Diyarbakır'da 205 Sivil Toplum Kuruluşu herkese seslendi…

DİYARBAKIR'da toplanan 205 sivil toplum kuruluşu ortak bildiri ile, devlete "Operasyonları durdurun", PKK'ye de "Silahları susturun" çağrısında bulundu.

TBMM'nin tam üye sayısı ile toplanması gerektiğini belirten Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, "BDP de dahil olmak üzere TBMM çatısı altında soruna çözüm aranmalıdır. Parlamento seçimlerine girmiş BDP'nin mücadele edeceği alanın parlamento zemini olduğunu söylüyoruz. Bizim beklentimiz parlamentoda çözüm aranması ve çözümün içinde BDP'nin yer almasıdır" dedi.

Diyarbakır'da, aralarında memur sendikaları, meslek kuruluşları ile derneklerin yer aldığı 205 sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayında tırmanan çatışma ortamına karşı ortak bir bildiri yayınladı.

Sümerpark Resepsiyon Salonu önünde toplanan sivil toplum kuruluşları adına konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, artan çatışmaların geleceği tehdit ettiğini, şiddet ortamının ‘akıl tutulmasına' yol açtığını söyledi. Aktar, 12 Haziran seçimlerinin ertesinde Kürt meselesinde çözüme yaklaşıldığını belirterek, "Bugün Türkiye ciddi bir sarsıntı ve savrulma yaşıyor. Barış dili, yerini savaş diline bırakıyor, bu da çözüme dair umutları azaltıyor. Her şeyden önce ölümlere, kan ve gözyaşlarına yol açan ‘silahlara dur' demek, ‘bu ülke hepimizin' demek, ‘hepimiz aynı gemideyiz'in bilincinde olmak gerekmektedir. Bu gün yaşamını yitiren insanımız, bizi biraz daha çözümden uzaklaştırmaktadır" dedi.

"TBMM TAM ÜYE SAYISIYLA TOPLANMALI"

Aktar, siyasi iktidarın soğukkanlı olmasına en çok ihtiyaç duyulan günlerde olduklarını, iktidar, muhalefet, TBMM, basın, akil adamlar ve herkesin akan kanın durması için yapabileceklerini esirgememesini istedi. Aktar, siyasi aktörlerin ortamı geren tutum ve açıklamalardan uzak durması gerektiğini ifade ederek şöyle dedi:

"Medya organları, toplumda kin ve öfkenin artmasına sebebiyet verecek tarzda yayın yapmaktan uzak durmalı, haber ve yorumlarında basın ilke ve ahlak kurallarına uygun yayın yapmalıdır. Bu kapsamda TBMM, tatilini yarıda bırakıp acilen üye tam sayısı ile toplanmalı ve BDP de dahil olmak üzere TBMM çatısı altında soruna çözüm aranmalıdır. Kürt Meselesi, bir asayiş meselesi değildir. İnsani olduğu kadar sosyal ve siyasal bir meseledir. Türkiye insanının, Türkiye vatandaşlarının meselesidir. Bu mesele, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları ekseninde çözülebilir. Toplumsal hafızamız, çatışma ve operasyonların çözüm olmadığını, çözümü ötelediğini, engellediğini; Türkiye'nin kaynaklarını, geleceğimizi ve umutlarımızı yok etmeye yaradığını bize yeterince göstermiştir."

"YENİ BİR DİL LAZIM"

Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, hükümetin terörle mücadele adı altında ortaya koyduğu yeni projelere tepki göstererek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"1990'lı yıllarda denenen ve derde deva olmayan 'Olağanüstü Valiler'in ve Özel Timlerin ihdasına, Sınır Ötesi harekatlara, talimatla yönlendirilen haksız tutuklama ve göz altılara, öç almaya, sivil siyasetin dışında sorunu asayiş eksenli gören politikalara dönülmesi, geçmişte de görüldüğü gibi, daha çok kan ve gözyaşı, daha çok hukuksuzluk, daha çok ayrışma demektir. Evet, Türkiye'nin bu meselesinin çözülmeyişi diğer tüm sorunların çözülmesi önünde de engel oluşturmaktadır. Yıllardır, tüm liderlerin ‘bıçak kemiğe dayandı' söylemi ile başlayan uygulamaların çözüme hizmet etmediği hafızalarımızda tazedir. Yeni bir dil lazım. Ancak bu dil savaş dili değil, barış dili olmalıdır. Bugünün savaş naraları, geleceğin yıkımı ve yarının utancı olacaktır. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz olduğunu unutmamalıyız."

"DEVLET OPERASYONLARI DURDURSUN, PKK SİLAHLARI SUSTURSUN"

İktidar ve muhalefetten, çağın gereklerine uygun tarzda Kürt Meselesi için çözüm üretmelerini beklediklerini bildiren Aktar, "Bunun ilk adımı da operasyonların durması ve silahların susmasını sağlamaktır. Bizler Sivil Toplum Kuruluşları olarak bu gidişattan endişe duymaktayız. Her çatışma ve her ölüm, çözümsüzlüğü daha çok derinleştirmekte, Türkiye'yi karanlığa doğru sürüklemektedir. Herkesi aklıselime davet ediyoruz. Yarın çok geç olmadan bu gidişata dur demek için devletin operasyonları durdurması, PKK'nin de silahları susturması gerekir" dedi.

"BDP PARLAMENTOYA GİTMELİ"

Aktar, bir gazetecinin "BDP'de dahil TBMM'nin tam üye sayısı ile toplanması gerektiğini söylediniz. Bu, BDP'ye ‘meclis'e gidin' çağrısı mı?" sorusuna, "Biz tabii ki parlamento seçimlerine girmiş BDP'nin mücadele edeceği alanın parlamento zemini olduğunu söylüyoruz. Tabii ki buna BDP'nin kendi yetkili organları karar verecek. Ama bizim beklentimiz parlamentoda çözüm aranması ve çözümün içinde BDP'nin yer almasıdır" karşılığını verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Abidin YILIZ 5 yıl önce

Bir taraf tarihi geçmişini ön plana çıkarıcı ve asker kökenli bir millet olduğunu ve asla teröristlerle aynı masaya oturmayacağının söylerken diğer taraf bizler açısından kapalı kutu. Kim söz sahibi kim bu olayda muhatap belli değil.
Bu böyle devam ettiği müddetçe hiçbir sivil toplum örgütü bu konuya çare bulamaz. Geçen yılda aynı durum söz konusu oldu bütün sivil toplum örgütleri birleşti ve operasyonların durması ve PKK'nın da sınır ötesine çekilmesi istendi.
Peki kim dinledi bu sivil toplum örgütlerini. Kararı veren ve PKK dağdan inecek diyen Amerika, bunun ötesi yok. Açılımlar ve Kürtleri siyasallaştırma çabaları o noktadan besleniyor. Bunun için başlatılan süreç devam ettiği için bu ortam bir geçiş ortamı olduğu için dengeler tututrulmaya çalışılıyor. Ama ne kadar başarılı olunur o bilinmez.
Bilinmesi gereken tek şey her iki tarafın ırk üzerine kurmuş olduğu bu çatışmanın yerine ortak değer olan İslamın etrafında birleşip o ilke ve kurallar çerçevesinde hareket edilmelidir.