Avukatlar sokağa çıkma yasakları için AYM’ye başvurdu

Türkiye’nin birçok yerinden Ankara’ya gelen hukukçular, bölgede süren sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması ve yaşanan hak ihlallerine karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Bölge illerinde süren savaşın sonlandırılmasını belirten hukukçular, sokağa çıkma yasaklarının Kürtlere yönelik özel bir uygulama olduğunu söyledi.

Hukukçular sokağa çıkma yasağı uygulamalarının bir an önce kaldırılmasını talep etti.

Demokrasi İçin Hukukçular, Özgürlükçü Hukukçular Derneği, Halkevleri Hukuk Dairesi, Çağdaş Hukukçular Derneği, Mezopotamya Hukukçular Derneği’nin aralarında olduğu çok sayıda  avukat grubu  Türkiye’nin birçok şehrinden Ankara’ya geldi.

Sabah saatlerinde Ankara Adalet Sarayı önünde toplanan avukatlar buradan İncek’teki AYM binası önüne gitti. “Kuşatmalara ve insanlığa karşı suçlara son” pankartı taşıyan avukatlar, “Hepimiz Elçi’yiz öldürmekle bitmeyiz” ve”Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı.

Avukatlara CHP Ankara Milletvekilleri Ali Haydar Hakverdi ve Murat Emir de destek verdi.

AYM’ye sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması için yapılan kitlesel başvurudan sonra konuşan Avukat Özgür Erol, başvuruyu Cizre’de belediye işçisi İrfan Uysal’ın su arızası gidermek için Nur Mahallesi’ne gidip polis tarafından vurulması üzerine yaptıklarını söyledi.

‘KÜRTLERE DÖNÜK ÖZEL BİR UYGULAMA’

İrfan Uysal’ın yaralanma sonucu kolunu kaybettiğini ifade eden Erol, sokağa çıkma yasaklarının tamamen hukuka aykırı olduğunu belirtti.

AYM’nin sokağa çıkma yasağı uygulamalarını engelleyecek tek merci olduğunu kaydeden Erol, “Yasaklar birden fazla ilçede, iki milyon insanın yaşadığı bir bölgededir. Yaşanan hak ihlaleri de ihlal olmaktan çıkıp insanlığa karşı bir suç işlenmektedir” dedi.

Avukatlar adına ortak açıklamayı yapan ÖHD Ankara Şube Eş Başkanı Atiye Arıkan da, uygulanan sokağa çıkma yasaklarının temel hak ve özgürlüklerin korunması ve sınırlandırılması rejimine aykırı olduğunun altını çizdi.

16 Ağustos’tan bu yana bölge halkının başta yaşam hakkı olmak üzere tüm haklarının ihlal edildiğini söyleyen Arıkan, yasakların kaldırılması için defalarce idare mahkemesine başvurduklarını hatırlattı. Yasakların sadece Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerde uygulanmasının özel bir amaçla yapıldığını ifade eden Arıkan şu şekilde konuştu: “Mülki amirlikler tarafından sokağa çıkma yasaklarına ilişkin karar alınması ve uygulanmasının engellenmesi konusunda karar verilmesini talep etmek için buradayız.”

‘KATLEDİLENLERİN ÇOĞU ÇOCUK VE YAŞLI’

İHD Cizre Temsilcisi Avukat Abdülhekim Pusat da, Cizre’nin büyük bir abluka altında olduğunu dile getirdi. İnsanların yaşam güvencelerinin olmadığını söyleyen Pusat, “İnsanlar katlediliyor ve katledilenlerin çoğu çocuk ve yaşlı. Ekmek ve su gibi gıdalara erişim; sağlık hizmetlerine erişim bitmiş durumda.

Çocukların ama, süt, bez vb. ihtiyaçlara erişimi yok. Ben burada mahsur aldım ve evime, ailemin yanına gidemiyorum. Hukukun, adaletin bir an önce buna dur demesi gerekiyor. Daha fazla insan yaşamını yitirmeden bu abluka kaldırılmalı. AYM’yi, uluslararası kurumları göreve davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘İNSAN OLMAK BU ZULME İSYAN ETMEYİ GEREKTİRİYOR’

CHP Ankara Milletvekili Avukat Ali Haydar Hakverdi de eylemde söz alarak, Türkiye’de insanların katledildiğini, bu katliamlara başlanmadan önce ise hukukun katledildiğini ifade etti. “Hukuk iktidarın sopası haline getirildi” diyen Hakverdi, AYM’ye bir umutla bireysel başvuru haklarını kullanmak için geldiklerini belirtti.

Hakverdi, “Umuyorum ki iktidarın sopası olmamış hakimler ve savcılar özgürlüklerden, barıştan yana bir karar verir. Katliamlara karşı durmak için herhangi bir etnik sınıftan olmak gerekmiyor. İnsan olmak bu zulme karşı isyan etmeyi gerektiriyor. Zulmün karşısında durmak gerektiğni düşünüyorum. Katliamın bir an önce durdurulmasının istiyorum” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.