Alevilerin de mal varlıkları istendi

CHP’li Aygün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, "Uzlaşma arayışından meydanlarda "Yuhalanmaya" AKP hükümetinin Alevi politikaları" başlıklı raporu açıkladı.

Alevilerin sorunlarını içeren 22 sayfalık raporda 5-12. Sınıflarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında yer verilen Alevilik konularındaki eksiklikler ve yanlışlar sıralandı.

Aygün, ders kitaplarında Aleviliğin asimile edilmesine yönelik yanlış bilgiler bulunduğunu öne sürerek "Kitaplarda tanımlanan Alevilik, bizim bilmediğimiz bir Alevilik" dedi. Aygün, ders kitaplarında yer alan bazı bilgilerin ve fotoğrafların doğru olmadığını belirterek, "kültür" adıyla anlatılan bilgilerin Aleviler için aslında "ibadet" olduğunu söyledi.

Rapordan ayrıntılar şöyle:

'DİN KÜLTÜRÜ KİTAPLARI'

"-Allah inancı tümüyle Sünni Müslümanlıktaki Allah inancı olarak anlatılmaktadır. İnsanı Hak'ta, Hak'kı insanda gören anlayışa hiçbir şekilde yer verilmemiştir.

-Kitabın tamamında Sünni Müslümanlığın temel dini kavram ve terimleri olan Cami, Namaz, Ramazan Orucu, Ezan, Müezzin, Vaiz vb. büyük ölçüde yer almaktadır. Alevilik ile ilgili Ana, Pir, Rehber, Mürşid, Baba, Zülfükar gibi kavramlar yoktur.

-Kitapta dini bayramlar olarak sadece Ramazan ve Kurban Bayramına yer verilmiştir. Nevruz, Hıdırellez, Gadirhum Bayramı dini bayram olarak kabul edilmemiş ve kitapta yer bulamamıştır.

-Sünni Müslümanlığın ibadet biçimi olan günlük beş vakit namaz uygulaması geniş bir biçimde kitaba konulmuştur. Ama Aleviliği çağrıştırdığı söylenebilecek hiçbir unsur bulunmamaktadır.

-Türklerin Müslüman oluş süreci işlenirken Araplarca gerçekleştirilen Türk katliamlarına hiç değinilmemiş ve tarih çarpıtılmıştır.

-Hacı Bektaş Veli anlatılırken fahiş bir hataya yer verilmiştir. Hacı Bektaş Veli'nin "Makalat" adlı eserinin bulunduğu ve bunun "nefes" adı verilen ilahilerden oluştuğu ifade edilmiştir. Oysa, "Makalat" Arapça olarak ve makale / nesir biçiminde yazılmıştır; nefes şeklinde yazılmış değildir. Bu konu çok tartışmalıdır. Makalat'ı Hacı Bektaş'ı Veli'nin yazdığı hususu bile itiraz edilen bir konudur.

-Alevilerin Muharrem ayında oruç ve yas tutmaları, aşure pişirip dağıtmaları gelenek olarak belirtilmiştir. Muharrem orucu Aleviler için "farz hükmünde" bir yas orucudur. Bunlar Alevilikte bir gelenek değil doğrudan doğruya bir ibadettir.

-Devriye, Tenasüh, Don Değiştirme gibi inançlar kitaba dahil edilmemiş, dolayısıyla Alevilik sansürlenmiştir.

-Ölüm ve öteki dünya anlayışı yer almamıştır. Sünni Müslümanlıktaki "farz", "sünnet" gibi terimler Alevilik için de aynen kullanılmaktadır. Oysa bu terimler Alevilikte kullanılmaz.

-Cem ve cemdeki On İki hizmet yine gelenek olarak tanımlanmıştır. Oysa, Alevilik inancına göre cem bir ibadettir. Cemevi de Alevilerin ibadethanesidir. Semah da 'gelenek' değil ibadettir.

