‘Aleviyim dedi, hayatı karardı’

Alevi olduğunu söyleyen lise öğrencisi, tehdit ve kötü muameleye maruz kaldığı için okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Hakkında dava açılan öğretmen duruşmaya bile gelmedi. Avukatı, "Aleviyim deyince hayatı karardı" diyor.

Ayça SÖYLEMEZ / BİA

Lise öğrencisi Burak Kul, dört yıl önce Alevi olduğu için hakarete uğradı, tehdit edildi. Onu tehdit eden ve okuldan ayrılmasına neden olan edebiyat öğretmeni önce açığa alındı, ardından tekrar göreve döndü ve emekli oldu. Olayla ilgili dava ancak üç yıl sonra açılabildi, öğretmen duruşmaya bile gelmedi. Avukat Metin İriz, "öğretmenin korunduğunu, davanın üzerinin kapatılmaya çalışıldığını" söyledi.

DAVA ÜÇ YIL SONRA AÇILDI

Kasım 2007'de Büyükçekmece Ali Kul Çok Programlı Lisesi birinci sınıfta öğrenim gören 14 yaşındaki Burak'ın edebiyat öğretmeni Z.Y., "Bu sınıfta Alevi var mı?" diye sordu. İddianameye göre, Burak ayağa kalkıp "Ben Aleviyim" deyince, Z.Y. de "Alevi öğrencilerim benden çok çektiler" diye yanıt verdi.

Burak, birkaç gün sonra "derste konuştuğu gerekçesiyle" darba uğradı, doktor raporu aldı. Aile şikayetçi oldu ancak dava üç yıl sonra açılabildi.

Avukat İriz, sanık öğretmenin adres ve iletişim bilgilerini bile kendilerinin savcıya gönderdiğini, savcılık ifadesinin de olaydan üç yıl sonra alındığını söyledi.

"DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİNE AYKIRI"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Aralık 2007'de konuyla ilgili bir rapor hazırladı. Dönemin Komisyon Başkanı Zafer Üskül, "Bu olay, açık bir insan hakları ihlalidir; bu tür olaylarla karşılaştığımızda komisyon olarak olayların üzerine gideceğiz" dedi.

Rapor, ''Öğretmenin Ramazan ayında, sebebi ne olursa olsun oruç tutmayan bir öğrenciye, 'Neden oruç tutmadığını' sorması, din ve vicdan özgürlüğüyle bağdaşmaz'' değerlendirmesinde de bulundu. Üskül, "öğretmenin daha önce de öğrencileri dövdüğünü ve hakkında iki kez aylıktan kesme cezası verildiğini" açıklamıştı.

"İŞLEMLER ACİLEN SONUÇLANMALI"

Rapor, öğretmenin, olayın ardından önce başka bir okulda görevlendirildiği, daha sonra da açığa alındığı ifade ederek, öğretmen hakkında başlatılan işlemlerin en kısa zamanda sonuçlandırılması gerektiği dile getirmişti.

Z.Y., savcılıkta verdiği ifadede suçlamaları reddetti. Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde davanın ilk duruşması Şubat'ta yapıldı, Z.Y. bu duruşmaya da gelmedi. Avukat İriz, sanığın 16 Kasım'da görülecek ikinci duruşmaya getirilmesi için Emniyet'e yazı yazıldığını söyledi ve "Ancak bu duruşmaya da geleceğini sanmıyorum" diye ekledi.

"ÖNÜNDE KORUMA BANDI VAR"

İriz, "Bürokrasi ve yargı öğretmeni koruyor. Kendisinin önünde 'koruma bandı' var. Burak'ın 'Aleviyim' demesiyle hayatı karardı, eğitim öğretim hayatı bu baskı altında geçti. Bu olay okul başarısını da etkiledi, hala psikolojik baskı altında" diye konuştu.

Burak Kul'un babası Ziran Kul da bianet'e yaptığı açıklamada, ayrımcılığa maruz kaldıklarını, Burak'ın olayın ardından iki ayrı okul değiştirdiğini söyledi ve "Öğretmenin kendi çocuğunun başına bunlar gelse ne yapardı?" diye sordu. (AS)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.