Cemil Bayık: Şu an Kürtler, Türkiye devletine karşı ne yaparsa haklıdır ve meşrudur
Stêrk TV’de haftalık yayınlanan Rojeva Welat programına konuk olan ve gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Cemil Bayık, “Türkiye bir konsept geliştiriyor. Bu, Kürt karşıtı, PKK karşıtı bir konseptir. Bakur’da sınırsız bir savaş yürütülüyor. Türkiye tarihinde, hiçbir zaman Kürtlere karşı böyle bir savaş yürütmemiştir” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bayık, gündemde öne çıkan gelişmeleri değerlendirdiği programda Kürtlere yönelik her parçada geliştirilen saldırılara da değinerek; “Türkiye ne yaparsa yapsın, Kürt Hareketi’nin önünü alamaz, tasfiye edemez. Kim tasfiye etmek isterse kendisi tasfiye olur. Daha önce tasfiye etmek isteyenler ne hale geldilerse, Erdoğan ve Davutoğlu onlar da aynı hale düşecekler, hatta onlardan daha beter duruma düşecekler” şeklinde konuştu.

İşte Bayık'ın açıklamasından satır başları: 

TARİHTE KÜRTLERE KARŞI BÖYLE BİR SAVAŞ YÜRÜTÜLMEDİ

Bakur’da sınırsız bir savaş yürütülüyor. Türkiye tarihinde hiçbir zaman Kürtlere karşı böyle bir savaş yürütülmemiştir. Ahmet Davutoğlu diyordu; “Teröre karşı 30 yıldır böyle bir savaş geliştirilmemiştir” doğru söylüyor. Çünkü ne 12 Eylül döneminde, ne de Çiller döneminde şehirler böylesine tank ve toplarla yıkılmamıştır, şehirler boşaltılmamış, ulu orta insanlar öldürülmemiştir. Şimdi bunu yapıyorlar. Halkımızın bu gerçekliği iyi görmesi lazım. Yani Kürt Özgürlük Hareketi’ni her yönden çembere almak istiyor. Her yerde Kürt Özgürlük Hareketi’ne darbe vurmak istiyor. Çünkü Kürtler onların önünde engel oluşturuyor. Bu engeli kaldıracaklar ki, hem Türkiye de  kendilerini zayıflıktan, sorunlardan kurtaracaklar, bu şekilde iktidarlarını yürütecekler; hem de Ortadoğu’daki hedeflerini gerçekleştirecekler. 1 Kasım seçimlerinde iktidara geldiler, ama hala iktidar değiller. İktidar olmak için bunu yapıyorlar. Çok zayıftırlar, sıkışmışlar. AKP ve Türkiye’nin sorunları çoktur. Savaşla bu sorunları çözmek istiyorlar. Bu yüzden Türkiye’de, Kuzey Kürdistan’da ve diğer yerlerde, Irak ve Suriye’de, savaşı geliştiriyorlar ki hedeflerine ulaşsınlar. Esasta Türkiye’nin sadece Başur üzerinde değil, Suriye ve Irak üzerinde de hedefleri var. Kobanê savaşıyla yürütmek istedikleri planlarını kaybettiler. Siyasetleri boşa çıktı. Yeniden bir siyaset yürütebilmek için Cerablus bölgesinde bazı adımlar attılar. Öyle Cerablus’ta denildiği gibi Türkmen falan yoktur. Kimler var? MHP var, Alperen Ocakları var, dışardan bazılarını getirmişlerdi, Türk askerleri var içlerinde, bunlarla Cerablus’u ellerinde tutmak istiyorlar. Bu şekilde Kobane ve Afrin’in birleşmesini engellemek, Kürtlerin haklarını elde etmelerini engellemek istiyorlar. Bu şekilde DAİŞ ile birlikte, oluşmakta olan koalisyonu bozmak istiyorlar. Rusya ve NATO arasında çelişki yaratmayı amaçlıyor. NATO’yu kendi yanlarına çekmek istediler. NATO’dan yardım almayı ve bu yardımla PKK, Rojava ve Kürtlere karşı savaş yürütmeyi düşündüler.

