve dışarısında operasyonları durdurduktan sonra elbette PKK'de bunun karşılığını verecektir. Ama bu halkın daha hiçbir hakkı yasal ve anayasal düzlemde garanti altına alınmamışken, bu halkın özgürlük mücadelesini 30 yıldan buyana sürdüren bir örgütün de silah bırakmasını hiç kimse beklememelidir. Dünyada zaten bunun bir örneği de yoktur" şeklinde konuştu.

'BU YOLDAN VAZGEÇİN'

Aydoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu aslında en iyi bilen AKP Hükümeti'dir. Bu süreçte yapılması gereken operasyonları durdurmak ve İmralı'da Sayın Öcalan ile yapılan çözüm görüşmelerine sarılmaktır. Türkiye'yi bu çözümle hem Avrupa'nın hem Ortadoğu'nun Kürt ve Türk birlikleri ile yaratılmış büyük ve güçlü ülkesi yapacaktır. Bizim beklentimiz bu yöndedir. Artık ne bu dağlarda NE Botan da ne Dersim de hiçbir yerde bu halkın tek bir evladının dahi yaşamını yitirmesine bu halkın tahammülü kalmamıştır."

"Nerede bir operasyon yaparsanız karşınızda bu halkı göreceksiniz. Bu halkı imha etmeden, katletmeden bu halkın çocuklarını katledemeyeceksiniz" diyerek tekrar AKP Hükümeti'ne seslenen Aydoğan son olarak, "Bu yol doğru bir yol değildir. Bu yoldan vazgeçin" şeklinde sözlerini tamamladı.

AYLA AKAT: OPERASYONLARDAN UMUT EDİLEN ASKER VE GERİLLA ÖLÜMLERİDİR

Aydoğan'ın ardından BDP Batman Milletvekili Ayla Akat ise, İmralı Adası'nda PKK lideri Abdullah Öcalan'la başlatılan görüşmelere değinerek, bu görüşmelerin başladığı sırada Lice kırsalında yapılan operasyonlar sonucu biri PKK üst düzey komutanlarından olmak üzere 10 gerillanın yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

1,5 aydır tıkanan görüşmelerin gerçekleşebileceği bilgisinin Türkiye gündeminde olduğunu söyleyen Akat, "Ancak bakıyoruz, yer Diyarbakır ve Lice'nin dağlarında yine bir operasyon iradesi var. Bu operasyonlardan umut edilen, operasyonlar sonucu asker ve gerilla ölümlerinin yaşanmasıdır. Bu operasyonlardan umut edilen tabi ki ilgili yerlere mesaj göndermektir. Bu mesaj Sayın Abdullah Öcalan'a ise, kendisi 14 yıldır 4 duvar arasında direniyor. Ve devlet 14 yılın sonunda adaya iki siyasetçi gönderdi. Eğer bu mesaj PKK'ye ise, 1984'ten bu yana silahlı mücadele içerisinde. En iyi devlet biliyor PKK'nin silahla yenilip yenilemeyeceğini. Eğer bu mesaj halkımıza ise, bu halk 40 milyondur. Biz 40 milyonuz ve irademizi 1999'da Sayın Öcalan Türkiye'ye getirildiğinde bir annemiz en güzel şekliyle ortaya koymuştur," dedi.

'BU OPERASYONLARI TESADÜF OLARAK GÖRMÜYORUZ'

Kürt halkının Osmanlı'dan bu yana isyan ettiğini ve direndiğinin altını çizen Akat, "Türkiye şimdi 29'uncu isyanla yüz yüzedir. Bunun sonuçları ile karşı karşıyadır" dedi.

Ayla Akat, bir çözüm iradesinin olup olmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundukları ifade ederek, "Diyarbakır'ı, Lice'yi kim yönetiyor? Bu operasyonların emrini kim veriyor? Operasyonların İmralı'da görüşmelerin yapılacağı günlere denk gelmesi tesadüf müdür?" diye sordu ve bunu tesadüf olarak görmediklerini sözlerine ekledi.

'KENDİLERİNİ DAĞLARA VURAN ANALAR KADAR CESUR OLSUNLAR'

Operasyonların katliam yaşanması umuduyla gerçekleştirildiğini söyleyen BDP'li vekil Akat, "Bugün bu halk burada bir katliam yaşanmasın diye bedenlerini ortaya koymuş, canlı kalkan olmuştur. Biz bir kez daha süreç eğer ilerleyecekse, demokratik çözüm eksenli ilerletme iradesi varsa samimiyeti görmek istiyoruz. AKP Hükümeti Kürt sorunun çözümü noktasında geçmişten ders çıkarmalıdır. Tek yapmaları gereken, bugün kendilerini dağlara vuran analar kadar cesur ve kararlı olmalarıdır. Bu yapılırsa çözüm önünde engel kalmayacaktır. Ama eğer var olan çözümsüzlük politikalarını derinleştireceğiz diyorlarsa, bu halk bunun cevabını dün de bugün de verdi: Biz direneceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. (ANF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.