Cemil Bayık: Ne Rusya, ne Amerika yanlısıyız

Bayık, ''Türkiye oraya müdahale ediyorsa, oradaki Kürtlerden dolayı müdahale ediyordur. Bizim de görevimiz oradaki Kürt halkını savunmaktır. Elbette ki o zaman biz de müdahale ederiz. Biz de kuzeyde savaşı geliştiririz'' dedi.

Bayık, ne ABD ne de Rusya yanlısı olduklarını söylerken, uluslararası topluma 'Artık Kürtleri kullanalım derlerse yanılırlar, Kürtler eski Kürtler değil' diye seslendi.

Bayık'la Kandil Dağı'nda BBC Türkçe'den Mahmut Hamsici'nin yptığı söyleşinin ikinci bölümü şöyle:

Son dönemde ABD'den, Türkiye'yle birlikte Suriye'nin kuzeyinde operasyonlar yapabileceklerine dair sinyaller geldi. ABD'nin de içinde yer aldığı, Türkiye'nin de içinde yer aldığı, Cerablus'a yönelik olası bir operasyonda tavrınız ne olur?

ABD'nin ne yapmak istediği çok net değil. Türkiye'ninki nettir. Türkiye'nin bütün amacı Rojava devrimini boğmaktır. Uluslararası güçlerin Rojava'ya desteğini kesmektir. Türkiye ABD'yi ve uluslararası güçleri kullanmak istiyor. Ama ABD de Türkiye'yi kendi amaçlarına çekmeye çalışıyor. Burada tam bir uyumdan söz edilemez. Çelişkiler var. Kerry G-20 zirvesinden sonra dedi ki, 'biz Türkiye'yle Cerablus'a yönelik yeni bir takım hamleler yapacağız'. Davutoğlu 'hayır şu anda yapacağımız bir şey yok' dedi. Çünkü hala ABD'ye ve uluslararası koalisyon güçlerine YPG'yi ve PKK'yi kabul ettirmiş değil.

ABD ve Türkiye Cerablus harekatı konusunda anlaşırsa, tavrınız ne olur?

Eğer anlaşırlarsa biz de Türkiye'de mücadeleyi yükseltiriz. Ve Rojava Kürdistan'ındaki Kürtler de ve yine orada Kürtlerle hareket eden Demokratik Suriye Ordusu güçleri de elbette ki mücadeleyi yükseltir.

Son dönemde ABD'den, Türkiye'yle birlikte Suriye'nin kuzeyinde operasyonlar yapabileceklerine dair sinyaller geldi. ABD'nin de içinde yer aldığı, Türkiye'nin de içinde yer aldığı, Cerablus'a yönelik olası bir operasyonda tavrınız ne olur?
ABD'nin ne yapmak istediği çok net değil. Türkiye'ninki nettir. Türkiye'nin bütün amacı Rojava devrimini boğmaktır. Uluslararası güçlerin Rojava'ya desteğini kesmektir. Türkiye ABD'yi ve uluslararası güçleri kullanmak istiyor. Ama ABD de Türkiye'yi kendi amaçlarına çekmeye çalışıyor. Burada tam bir uyumdan söz edilemez. Çelişkiler var. Kerry G-20 zirvesinden sonra dedi ki, 'biz Türkiye'yle Cerablus'a yönelik yeni bir takım hamleler yapacağız'. Davutoğlu 'hayır şu anda yapacağımız bir şey yok' dedi. Çünkü hala ABD'ye ve uluslararası koalisyon güçlerine YPG'yi ve PKK'yi kabul ettirmiş değil.

ABD ve Türkiye Cerablus harekatı konusunda anlaşırsa, tavrınız ne olur?

Eğer anlaşırlarsa biz de Türkiye'de mücadeleyi yükseltiriz. Ve Rojava Kürdistan'ındaki Kürtler de ve yine orada Kürtlerle hareket eden Demokratik Suriye Ordusu güçleri de elbette ki mücadeleyi yükseltir.'Ne Rusya, ne Amerika yanlısıyız'

Rusya'nın Suriye denklemine daha etkili girmesinden sonra KCK ile Rusya arasında oluşan bir temas var mı?

Biz ne Rusya yanlısıyız, ne Amerika yanlısıyız. Biz orada üçüncü bir gücüz. Üçüncü bir çizgiyi yürütüyoruz. Biz derken Kürtleri kastediyorum. Rojava Kürtleri üçüncü bir çizgiyi izliyor. Ne dediler? Kim ki bizim statümüzü kabul ederse biz de onları kabul ederiz, onlarla birlikte hareket ederiz. Şimdiye kadar daha hiçbir güç Rojava Kürtlerinin statüsünü resmi olarak kabul etmemiştir. Dolayısıyla oradaki Kürtler ne Amerika ne Rusya'yla birlikte hareket edemezler. İlişkileri olur. DAİŞ'e karşı birlikte mücadele yürütürler. DAİŞ'e karşı kim mücadele etmek istiyorsa biz sonuna kadar onunla birlikte yürürüz.
'Artık Kürtleri kullanalım derlerse yanılırlar. Kürtler eski Kürtler değil'

O zaman Rusya'yla çok yeni, özel bir iletişim yok diyorsunuz...

