Berkin'i polisler 'eyleme gitme' diye uyarmış!

Gezi Parkı gösterilerinde 16 Haziran'da başına gaz fişeğinin isabet etmesi üzerine ağır yaralanan, 269 gün sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan, bugün savcılıkta ifade verdi. Baba Elvan, oğlunun vurulmasından 11 gün önce, 5 Haziran'da İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne çağrıldıklarını, oğluyla beraber görüşmeye gittiğini ve oğlunun dört polis tarafından sorgulandığını söyledi.

Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; Sami Elvan, polislerin Berkin’e “Grup Yorum ’un konserlerine ve eylemlere gitmeni tasvip etmiyoruz, bunlardan uzak dur. Cezaevinde bir çok kişi var. Bir çok kişi hayatıyla bedel ödüyor. Sen de bunlardan biri olabilirsin” diye uyarıda bulunduklarını söyledi. Elvan, “Ben oğlumun bilerek öldürüldüğünü düşünüyorum” dedi.

Baba Sami Elvan, savcılıktaki ifadesinde, 15 Haziran Cumartesi günü Berkin’e mezuniyet töreni için kıyafet aldıklarını ve o gün gece saatlerine kadar Okmeydanı sokaklarında göstericilerle polis arasında çatışma yaşandığını, kendisinin sabaha karşı uyuduğunu ve kapının saat 07.39’da çalınmasıyla uyandığını anlattı. Dışarıdan bir kişinin “Berkin’in kafası kırıldı ve hastaneye götürüldü” dediğini belirten baba Elvan, ilkin sağlık ocağına, sonra da Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittiğini söyledi. Bugüne kadar karakolun önünden dahi geçmiş biri olmadığını anlatan Elvan, “Polisle hiçbir şekilde işim olmaz” dedi.

11 GÜN ÖNCE POLİSE ÇAĞIRMIŞLAR

Fakat Berkin’in vurulmasından 11 gün önce, 5 Haziran’da telefonla aranarak, oğlu Berkin’le ile birlikte Vatan Caddesi’ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini kaydeden Elvan, şunları söyledi: “Bir binanın içerisine girdik. Merdiven boşluğunda koltuklar vardı. Bir şahıs bizi alıp binanın üçüncü katına çıkardı. İçeri girdiğimizde bir bayan vardı. Sivil giyimliydi. Bay şahıslardan biri, ‘Ben de Aleviyim. Elazığlıyım, korkacak bir şey yok’ dedi. Daha sonra üç sivil erkek daha geldi. Bu şekilde, içerde dört erkek ve bir bayan polis memuru ile baş başa kaldık. Bay şahıslardan bir tanesi, Berkin’e sorular sormaya başladı. Grup Yorum’dan bahsettiler. Aslında kendilerinin de Grup Yorum’u sevdiğini fakat Grup Yorum’un devlete karşı geldiğini, Berkin’in Grup Yorum’u sevdiğini, konserlere gittiğini, eylemlere katıldığını, bunu tasvip etmediklerini söylediler. ‘Sen bunlardan uzak dur, baban işinde gücünde, çalışan bir insan’ şeklinde Berkin’e tavsiyelerde bulundular. Cezaevinde, Ferhat Gerçek de dahil birçok kişinin olduğunu, bunların sakat kaldığını, bir çoğunun hayatıyla bedel ödediğini söylediler. Berkin’e ‘Bunlara karışma, ailenle birlikte ol’ diye söylediler. Hatta Yürüyüş dergisini ve diğer dergileri gösterip bunların yalan yanlış olduğunu, gerçeğin devlet olduğunu söylediler.”

Kendilerini sorgulayan polis memurlarından ikisinin uzun boylu olduğunu anlatan Elvan, Elazığlı olan polisin açık tenli ve saçının kahverengi olduğunu belirtti. Berkin’e soru soran kişinin atletik yapılı olduğunu belirten Elvan, “Oğlumu emniyet biliyordu. 5 Haziran’da bizi Emniyet’ten çağırdıklarından bu anlaşılıyor. Sordukları sorulardan Berkin’i tanıdıkları anlaşılıyordu. Ben oğlumun bilerek öldürüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu. Başbakan’dan, İl Emniyet Müdürü ve Vali’den şikayetçi olduğunu belirten Elvan, “Başbakan eşimi terör örgütü diye yuhalattı” dedi.

ANNE ELVAN: O MİSKETLER ÇOCUĞUN OYUNCAĞIYDI

Anne Gülsüm Elvan, oğlunun 16 Haziran sabahı saat 07.00 sularında ekmek almak için evden çıktığını belirterek, şunları söyledi:

“Ben çay koydum. Ekmek almaya gidecektim. Ancak daha önceden ayağım kırıldığı için ‘Anne bir şey olursa kaçamazsın, ben kaçarım, koşa koşa gider gelirim’ dedi. Ancak aradan biraz zaman geçince kendisine kızdım. Çünkü zaman zaman gelmez, arkadaşlarına dalar. Tam ben çıkacakken zil çaldı. Birisinin Berkin’in kafasının kırıldığını söylediğini duydum. Bu çocuk yürümeyi bilmiyordu. Yürümesi koşar gibidir. Hareketli bir çocuktur. Ben düşerek yaralandığını düşündüm. Hastaneye geldiğimde kafasına gaz kapsülü geldiğini öğrendim” dedi. Anne Elvan, Başbakan Erdoğan ’dan şikayetçi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Ben çocuğumun tabutuna kırmızı bayrak serdim. Türk bayrağı bizim için semboldür ancak Pir Sultan Abdal geleneğinden gelen bir insanım. Bu nedenle kırmızı bayrağı sarmıştım. Ancak çocuğumun mezarına attığım, başımdaki tülbenttir. Ben çocuğumun mezarına bilye atarken silah diye atmadım. Arkadaşlarıyla oynadığı bilye ve misketleri attım. Hatta bilyeleri de ben atmadım. Berkin’in arkadaşları attı. Başbakan, ‘Emri ben verdim, polisler destan yazdı’ dedi. Bu nedenle kendisinden şikayetçiyim.”

TEM’İN AİLELERLE GÖRÜŞME PROGRAMI

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Emniyet Terörle Mücadelesi Daire Başkanlığı’nın uyguladığı bir program çerçevesinde, örgütlere katılımı önlemek veya bireyleri örgütlerden uzak tutmak amacıyla aileler ve çocuklarıyla görüşmeler yapıyor. TEM’in açıkladığı rapora göre; 2012 ve 2013 yıllarında PKK , DHKP/C ve MLKP’ye katılımı önlemek 13 bin 936 aileyle tek tek görüşme yapıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.