Cemil Bayık: Gezi yeni bir ufuk açtı

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Türkiye demokrasi güçlerinin 2013 yılında önemli kazanımlar elde ettiğine işaret etti. Gezi direnişinin Türkiye demokrasi birikiminin harekete geçirilmesi olduğunu söyleyen Bayık, “Gezi Türkiye'nin demokratikleşmesinde yeni bir damar, yeni bir ufuk, yeni bir zihniyet açmıştır” dedi.

ANF’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Türkiye demokrasi güçleri açısından 2013 yılını değerlendirdi.

Türkiye’nin demokrasi ve devrimci demokratik hareket açısından önemli bir mücadele tarihine sahip olduğunu hatırlatan Bayık, Gezi Direnişini de “Türkiye demokrasi birikiminin harekete geçmesi” olarak nitelendirdi.

“Gezi, AKP gitsin demokratik bir Türkiye oluşsun hareketiydi” diyen Bayık bugün CHP’nin AKP’nin düştüğü durumdan faydalanmak istediğini, ancak demokratik bir Türkiye’yi hedeflemediğinin altını çizerek, “bugün CHP heveslenmiş. AKP’nin yerine kendisi iktidar olmak istiyor. Ben hegemonyamı kurayım diyor. Demokratik Türkiye'yi hedeflemeyen, hegemonya peşinde koşan her gücün sonucu AKP’den farklı olmayacaktır” diye konuştu.

Bayık, “Kuşkusuz ilk başlarda belirli yetersiz yaklaşımlar olmuştur. Acaba böyle bir süreçte Gezi Parkını güçlü desteklersek, tam içinde olursak süreç olumsuz etkilenir gibi kaygılar ortaya çıkmıştı. Bunlar doğru kaygılar değildi. Gezi direnişine gereken desteği vermemek, Gezi direnişini gerektiği gibi anlamamak, değerlendirmemek bir eksiklikti” dedi.

HDP’nin kuruluşuyla ilgili “böyle bir parti ya da demokratik hareket sadece bir ittifak, devrime destek verme gibi ele alınmamaktadır. Kesinlikle demokratik devrimimizin tamamlayıcısı ve bütünleyicisi olarak görülmektedir” diyen BayıkKuşkusuz gecikmiş bir projedir. Çok farklı çevreleri kapsayan böyle bir demokratik siyasi proje olmadan kimse Türkiye'de güç olamaz” diye devam etti.

Alevilerin de 2013 yılında hak mücadelesi yürüttüğüne dikkat çeken Bayık şöyle devam etti:

“AKP'nin hiçbir açılımı yoktu. Açılım dedikleri Alevileri de Kürtleri de kendi hegemonyasına hizmet edecek duruma getirmekti. Ya da hegemonya mücadelesi önünde engel olmaktan çıkarmaktı. Bu açıdan AKP'nin Alevilere yönelik herhangi bir açılımı olmamıştır. Alevileri olduğu gibi kabul etme zihniyetine kavuşmamıştır. Hala Kürtleri olduğu gibi Alevileri de asimile etme, Kürtleri zamanla kültürel soykırıma uğratmak istedikleri gibi, Alevileri de inanç soykırımına, kültürel soykırıma uğratmak istemektedirler”.

Cemil Bayık, 2013 yılına damgasını vuran Rojava direnişini de değerlendirdi. Kürtlerin birlik olarak Cenevre2 Konferansına katılması yönünde aldığı kararın olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Bayık, “Cenevre 2’ye gidilmesi konusunda ABD'nin de, Avrupa’nın da tavrı olumsuzdur. Rusya ilk başlarda Kürtlerin bağımsız olarak Rojava’ya gitmesini savunurken, bu söylemler tam pratiğe geçmemiştir. Türk devleti zaten Rojava devrimci güçlerinin Cenevre 2’ye gitmesini istememektedir. KDP ile ilişkili olduğu söylenen güçler ise sadece kendileri gitmek istemekte, kendileri dışında başka Kürtlerin, daha doğrusu Rojava’da etkin olan, Rojava’da kendi kendini yöneten, hatta geçici yönetim kurma çalışmaları yürüten PYD’nin de içinde olduğu Halk Meclisinin katılmasını istememiş ve engellemeye çalışmıştır” dedi.

Bayık şöyle devam etti:

“Rojava devrimi, demokrasiden çıkarı olan diğer güçler ve Arap demokratik güçleri birleştiğinde, Suriye'de hegemonik olmak isteyen güçlere karşı baskın çıkacaklardır. Onları daraltıp sınırlayacak ve demokratik Suriye'yi kuracaklardır. Kesinlikle demokrasiden çıkarı olan, ancak demokrasi içinde kendi varlığını ve özgür yaşamını güvenceye alan Kürtler, Dürziler, Hıristiyanlar, Alevi Araplar, demokrasiden çıkarı olan Sünni Araplar, gençler, kadınlar bir araya geldiğinde şu anda belli silahlı güce dayanarak Suriye'de etkili olmak isteyen hegemonik muhalif kesimleri geriletmek ve bu temelde de demokratik ve özgürlükçü Suriye'yi kurmak zor olmayacaktır”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.