KİM TASFİYE ETMEK İSTERSE TASFİYE OLUR

Halkımız özellikle şu gerçeği iyi anlamalıdır. Nasıl ki, Uluslararası Komplo gerçekleştirildiğinde hedef  Önder Apo’ydu. Önder Apo’yu Suriye’den çıkarıp hareketi tasfiye etmek istediler. Şimdi yine buna benzer bir planı yürütmek istiyorlar. Kürt hareketinin yönetimine darbe indirmek istiyorlar. Gerillanın gücünü etkisizleştirmek istiyorlar. Halkı da etkisiz kılmak için tasfiye planları oluşturuyorlar. Bu açıdan 99 sürecine benzemektedir. 99’da bir fark vardı. Birçok devlet bu komploda yer almıştı. Bugün öyle bir durum yok. Hareketimiz de o günlerden çok daha ileri bir durumdadır. Bu açıdan da fark vardır. Onlar uluslararası komployu tekrar geliştirmek istiyorlar, tasfiye etmek istiyorlar. Bu artık mümkün değildir. Türkiye ne yaparsa yapsın,  Kürt Hareketi’nin önünü alamaz, tasfiye edemez. Kim tasfiye etmek isterse kendisi tasfiye olur. Daha önce tasfiye etmek isteyenler ne hale geldilerse, Erdoğan ve Davutoğlu onlar da aynı hale düşecekler, hatta onlardan daha beter duruma düşecekler. Halkımız her şart altında kendisine sahip çıkmalıdır. Her parçada sahip çıkmalıdır. Hiçbir zaman kendi yerlerini, köylerini, şehirlerini, mahallelerini ve evlerini ülkelerini terk etmemelidirler. Ölünecekse de kendi evinde, toprağında, ülkesinde ölünmelidir; yaşayacaklarsa da buralarda yaşasınlar. Yaşam da, ölüm de, kendi ülkelerinin yerlerinin dışında olmamalı. Eğer insan kendi halkını, evini, ülkesine sahip çıkıp direnirse, onlar bizi öldüremezler. Eğer bizi öldürürlerse, onların karşısına daha güçlü çıkarız. Çiller de zamanında söylemişti; ya bitireceğiz ya bitireceğiz demişti. Ama kendisi bitti. Halkımız, Erdoğan ve Davutoğlu’na da bir kez daha bunu yaşatmalılar. Bunlara sessiz kalınmamalı. Her parça ayağa kalkmalıdır. Bu fiziki soykırıma karşı durmalılar. Kendilerine sahip çıkmalılar. Hiç bir parça şunu dememeli; orası Bakurdur, burada olmaz, dememeli. Bugün herhangi bir parçada ne yaşanıyorsa, tüm Kürdistan parçaları bundan etkilenmektedir. İyi de kötü de birbirini etkilemektedir. Kürt her yerde Kürt’tür. Bir parça tasfiye olursa diğer parçada da tasfiye gerçekleşir.

BAKUR HALKIMIZ TOPRAĞINI TERK ETMEMELİ

Kuzey (Bakur)Kürdistan’daki halkımız, hiçbir zaman evini, şehrini, köyünü, toprağını ve yurdunu terk etmemesi gerekir.  Nasıl diyorlarsa ‘Biz Kürtleri bitireceğiz, buraları alacağız, burası bizimdir, Kürt yok, en iyi Kürt ölü Kürt’tür’; inkarı ve imhayı dayatıyorlarsa, halkımız da buna karşı direnme hakkı vardır. Şu an Kürtler, Türkiye devletine karşı ne yaparlarsa hakkıdır ve meşrudur. Çünkü bunlar Kürtleri ortadan kaldırmak istiyorlar. Kürtler de kendini savunmak ve kendi toprağına sahip çıkmak için ne yaparsa hakkıdır. Kürtler eskiden beri burada yaşıyorlardı, Türkler sonradan buralara gelmiş. Eğer birisi o topraklardan çıkacaksa Türkler çıkacaktır.  Kimse kendini kandırmasın. Onun için Kürtler tarihine ve geleceğine sahip çıkmalı. Türkler, Kürtlerin kerametlerini ayaklar altına almak istiyorlar. Her şeyini alıp Kürdistan’ı mezarlığa çevirmek istiyorlar ve o mezarlıkları da bombalayarak ortadan kaldırmak istiyorlar. Kürtler, Kürdistan ve Türkiye başta olmak üzere, her yerde bütün varlığıyla buna karşı mücadele etmelidir. Bir şehir, helikopterin altında ve tankların bombalaması altında mücadele ediyor, her gün şehit veriyorsa, evleri yıkılıyorsa ve başka bir şehir ve köy bunu izleyip ‘Orada baskı var, burada bir şey yok’ deyip kimse kendini kandırmasın. Nerede Kürtlük adına bir örgüt oluşuyorsa, Türk devleti bütün imkanlarıyla ona karşı duruyor. İradesini kırıp teslim almak istiyor. Kürtlere karşı ne yaparlarsa kendilerine hak görüyorlar. O zaman Kürtlerin de buna karşı her türlü yolla mücadele etme hakkı var ve bunu yapmaları gerekiyor. Eğer her yerde halkımız Türkiye’ye karşı durursa, Türkiye kaybedecektir. Kürtler büyük bir başarıyla kazanacak ve insanlık için büyük bir kazanım sağlayacaklardır. (ANF Türkçe)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüsnü 13 ay önce

Kardeşlik yok artık