Aslı Erdoğan yazmıştı: “GÜNDEM özgürleşmeden, Türkiye özgürleşmeyecek”

Özgür Gündem gazetesine dönük başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazetenin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan, tutuklama talebiyle sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Tutuklanan yazar Aslı Erdoğan'ın Özgür Gündem'de 28 Haziran 2016 tarihinde “Yetmiş beş, yetmiş altı” başlıyla yayımlanan yazısının tamamı şöyle:

Teker teker saydım ölüleri... İlk kez bugün. Altı yıl önce, çok sıcak bir temmuz günü gelmiştim “Özgür Gündem’’e, gözden uzak bir cezaevinde yirmili yaşlarda bir KCK tutuklusu adliler koğuşunda yanarak can vermişti. Onu yazmak istiyordum. Hayatını ve ölümünü, gençliğini... El birliğiyle çakılmış, insan yağıyla parlayan kibriti... Geldim ve bu duvarın önünde kaldım.

Teker teker saydım ölüleri. Yetmiş beş . Musa Anter de burada, bu duvarda, Türkiye basınının ilk kadın genel yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz de, Metin Göktepe de... Altı yılda neredeyse her şey değişti bu kentte, bu semtte - artık inşaatlar yüzünden deniz bile görünmüyor- ama ölülerin yüzleri, bakışları hep aynı, sessizce gülümsüyorlar. Hemen hepsi çok genç, hep genç... Yüz yıllık bir gençlik ve ötesi... Son, sessiz bir ülke.

Duvarlardaki gazete kupürlerine bakıyorum, gazetelerin tümü farklı isimlerle yayımlanmış, kimi siyah beyaz. Özgür Gündem, Özgür Ülke, Ülkede Gündem, Yedinci Gündem, Yeni Gündem, Politika, Yeni Ülke, Yeni Bakış, Günlük... 21 Eylül 1992: Yazarımızı katlettiler. 4 Aralık 1994, Özgür Ülke bombalanıyor. Ersin Yıldız can veriyor, müdahale edilmeyen yangında 23 yaralı. Eylül 2001: Barış Yürüyüşü’ne gözaltı, dayak ve ölüm. 27 Haziran 2016: Bir tas su olalım. Lice ateş çemberi...

İki yıl önce Adana’da öldürülen dağıtımcı Kadir Bağdu’nun fotoğrafı tek başına, henüz afişe eklenmemiş. “Artık güncellememiz gerek,’’ diyor bir arkadaş, bütün gerçekçiliğiyle...

Dayanışma nöbeti yazım için bu güne dek elliyi aşkın isimle yayımlanmak zorunda kalan ‘Özgür Gündem’in upuzun baskılar tarihinden bir kaç ayrıntıyı derledim. (Hüseyin Aykol, “Kürt Medyasında Yirmi Yıl’’)

* 30 Mayıs 1992’de yayın hayatına başlayan ‘Özgür Gündem’, toplam 580 gün yayımlandı, 486 sayısına dava açıldı, gazetecilere 147 yıl hapis cezası verildi.

* 23 Nisan Nisan 1993’de Gurbetelli Ersöz yönetiminde tekrar yayına başlayan gazete, 8 ay geçmeden, 10 Aralık’ta, İnsan Hakları Günü’nde yüzlerce polis tarafından basıldı, çalışanlarına işkenceli gözaltında açlık grevine girdiler, Gurbetelli Ersöz hapis cezasına çarptırıldı.

* 28 Nisan 1994’de yayına başlayan ‘Özgür Ülke’, 2 Aralık gecesi bombalandı, Ersin Yıldız vefat etti, 23 çalışan yaralandı. Gazete 2 Şubat’ta mahkeme kararıyle kapatıldı, yedi yazı işleri müdürü tutuklandı.

* Nisan’da kurulan ‘Yeni Politika’ Ağustos’ta kapatıldı.

* ‘Ülkede Gündem’: Temmuz 97’de kuruldu, gazeteciler, dağıtımcılar tehditlere, gözaltılara, işkenceye maruz kaldı. Batman bürosu bombalandı. Ekim 98’de DGM tarafından kapatıldı.

* ‘Özgür Bakış’: Nisan 1998’de kuruldu, 125 sayısı toplatıldı, yazı işleri müdürü tutuklandı.

* Mayıs 2000: ‘2000’de Özgür Gündem’, davalar, hapis ve para cezaları... Eylül 2003: ‘Yeniden Özgür Gündem’, 545 günde 315 dava... Mart, 2004: ‘’Ülkede Özgür Gündem’’, 600 dava, yazı işleri müdürüne 16 yıl hapis cezası...Ocak 2007: ‘’Gündem’’, bir seneyi dolduramadan Genelkurmayın hedef göstermesiyle kapatılıyor... ‘’Güncel’’, ‘’Alternatif’’, ‘’Gelecek’’, ‘’Günlük’’... Kapatmalar, yayın durdurmalar...

2011 Nisan’ın da adına kavuşan “Özgür Gündem’’e bugün 200’den fazla dava açılmış durumda! GÜNDEM özgürleşmeden, Türkiye özgürleşmeyecek

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sabahattin Akdağcık 4 ay önce

"gündem özgürleşmeden, türkiye özgürleşmeyecek”... doğru söylenmiş bir söz. korkunun bu kadarını anlamak zor gerçeten. doğrular'dan korkmak, onlara nefes aldırmamak; nereye kadar? doğrular, denize atılan tahta gibidirler; batırmak için atarsın ama sen istemesen de su yüzüne çıkarlar.