Alevilerin açlık grevi 10. gününde: Doğu'da yaşananlara Batı’dan ses veriyoruz

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde Ankara’da 'Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin' sloganıyla 30 Aralık’ta başlatılan açlık grevi 10. gününe girdi.

Açlık grevine katılanlar Güneydoğu’da süren sokağa çıkma yasakları, operasyonlar ve çatışmalara karşı Türkiye’nin batısından bir ses vermeyi amaçladıklarını belirtirken Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün, muhalefetin çatışmalı sürece doğrudan bir tavır takınmaması sebebiyle bu eylemi başlattıklarını ifade etti.

Düzgün, Sputnik’e yaptığı açıklamada “Normalde bu tür eylemleri siyasi akıl yapar, bizim gibi inanç örgütleri de onlara destek verir, katkı sunar. Ama bu ülkede böyle bir siyasi iradenin ortaya çıkmayışından kaynaklı, zorunlu olarak biraz da mecburiyetten bu ülkenin sorunlarına parmak basmak için böyle bir eylem başlattık” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu ve birçok Alevi derneği, 30 Aralık’ta Güneydoğu’da yaşanan çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle halkın temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini, aralarında çocukların da bulunduğu birçok sivilin çatışmalarda yaşamını yitirdiğini belirterek “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin” sloganıyla üç günlük açlık grevi başlatmıştı. Federasyon, 2 Ocak’ta açlık grevine süresiz ve dönüşümlü olarak devam edileceğini duyurmuştu.

'ALEVİ TOPLUMU BU GİDİŞATA SESSİZ KALAMAZDI'

Federasyon Başkanı Düzgün, Suruç katliamının ardından Türkiye’de siyasetin rayından çıktığını ve adeta bir ‘savaş’ ortamına sürüklendiğini ifade ederek “Alevi toplumu bu gidişata, bu olumsuz duruma sessiz kalamazdı, çünkü kendi tarihine ihanet olurdu. 1400 yıllık bir toplumun birçok katliam, zulüm, sürgün yaşamasına rağmen kendisini bugüne taşımayı becerebilmiş ve ısrarla da sürekli birlikte yaşamayı savunmuş bir toplumun, yanı başındaki bir halkın yok edilmesine, sürgüne gönderilmesine, öldürülmesine razı değil” dedi.

‘BU ALEVİYİ DE SÜNNİYİ DE YAKACAK BİR ATEŞ’

Eylemlerinin bir dayanışmadan ibaret olmadığını belirten Düzgün, “Bu eylem tam da bu katliamların durması için, bu ülkede yaşayan halkların birbirini boğazlamaması için, —bir iç savaşa doğru giden bir gidişat var- bunu durdurmak amacıyla kendimiz için, tüm Türkiye’de yaşayan insanlar için yaptığımız bir eylem. Birçok insan bu dayanışma eylemi mi diyor, ama değil. Tam tersine, biz bu ülkede yaşıyoruz ve bu ateş hepimizi yakacak. Aleviyi de Sünniyi de yakacak bir ateştir. Bu nedenle açlık grevine başladık” diye konuştu.

‘BÜTÜN TOPLUM KESİMLERİ BİR KIVILCIM BEKLİYORMUŞ’

Başlangıçta üç gün öngörmelerine karşın eyleme neden devam ettiklerini de anlatan Düzgün, “Bir anlamda bütün toplum kesimleri bir kıvılcım bekliyormuş. Bir anda bütün Türkiye’ye yayıldı, 23 şehirde açlık grevleri yapılıyor, Avrupa’nın da dokuz ülkesinde açlık grevleri başladı. Avrupa Parlamentosu önünde çadır kurulacak, oradaki vekillere Türkiye’de yaşanan sorunla ilgili bildirimde bulunulacak. Şu an süresiz dönüşümlü açlık grevi yürüyor” dedi.

'MUHALEFETTE BÖYLE BİR İRADE ORTAYA ÇIKMADIĞI İÇİN BU EYLEMİ BAŞLATTIK'

Düzgün, eylemdeki amaçlarını savaşın durması, sorunların müzakere yoluyla masa başında konuşulabilmesini ve savaş karşıtı olan bütün kesimlerin bir araya gelip ortak hareket etmesini sağlamak olduğunu belirtirken muhalefetin bu yönde bir irade koymayışı nedeniyle bu eylemi başlattıklarını ifade etti ve şöyle konuştu:

“Normalde bu tür eylemleri siyasi akıl yapar, bizim gibi inanç örgütleri de onlara destek verir, katkı sunar. Ama bu ülkede böyle bir siyasi iradenin ortaya çıkmayışından kaynaklı, zorunlu olarak biraz da mecburiyetten bu ülkenin sorunlarına parmak basmak için böyle bir eylem başlattık.”

“Esas beklenen doğrudan siyasi partilerin merkezi anlamda bu savaşa karşı tutum takınmaları” diyen Düzgün, HDP’nin bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini ancak CHP’nin bu tür bir eyleme hazırlıklı olmadığını gördüklerini ifade etti. “Her gün insanların öldüğü bir ülkede siz anlık politika üretmek zorundasınız eğer bir siyasi partiyseniz. Orada bir eksiklik gördük” diyen Düzgün, milletvekilleri düzeyinde ise birçok CHP’li milletvekilinden destek gördüklerini ifade ederek bunun da sevindirici olduğunu kaydetti.

