Alevi dedeleri toplandı: Bu son tren!

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Merkezi’nde Alevi Dedeleri Günü yapıldı. Toplantıda, çözüm paketi, Cami-Cemevi tartışması gibi konular ele alındı. Toplantıda bir konuşma yapan Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, hem ülke genelinde hem de kendi içlerindeki nedenlerden dolayı toplantı düzenlediklerini ifade ederek, "Herkesin dünya nimetlerinden eşit yaralanması için, eşit yurttaşlık, kamusal alanda eşitlik, adalet istiyoruz demek için burada toplandık" diye konuştu.

Hacı Bektaş Veli Postnişini Veliyettin Ulusoy ise çok tehlikeli bir safhadan geçtiklerini belirterek Alevilere şu çağrıda bulundu: "Bu dönemi elele aşmalıyız, tarihte olduğu gibi birlik olarak aşabiliriz yoksa erozyona uğrarız. Bu bizim son şansımız, bugün burada sorunlarımızı aşmamız lazım".

“ANAYASADAKİ YERİMİZE BİZ KARAR VERELİM”

Türkiye’nin dört bir yanından Alevi dedeleri ile inanç önderleri Cami-Cemevi-Aşevi projesine karşı bir araya geldi. Bu projenin Alevilere sorulmadan hayata geçirildiğini belirten dedeler, Alevilere yönelik talep ve sorunlara karşı inisiyatif alarak mücadele programı çıkaracaklarını açıkladılar.

Dedeler, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda Alevi kurumunun yaptığı çağrıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi konferans salonunda bir araya geldi.

İlk olarak konuşan PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, Başbakan Erdoğan tarafından dillendirilen ve önümüzdeki günlerde açıklanacak olan ‘demokratikleşme paketi’ne atıfta bulundu. Bülbül, “Bu paketlerde bize dair söylemler ve ifadeler var. Lakin bu söylemlerin bizim hak ve taleplerimizi içermediğini biliyoruz. Biz Alevi kurumları olarak belirlediğimiz programlar çerçevesinde mücadele etmeye başlayacağız” diye konuştu.

DEVLET ALEVİSİ YARATMA ÇABASI

Bülbül'ün ardından konuşan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir de, AKP hükümetinin iktidarda olduğu süre içerisinde çok sayıda Alevi açılımı yapıldığını şimdiye kadar yapılanların hepsinin de asimilasyoncu ve ‘devletin Alevisi’ni yaratma girişimlerinden ibaret olduğunu anlattı.

‘KİM BU ALEVİLER?’

AKP hükümetinin yeniden bir açılıma giriştiğini kaydeden Demir, “Bu açılım Alevi açılımı ama içerisinde ne hikmetse Aleviler yok. Başbakan her fırsatta Alevi önderleri ve liderleriyle konuştuğunu söylüyor. Ben çok merak ediyorum bu görünmeyen Alevi liderleri, önderleri kimdir” diye sordu. Demokratikleşme paketi hazırlanırken de Alevilere danışılmadığını söyleyen Demir, devletin alevileri asimile ederek, devletin alevisi yapmak istediğini vurguladı. Alevi örgütleri olarak miting kararları aldıklarını hatırlatan Demir, Ekim ayında yapılacak mitingler için de çalışmaların hızlandırılmasını istedi.

‘BU TEHLİKELERİ AYLAR ÖNCESİNDEN BİLİYORDUK’

Kurum temsilcilerinin konuşmasının ardından Postnişin Hürrem Veliyettin Ulusoy da söz aldı. Gelinen süreci vahim olarak nitelendirdi. Ulusoy, “Anayasa yapılıyor biz yokuz. Bizimle ilgili kararlar alınıyor biz yokuz. Sessiziz. Biraz da kendimizi kritize edelim” dedi. Ulusoy, “Cemevi ile caminin aynı avlu içinde yapılacağına, anayasanın neresinde olacağımıza biz karar vereceğiz” diye konuştu.

Sorunların ve çözüm yollarının masaya yatırılarak komiteler eşliğinde bir yol haritası çıkarılmasını öneren Ulusoy, “Dostlar çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Bilançoya baktığımızda elimizde hiçbir şey yok. Eğitim yok. Dergahlarımız bile elimizden alındı. Bu son tren, son toplantı. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız” dedi.

Ulusoy’un konuşmasının ardından inisiyatif dedelere ve inanç önderlerine verildi. Divan kurulu oluşturan dedeler neler yapılacağının tartışmaya açılmasını, açık kürsü oluşturulmasını önerdi. Toplantının bu bölümü basına kapalı olarak devam etti. Dedeler, çıkan sonuç ve kararların daha sonra kamuoyuna duyurdular:

22 EYLÜL 2013 ALEVİ KURUMLARININ ÇAĞRISI ÜZERİNE YAPILAN

MÜRŞİT, PİR, DEDE, ANA TOPLANTISI

SONUÇ BİLDİRGESİ

Mürşitler, pirler, dedeler, analar olarak Alevi Kurumlarının Çağrısı üzerine “Yol Cümleden Uludur” diyerek Ankara’da toplandık.

