Ceplerinde davetiye aradılar

Maden faciasından kurtulan işçi "Yürüyemiyorduk dumandan. Bir bacaya sığındık, bu kaçamak adlı bacada durduk. Orada temiz hava varmış" diyerek yaşadıklarını anlattı.

Manisa'nın Soma İlçesi'nde, meydana gelen maden faciasından kurtarılan Ali Güneşli (45) madende neler yaşadığını anlattı.

Milliyet'in haberine göre, kömür madeni ocağının en alt kısmında bulunduklarını belirten Ali Güneşli, 140 kişi ile birlikte temiz hava olan bir baca sayesinde hayatta kaldıklarını söyledi.

Akhisar merkeze 40 kilometre uzaklıkta bulunan Yeğenoba Mahallesi'nde ikamet eden Güneşli, "Bizim vardiyamız bitmek üzereydi. Bir haber geldi tabi. Haber gelince bacaları boşalttık ve ana yola doğru çıktık. Anayolun yarısına kadar geldik, ama artık Duman yürüyemiyorduk dumandan. Başka bir bacaya sığındık. Bu kaçamak adlı bacada durduk. Orada temiz hava varmış. 140 kişi falan vardık. Bu bacada saat 15.30'dan 21.30 ila 22.00'ye kadar durduk. Daha sonra kurtarıcılar geldi, artık baygın bir haldeydik, ama kendimizi biliyorduk ama hafif baygındık. Olayı tam hatırlamıyorum yarı baygın şekildeydik. Biz kömür madeninin en altındaydık bizim altımızda kimse yoktu. Allah'tan kurtulduk ama acımız büyük" dedi.

Soma faciasında yürek burkan bir dram da 11 aylık evli çiftin hikayesinde yaşandı. 23 yaşındaki Aydan Karayel, 11 ay önce dünyaevine girdiği 28 yaşındaki maden mühendisi eşi Burak Karayel’in faciada yaşamını yitirdiğini öğrendiğinde sinir krizi geçirdi. Eşinin madende 2 yıldır görev yaptığını, başka bir iş bulması konusunda defalarca arayışta bulunduklarını haykıran Aydan Karayel güçlükle teskin edildi.

11 ay önce mutluluğa adım attığını belirten isyanlarında ‘Daha birbirimize doyamadık. Beni bırakıp nereye gittin’ diye haykıran Aydan Karayel baygınlık geçirdi. Yakınları tarafından yatıştırılan genç kadın, yetkililerin, eşinin adını ölenler arasında okuması sonrası yine kriz yaşadı.

NTV muhabirinin anlattığı çarpıcı dramda bir başka hüzünlü insan hikâyesi daha ortaya çıktı. Buna göre Hüseyin Sağlam’ın eniştesi Kemal Çoban da kayıplar arasında bulunuyordu. Çoban’ın oğlu gelecek hafta sünnet olacaktı. Sağlam ve yakınları Çoban‘ı teşhis edemediler. Nasıl teşhis edeceklerini konuşurken yürek burkan bir fikir akıllarına geldi. Kemal Çoban, oğlunun sünnetine arkadaşlarını davet etmek için ocağa gitmişti. Belki sünnet davetiyeleri cebindedir, belki oradan teşhis ederiz diye cenazelerin ceplerinde davetiye aradılar.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.