‘ÖLÜMLERE ALIŞTIRMA POLİTİKASINA KARŞI ÇIKMALIYIZ’

Düzgün, açlık grevini bir üst eylem boyutuna taşıyarak demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerle ortak farklı bir barışçıl eyleme dönüştürmeyi amaçladıklarını, eylemlerinin önümüzdeki günlerde çeşitleneceğini söyledi.

Düzgün, “Bugün baktığımızda onlarca insan ölüyor, bebekler ölüyor. Ama bir suskunluk, kabulleniş var, ölümlere alıştırma politikasından kaynaklı alışkanlık var. Bunu bizim kırmamız lazım. Alevi inancının merkezinde insan vardır. Bu kadar insana kutsallık addeden bir inancın insan ölümüne sessiz kalması kendi inancına ihanettir. Biz bunu kabul edemeyiz” diye konuştu.

‘BU VAHŞETE TÜRKİYE’NİN BATISINDA DA KARŞI DURULMALI’

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun genel merkezinde açlık grevi dönüşümlü olarak sürüyor.

Açlık grevine katılan Ankara Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanı Songül Çelik, Sputnik'e yaptığı açıklamada, Alevilerin ülkenin güneydoğusunda yaşananlara karşı durduğunu ifade ederek “Bu ülkede kadim halklar birer birer yok oldu. Herkesin bir hikayesi var, ‘Benim Ermeni, Yahudi, Rum komşum vardı’ diye anlatıyor. Şimdi gitti onlar, bu sistem, devletler, hükümetler kendilerini sürdürmek için halkları yok ettiler birer birer bu ülkede. Şimdi sıra Kürtlerde. Eğer bu ülkede batı yakasında bu vahşete karşı durulmazsa yarın o hikayelere yeni bir hikaye eklenir, ‘Benim bir Kürt komşum vardı’ denir” dedi.
Çelik, “Bugün oradaki kardeşimize elimizi uzatıp katliama karşı durmak hepimizin boynunun borcudur. Bu ülkede bütün halklar şu anda bir sınav veriyor. Bu sınavı geçerlerse özgürlükler bu ülkeye gelecektir. Sınavı vermezlerse bir karanlık devam edecektir” diye konuştu.

Açlık grevine katılan Cebrail Aslan ise Alevilerin böyle bir eylem yapmasının tarihi bir önemi olduğunu ifade ederek “Türkiye’deki mevcut demokrasi cephesini, sol sosyalist cepheyi de birleştirir ve burada bir irade oluşturabilirsek bu katliamın önüne geçebilir ve AKP’nin saray sultasını yenebilir ve bu ülkede barışı egemen kılabiliriz” dedi.

‘ARTIK BATIDAKİ İNSANLARI KANDIRAMAYACAKLAR’

Demokratik Alevi Derneği üyesi Hüsniye Kart ise eylemleriyle Güneydoğu’da yaşananlara karşı batıdan bir ses verildiği ifade ederek “Tam da zamanında yapıldı, daha geç olsaydı geç kalınmış olurdu” dedi. AK Parti’nin 7 Haziran seçimleri sonrası “Biz iktidara geldiğimizde terörü durduracağız, huzurlu bir ortam yaratacağız” dediğini ancak 1 Kasım’dan sonra ölümlerin devam ettiğini ifade eden Kart, Güneydoğu’da sokağa çıkma yasağının bulunduğu ilçelerde 50 gündür defnedilmemiş cenazelerin bulunduğuna dikkat çekerek “Sivil halkı katledip sivil halka terörist diyorlar. Batı kamuoyunu da yalanlarla aldatarak insanları susturmayı bugüne kadar başardılar ancak bundan sonra Alevilerin bu mücadeleye sunduğu katkıyla artık insanlar gerçekleri görecek ve susmayacak” diye konuştu.

‘TARİFİ OLMAYAN BİR SAVAŞ ORTAMINDAYIZ’

Açlık grevine katılan HDP Ankara İl Yönetimi’nden Hazal Yaşacan da “Gezi’den Cizre’ye, Varto’ya uzanan bir yol var ve hiç sandığımız kadar uzak değil iki bölge birbirine. Oradaki insanların sesine ses katmak için yapabileceğimiz pek çok şeyden bir tanesi açlık grevi yapmak. Ama sokaktaki insana da bir çok görev düşüyor. En yakınlarımızdakine, komşularımıza ya da sosyal medya aracılığıyla herkese bu katliamı anlatmak, onların sesine ses vermek zorundayız. Zaten kadın katliamlarının sıradanlaştığı bir ülkede yaşıyorduk. Ama 24 Temmuz’dan bu yana Varto’daki sokağa çıkma yasağıyla birlikte artık tarifi olmayan bir savaş ortamında yaşıyoruz. Çok kaygılıyız, çok öfkeliyiz. Öfkemizin artık bizi ayrı ayrı yerlerde içimizi yemesinden ziyade bir arada bulunarak göstermek zorundayız Kürtler, Aleviler, ezilen bütün kesimler ve en çok kadınlar olarak” diye konuştu.

Alevilerin başlattığı eyleme bir Sünni olarak destek verdiğini belirten Bedriye Irmak ise, “Bizler, insan olan, Kürt mü Türk mü Alevi mi Sünni mi o kimliğe takılmadan biz batıdan, Türkiye metropollerinden 7 Haziran’ın ruhunu nasıl yakaladıysak, başkan yaptırılmadıysa, bu halklar tekrar bir araya gelip bu zalime karşı direnmeye çağırıyoruz. Buradan bütün halklara, özelinde de kadınlara çağrımızdır” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.