-Atatürk'ün din öğretiminin okullarda yapılmasını istediği iddia edilmektedir. Böylece tarih çarpıtıldığı gibi 'zorunlu din dersi' savunusu yapılmaktadır. Oysa Atatürk 1933'te okullardan din dersini tümüyle kaldırmıştır.

-Hz. Ali üzerinden namaz telkinine devam edilmiştir. Buna karşın cem, muharrem orucu, semah gibi konulara hiç değinilmemiştir.

- Alevilik, Sünni tarikatlar olan Kadirilik ve Nakşibendilik ile aynı ana başlık altında ele alınmış böylece Sünni tarikatlarla bir tutulmuştur. Oysa Alevilik dini terminoloji açısından bakıldığında Kadirilik ve Nakşiliğin değil Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbeliliğin mukabili olan bir dini akımdır."

İADE EDİLMESİ ZORUNLU ALEVİ MALVARLIKLARI

Hacı Bektaş Veli Türbesi ve dergahının Aleviler için bir tür "Hac merkezi" işlevi gördüğünün belirtildiği raporda, "Aleviliğin en önemli merkezlerine ziyaretçi statüsünde ve ücret karşılığı girmeleri kabul edilemez. Dergâhın asıl sahibi Alevi topluluklardır ve asıl sahiplerine teslim edilmelidir" denildi. Tunceli başta olmak üzere Erzincan, Sivas ve Malatya gibi Anadolu'nun pek çok yerinde var olan Alevi Ocakları'nın ve Ziyaretleri'nin de Gayrı Müslimlerin el konulan malvarlıklarının iadesine karar verilmesine benzer bir yol ile çözülmesi istendi. Rapora göre Alevilere ait 3 şehirde 18 dergâh, 34 şehirde 167 tekke bulunuyor.

Raporda AKP iktidarı döneminde müftü, vali, belediye başkanı ve diyanet yetkililerinin Alevilerle ilgili ayrımcı ve dışlayıcı söz ve demeçlerine de yer verildi. Raporda Başbakan Erdoğan'a ait sözler şöyle sıralandı:

"-'Çorumun Ebusuud Efendisi ile Gurur duyuyorum'

-'Eğer gemilerimiz Gazze'ye giderse alnından öperim' diyor, kusura bakma ben bu lekesiz alnımı senin o kirli dudaklarına öptürtmem.'

-'Artık dedelerden talimat alarak atama yapma dönemi bitiyor'

-'Artık yargı ideolojik davranmayacak. Bana davrandı. Çünkü ben bizzat bunun bedelini ödedim. Yargıtay'da maalesef belli bir mezhebi grup bu noktada öyle yaklaştı.'

-'Neden göğsünü gere gere 'ben Dersimliyim' diyemediğini anlamakta zorlanıyoruz. Niye bundan çekiniyorsun? Niye?'

-'Biliyoruz ki Sayın Kılıçdaroğlu Alevilik kültürüyle yetişmiş bir insandır, Alevidir ancak Hacı Bektaş-ı Veli'ye saygılı olması gerekir. Hacı Bektaş-ı Veli ne diyor, 'Eline diline beline hakim ol' diyor, 'Edep yahu!'

-'Kendisi hani Alevilik kültüründen gelen birisidir ya... Hani Alevilik vardır ya kendisinde... Kendisine Hacı Bektaş-ı Veli'yi hatırlattık.'

-'Başkalarının inancı, kökeni üzerinden siyaset yapmadık" (dedikten kısa bir süre sonra)

-'Kendisi Hacı Bektaş-ı Veli'nin malum Alevilik kültüründendir ya...'

-'Eğer Alevilik Hazreti Ali Keremallahü Veche'yi sevmekse, ben Alevilerden daha çok Aleviyim. Ama bunların yaşamında Hazreti Ali var mı? Hazreti Ali gibi yaşamak var mı? Yok. Hazreti Ali nerede, bunlar nerede'

-'Cem evleri cümbüş evidir' (Başbakan Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde)

-'Yoksa Suriye'ye mezhep dayanışması nedeniyle mi destek veriyorsunuz?' (AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik)"  (Milliyet)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.