Asistandır, insandır...

İstanbul Tabip Odası Asistan Hekimlik Komisyonu bugün kuralsız çalışma saatlerini ve hizmet ağırlıklı eğitim sistemini protesto etmek amacıyla bir eylem gerçekleştirdiler.

Taksim Eğitim Araştırma Hastanesi bahçesinde toplanan asistan hekimlerin eylemlerine Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu’nun yanı sıra öğretim üyeleri de destek verdi.

Eylem saat 13:00’de Taksim EAH önünden Taksim Meydanı’na yürüyüşle başladı.

“Asistan Hekim Köle Değildir”, “Nöbet Ertesi İzin Hakkımızdır” sloganlarıyla yürüyen hekimler, Taksim Anıtı önünde basın açıklaması yapmak üzere toplandılar.

TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan konuşmasında tıp eğitiminin önemine dikkat çekerek asistan hekimlerin yetkin birer uzman hekim olabilmeleri için eğitimlerinin verimli olması gerektiğinin altını çizdi. Asistan Hekimlerin yapmış olduğu bu mücadeleyi desteklediğini ifade etti. 

İTO Başkanı Prof. Dr. Taner Gören ise Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın tahrip ettiği alanların en önemlisinin tıp eğitimi olduğunu, bu sistemin niteliksiz hekim yetiştirmeye yönelik olduğunu ifade etti.

Yapılan konuşmaların ardından kamuoyuna mektup niteliğinde hazırlanan açıklama As. Dr. Ayşen Gürbüz ve As. Dr. Damla Kaçmaz tarafından okundu.

Açıklamada: “Sağlık hizmetinde üstlendiğimiz görevin sınırları belirsiz, hastaların teşhis-tedavi-takibinden tıbbi sekreterliğe, hastalara tıbbi malzeme bulunmasına kadar hastanelerin ara elemanı olarak biz asistanlar çalışıyoruz. Bu koşullar altında bir haftada çalıştığımız saatlerin toplamı herhangi bir iş konunda en kuralsız koşullarda çalışan birine kıyasla birkaç kat fazla: haftalık 120-130 saate varan çalışma süreleri içinde insan olmaktan çok uzaklaşıyoruz” denildi.

Ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Sağlık Bakanı diyor ki: araştırma hastanelerinde hekim başına 10, üniversite hastanelerinde 2 hasta düşüyor. Her gün onlarca hasta, servis takibi, acil nöbetler ile bunalan biz asistanlar, Sayın Bakan’la aynı ülkede yaşamıyoruz. Uzmanlık eğitimi vermesi gereken eğitim araştırma ve üniversite hastanelerinde poliklinik ve acil başına günde 100’den fazla hasta bakmaktayız. Bu yoğunluk neden gösterilerek almamız gereken uzmanlık eğitimi verilememektedir”

Sağlıklı eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğine de değinen Asistan Hekimler, poliklinik ve acillerde asistanların yalnız bırakılmaması gerektiğinin ve uzmanlarla birlikte çalışılması gerektiğinin altını çizdiler. Ayrıca asistanlar hizmet sunmanın yanında standart bir uzmanlık eğitimine tabi tutulmalı ve tüm bu işleyiş sağlık bakanlığı ve meslek örgütlerince oluşturulmuş komisyonlarca denetlenmelidir denildi.

Yapılan açıklamanın ardından hekimler Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Lisesi’ne yürüyüşe geçtiler.

Yürüyüş sırasında Meral – Zuhal Kardeşlere ait 1970’lerde popüler olan “Param Yok Pulum Yok” şarkısını kendilerine uyarlayarak söylemeleri adeta yaşamış oldukları sıkıntıları özetler nitelikteydi:

Param yok, pulum yok,
Malım mülküm olmasın ziyanı yok
Hastalar… Tek derdim…
İyileşmeleri benim servetim
Hasta çok, eğitim yok,
Malpraktis olmasın ziyanı yok
İyi tedavi, tek derdim,
İşte budur benim servetim
Hayat yok, uykum çok
İnsan olmayı unuttum ziyanı yok,
Çalışmak mecburiyetim
İşte budur benim derdim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.