Ben ne Marksist olurum, ne de Ertuğrul Kürkçü İslamcı

Diyarbakır'ın bağımsız adaylarından, 'İslamcı' kimliğiyle anılan Yazar Altan Tan'a göre yeni bir parti mümkün.

BDP bağımsız adaylarla seçime girerken sosyalistlerden İslamcılara kadar geniş bir yelpazede ittifak oluşturdu. Birbirine zıt isimlerin bu çatı altında nasıl yer alacağı ise kamuoyunda merak uyandırdı. Bu yelpazeyi Diyarbakır’ın bağımsız adaylarından, ‘İslamcı’ kimliğiyle anılan Yazar Altan Tan ile konuştuk. Tan, “Bu ittifak, bırakın ayrılmayı daha da büyür. Hatta belki yeni bir parti kurulur” dedi.

Altan Tan ile Dicle Nehri kenarında bir tesiste buluşuyoruz. “Biraz önce gelseydiniz bölgenin bütün din önderleri buradaydı. Toplantı yaptık” diyor. Bölgedeki din önderlerinin BDP ve bağımsız adaylara bakışını sorduğumuzda Tan şunları anlatıyor:

“Bir siyasi partiye verilen oyları tek bir faktöre indirgemek siyaseten ve sosyolojik olarak doğru değil. Müslüman Kürtlerin, Türkiye’deki İslamcılara en büyük eleştirileri, ‘Siz ümmetçi değil Türk İslamcısısınız. Hatta bunun dozajını biraz daha arttırırsanız siz İslamcı değil faşistsiniz’ oldu. Bu millet şu an geldiği nokta itibarıyla Müslümanlığından da, Kürtlüğünden de vazgeçmek istemiyor” dedi.

“BDP kökende solcu bir parti, bu birlik nasıl sağlandı?” diye sorunca, Tan şunları anlattı:

“Benim adaylığım birçok Türk İslamcısını çıldırtıyor. Benim şu an üzerimdeki akımı tahmin edemezsiniz. Hakaretler, baskılar, gerilimler... Ben derin Kürt siyasetinin de çok memnun olduğu kanaatinde değilim. Ama gelinen bir nokta var. Dünya değişiyor, Ortadoğu değişiyor, Kürtler değişiyor.

Kürt siyasetinin de buna göre yeni bir siyaset ortaya koyması lazım. Bence Kürt siyaseti de bunu tartışıyor. Bizim yaptığımız ideolojik bir ittifak değil. Ben 40 yıllık İslamcıyım. Ben ne Marksist olurum, ne de Ertuğrul Kürkçü İslamcı olur. Biz iki şey için biraraya geldik. Birincisi demokratik bir Türkiye. Hepimizin derdi var. Solcunun da bir yeri ağrıyor, benim de ağrıyor, Alevinin de ağrıyor. İkincisi, Kürt sorunu çözülsün. Bunun da adını ‘demokratik özerklik’ koyduk. Demokratik Türkiye’yi yeni bir anayasayla, Kürt sorununu da özerklikle çözersek dindar olan dinine devam eder, Marksist olan da kendi yoluna...”

En çok merak edilen konulardan biri de seçimlerin ardından bu ittifakın sürüp sürmeyeceği. Tan bu konuda, “şu an bizim ayrılmamızı gerektirecek bir şey yok. Halk çok memnun. Bu ittifak, bırakın ayrılmayı daha da büyür. Hatta belki yeni bir parti kurulur. Şu an bunları dillendirmiyoruz. Seçimden sonra Türkiye’nin gerçek ana muhalefet partisi nasıl olabiliriz diye, bunu tartışmaya açacağız” dedi.

BU İŞ KARAKOLDA BİTER

Altan Tan, Başbakan’ın ‘Kürt oyları 2 puan eksik olsun, diğer taraftan 8 puan yüksek olsun’ hesabı yaptığını belirterek, bu nedenle milliyetçi bir söylem kullandığını öne sürdü. Tan, “Üç ay sonra Türkiye’yi yönetemeyecek bir hale gelebilir. Dağkapı Meydanı Tahrir Meydanı olduğu vakit yüzde 90 oy alacağız. Bunu niye göremiyor. Gelin uzlaşalım, yeni bir anayasa yapalım. Ama yapmazlarsa o zaman direneceğiz. Direnirsek kavga çıkacak. Bu iş karakolda biter” dedi.

Radikal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.