Tarih boyunca, devletler ve iktidarlar, Aleviliği asimile etmek ve Alevileri yok etmek için türlü oyun, hile, haksızlık, baskı, zulüm ve katliamlara başvurmuştur. Alevi Toplumu bunların acısını çekmiş ama bunlara karşı durmasını da direnmesini de bilmiştir. Lakin, kimi zamanlarda Alevilerin içinden çıkan iktidarlarla/Devletle işbirliği yapan ve ne yaptığını bilmeyen kişi ve kurumlar Aleviliğin asimile edilmesine hizmet etmiştir. “Cami, Cemevi İç, İçe Projesi” asimilasyon yoluyla toplumları, inançları kirletmek, onlara saygısızlık yapmak, nasıl inanmaları gerektiğini toplum mühendisliği yoluyla yeniden inşa etmektir. Cem Vakfı’nın üstlendiği misyon, bu hükümetin sahte açılımlarla, çalıştaylarla başta Aleviler olmak üzere toplumun her kesimini hızla tek tipleştirme çalışmasıdır. Her iki inanç açısından da bu projenin bir meşruiyeti ve hakkaniyeti yoktur. Arsasından, imar projesine, temelinden, harcına kadar yöntemi korsan zihniyeti gayrı meşrudur!

Alevi Sorunu, büyük bir siyasi sorundur, yapay tartışmalarla, anti demokratik yöntemlerle çözülemez. AKP Hükümeti sorunun çözümü için samimi bir yaklaşım içinde değildir. Alevi Toplumunun sorunlarını anayasal ve yasal düzlemde çözmek yerine, kendine göre bir Alevilik tanımı yaparak Aleviliği bitirmek istiyor. AKP Hükümetinin “Demokrasi paketi” Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyacını karşılayacak kadar gerçekçi ve açık değildir. Hükümetin demokrasi paketinden bizim için hak ve özgürlükler, adalet ve toplumsal barış çıkmaz, ancak bizim için yine demokrasi mücadelesi çıkar. Hükümetin “Barış ve kardeşlik” projesi olarak öne sürdüğü proje toplumumuz üzerinde bir politik deneme amacı taşıyor. Bu tür çalışmalar Türkiye toplumunun, Türkiye’deki etnik ve inançsal kimliklerin demokratik ihtiyaçlarını karşılamak yerine toplumu çatışmaya sürükleyecektir. AKP Hükümeti toplumumuzun haklı beklentilerini karşılamak yerine etnik, inançsal ve kültürel asimilasyon çalışması yapıyor. Alevilerin anayasadan beklentileri açıktır. AKP Hükümetinin bu talepleri karşılamaktan kaçındığı ve demokratik çözüm bulmak istemediği ortadadır. Bu nedenle uluslararası sözleşmelerden ve inancımızın, yolumuzun meşruiyetinden, hakkaniyetinden kaynaklanan demokrasi ve eşit yurttaşlık mücadelemize devam edeceğiz. 

Alevi Toplumunu Laik, Demokratik Türkiye için eşit ve özgür koşullarda bir arada yaşama uğruna demokrasi mücadelesine ve yolumuza sahip çıkmaya çağırıyoruz. Mürşit, pir, dede ve ana olarak bir araya geldiğimiz bu toplantıda ifade edilen düşünceler ışığında AKP Hükümeti ve devletin geleneksel aklı tarafından karanlığa itilmeye çalışıldığımızı görüyoruz. Alevi toplumunu ve örgütlü Alevi kurumlarını hak almanın meşru demokratik anlayışı ile birliğini, beraberliğini güçlendirmeye çağırıyoruz. Yol Cümleden uludur. Yol için birlik tarihi sorumluluktur. Yolumuzu var eden ve bu güne getiren ulularımız, velilerimiz, aşıklarımız, sadıklarımız, ermişlerimiz, dervişlerimiz bize hakkı, adaleti, eşitliği, özgürlüğü ve toplumsal birliği miras bıraktılar. Bu miras ışığında Türkiye’nin ötekileştirilmiş tüm kesimleri, etnik ve inançsal kimlikleri ile bir arada yaşamak ve birbirlerimizin haklarına saygılı olmak inancımızın temelini oluşturur. Çağdaş dünyanın ve günümüz Türkiye’sinin vazgeçilmez ihtiyacı hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı Laiklik ve demokrasinin yaşam bulduğu, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık koşullarının sağlandığı demokrasidir.

Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini (VeliyettinHürrem Ulusoy)

Alevi Bektaşi Federasyonu (34 Dernek)

Alevi Kültür Dernekleri (106 Şube)

Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (75 Şube)

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (Ve Bağlı 12 Federasyon, 250 AKM)

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (43 Şube)

İngiltere Alevi Kültür Derneği

Avustralya Alevi Kültür Derneği

Şahkulu Sultan Vakfı

Garip Dede Dergahı (Celal Fırat Dede)

Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği

Sultan Gazi Pir Sultan Abdal Cemevi

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

(Haberler.com, Evrensel, Demokrat Haber)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.