Hayır, kim bizi kabul ederse biz onu kabul ederiz. Kim bizi kabul etmezse biz onu kabul etmeyiz. Öyle kimse artık Kürtlere taktik ilişki açısından yaklaşamaz. O dönem bitti. Artık Kürtlerle stratejik ilişki kuranlar kazanabilir. Yine eskisi gibi taktik ilişkiler geliştirelim, Kürtleri kullanalım, Kürtler iyi savaşçıdır, Kürtleri savaştıralım, ekonomik, askeri amaçlarımızı gerçekleştirelim derlerse burada yanılırlar. Kürtler artık eski Kürtler değil. Kürtler artık kaderlerini eline aldılar.

'Şengal'in merkezine Peşmerge sonradan geldi'

Şengal'in alınması süreciyle ilgili farklı haberler geldi. Şengal kim tarafından ve nasıl alındı?

Şengal'de DAİŞ saldırmadan önce binlerce Peşmerge vardı. DAİŞ saldırdığında o Peşmergeler tek bir silah patlatmadan bırakıp kaçtı. Şengal'i, Ezidileri DAİŞ'e teslim ettiler. PKK gerillası ve YPG, o koşullarda Şengal'e gitti. Ezidi halkını korudu, tahliye etti. Bir kısım halkı da Şengal dağına çekerek koruma altına aldı. Gerilla aylarca Şengal'de halkı korudu ve DAİŞ'e karşı savaştı. Daha sonra 8 Ekim'de Şilo Vadisine yönelik, gerillanın, YBŞ güçleriyle birlikte bir mücadelesi başladı. 8 Ekim'den bu yana DAİŞ'le kıran kırana bir mücadele var. Şilo Vadisi stratejik bir vadi. DAİŞ'in Irak'la Suriye arasındaki geçişini sağlıyor. Orada bir aydan fazladır direniş var. Peşmergesiz bu savaş yürütüldü.

Ve bu savaş giderek Şengal merkezinin kurtarılmasına dönüştürüldü. Bu yönlü gerilla harekete geçince Peşmergeler de geldi ve bir ortak buldu. Biz o zaman, KDP'ye ortak bir komutanlık kuralım, ortak bir savaş yürütelim DAİŞ'e karşı dedik. Maalesef KDP bunu kabul etmedi. Biz savaşı yine sürdürdük. Onlar da kendi savaşını yürüttü. Son Şilo Vadisi'nin önemli ölçüde ele geçirilmesiyle birlikte bir kısım gerilla şehir merkezine doğru gitti ve oradaki güçlerle birleşti. Şengal merkezinin özgürleştirilmesine girdi. Peşmergeler bir müddet sonra gelip katıldılar. Şengal merkezine Peşmerge böyle geldi. DAİŞ'le mücadele eden Kürtlerdir. Kürtlerde de esas PKK'dir, Rojava'daki YPG güçleridir. KDP, bu gelişme üzerine Şengal merkezine gelip giren, ortak olmaya çalışan bir güçtür.

'Tuzhurmatu'da PKK yok'

Tuzhurmatu'da yaşananlara yönelik KCK'nın bakışı nedir? Tuzhurmatu'da PKK var mı?

Tuzhurmatu'da Peşmerge güçleriyle Haşdi Şabi arasında yoğun çatışmalar oldu, her iki taraftan kayıplar oldu. Biz o çatışmalara karşıyız. Çünkü orada halkların, dinlerin çatışması var. Bizim Tuz Hurmatu'da herhangi bir gücümüz yok. YNK, KDP bizim de orada olduğumuzu söylüyor. Hatta bizim sloganlarımızı, afişlerimizi, posterlerimizi kullanıyorlar. Bununla Haşdi Şabi'yi de korkutmak istiyorlar. Biz bunu doğru da ahlaki de görmüyoruz.

'KDP'nin istihbaratı Türkiye'ye Kandil için bilgi veriyor'

Buraya, Kandil'e yönelik hava saldırıları sizi nasıl etkiliyor? Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin bu saldırılara yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu bombalamalar sadece havadaki keşiflerle yapılmıyor. Yerden de bazı istihbaratlar gidiyor. Halktan aldığımız bilgiler, KDP'nin istihbarat güçlerinin Türk istihbaratıyla ilişki içinde çalıştığı, bunların Türkiye'ye istihbarati bilgiler verdiği, Türkiye'nin hava ve yer istihbaratlarını, keşiflerini birleştirerek bu bombardımanları yaptığına dairdir. Bunu halk söylüyor. Hatta bazılarının isimlerini bile veriyorlar. Biz de bazılarını tanıyoruz. Verilen isimler gerçekten doğru.
Türk istihbaratına çekimlerle, fotoğraflarla bilgiler veriyorlar. Bombardımanlar yoğun yapılıyor. Gece, gündüz, bazen günde bir kaç kez yapılıyor. Bombalamalar elbette ki halkı etkiliyor. İster istemez bizi de etkiliyor. Ama, biz bu bombalamalara alışığız. Halk pek alışık değil. Halkın evleri, bahçeleri, hayvanları vuruluyor. Gerillanın şimdiye kadar ciddi bir kaybı olmadı. Sadece iki arkadaşımız Zergele bombardımanı köylülere yardıma gittiklerinde, vuruldular. 24 Temmuz'dan beri sürdürülen bombardımanlarda bir de kadın arkadaşımız şehit düştü. Bunun dışında herhangi bir kaybımız olmadı.

Söyleşinin birinci bölümü için tıklayınız
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.