Ali Fevzi Bir ifade verdi

Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın itirafları üzerine başlattığı, 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetler soruşturmasında, Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili olarak “şüpheli” sıfatıyla ifade veren Susurluk Davası sanığı ve Topal’ın eski iş ortaklarından Ali Fevzi Bir, önemli açıklamalarda bulundu. Özel Yetkili Savcılar Hakan Yüksel ve Mehmet Özgür’e yaklaşık 5 saat ifade veren Bir, Topal cinayeti ile ilgili olarak İstanbul’da Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy’ın yanısıra kendisi ve Topal’ın diğer iş ortağı Sami Hoştan’ın da gözaltına alındığını anlattı.

‘İstanbul’da kameraya aldılar’

Emniyet’te iki gün, Çarkın, Ersoy ve Yorulmaz’ın bir yerde, kendisi ile Hoştan’ın da ayrı bir yerde tutulduklarını belirten Bir, “Gözaltına alındıktan kısa süre sonra sorgulandım. 3-4 sayfa yazılı ifadem alındı. Polislerin de sorgulandıklarını yazılı ifadelerinin yanı sıra sorgunun kamera ile kaydedildiğini duydum. Ancak daha sonra bu ifadeler kayda geçmedi denildi. Anladığım kadarıyla Emniyet Müdürü dahil herkes o dönemde ifadelerin ortaya çıkmasından çekindi” dedi. Emniyet’te Oğuz Yorulmaz’ın kendisini sorgulayan polislere “Topal cinayetinin sebeplerini bizde aramayın. Biz zurnanın son deliğiyiz” dediğini işittiğini anlatan Ali Fevzi Bir, savcının “zurnanın ilk deliği kim oluyor, siyasetçiler mi?” sorusuna, “Bu herkes tarafından biliniyor” yanıtını verdi. İstanbul Emniyeti’nde Çarkın’ın kendisini sorgulayan polislere “1993- 1994 cinayetleri bize ait. Bizi sorgulamaya sizin gücünüz yetmez” dediğini, bu konuda Emniyet Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal’ın da bilgisinin olduğunu söyleyen Bir, Çarkın ve arkadaşlarının Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili itiraflarda bulunduklarını kaydetti.

Görgü tanığı korkutuldu

Bir, Topal cinayeti ile ilgili İstanbul Emniyeti’ne ihbarda bulunan tanığın, gözaltına alınan polisleri teşhis etmek için Emniyet’e getirilişi esnasında korkutulduğunu duyduğunu bu yüzden de tanığın polisleri teşhis etmediğini iddia etti. Bir, durumu şöyle izah etti: “Görgü tanığından tutun da emniyetteki herkes gözaltı esnasında panik ve korku içerisindeydi. Sanki Ankara’ya götürüleceğimizi en başından beri biliyorlardı. Ankara’ya götürülme kararımızı ise sorgudaki polisler emir yukarıdan gelmiş diye izah ettiler. Bizi İbrahim Şahin, Ankara’ya götürdü. İki gün Ankara’da kaldık, sorgulandık ancak bizi ne savcılığa ne de mahkemeye gönderdiler.”

‘Haraç istendiğini duymadım’

Bir, Adliye’den ayrılırken Taraf’ın “Topal cinayeti haraç için mi işlendi?” sorusuna “Ben haraç istendiğini duymadım. İlk kez sizden duydum” yanıtını verdi. “Ömer Lütfi Topal olayı mı soruldu?’’ sorusu üzerine de Bir, “İddialarla ilgili genel bir bilgi aldılar. Genel olarak, bildiğimiz, bilmediğimiz... Savcılar ifademe başvurdular. Başka bir şey yok. Biz gereken ifadeyi verdik” dedi.

Sami Hoştan: Kimse benden haraç alamaz

Susurluk ve faili meçhullerle ilgili Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel tarafından yürütülen soruşturmada ifade veren ‘Arnavut Sami’ lakaplı Sami Hoştan, “Kimse benden haraç alamaz” dedi. (TARAF)

Savcı, Hanefi Avcı’nın Ergenekon savcılarına verdiği ifadedeki “O dönemde mafyacı olarak bilinen Sami Hoştan, Ali Fevzi Bir, Abdullah Çatlı, Sedat Peker, Mehmet Hadi Özcan, Yaşar Öz gibi adamlar bire bir Veli Küçük ile irtibatlıydı” sözlerini sordu. Hoştan “Hanefi Avcı’yı tanımam” dedi. Öte yandan, Savcı Yüksel’in, Hoştan’a Susurluk Kazası’nın ardından Abdullah Çatlı’nın çantasını alıp almadığına dair sorular yöneltildiği, Hoştan’ın avukatı Rahmi Kuşçu’nun ise, “Bu iddialar gerçek dışı” dediği öğrenildi.

Savcılar ‘geçmişin’ peşinde

Bu arada soruşturmayı yürüten savcıların 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhullerden sorumlu tutulan şüphelilerle ilgili geçmiş dönemde yapılan soruşturma ve yargılamaların tamamını mercek altına aldı.

Anahtar Kelimeler:
Ali Fevzi Bir Ifade Verdi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.