AİHM: Hizbullah'ı da uzun yargılayamazsın

Altı yılın üzerindeki yargılama süresini çok bulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’yi davaları makul sürede bitirmediği için mahkûm etti. Karar, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikasti davası sonucunda müebbet hapse mahkûm edilen Abdülkadir Aktaş ile yine Hizbullah hükümlüsü Şafii Kırtay’ın Türkiye hakkında açtığı dava neticesinde alındı. AİHM, davanın Aktaş yönünden altı sene dört ay, Kırtay yönünden ise dokuz yıl sürmesini adil yargılanma hakkının ihlali olarak gördü ve Türkiye’nin şikâyetçilere 6 bin 500 avro tazminat ödemesine hükmetti.

Türkiye’nin geciken adalet siciline eklenen dava, Hizbullah operasyonları kapsamında kasım 1989’da gözaltına alınan Şafii Kırtay ile 2002 yılında yakalanan Abdülkadir Aktaş’ın yargılama süreçleriyle ilgili açıldı.

6 YIL ÇOK FAZLA, TAZMİNATI ÖDE

Adnan Keskin'in Taraf'taki haberine göre, Aktaş’a Hizbullah örgütünün amaçları çerçevesinde dönemin Diyarbakır Emniyet müdürü Gaffar Okkan’ı öldürmenin de dahil olduğu eylemlere katılmak suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası şubat 2009’da Yargıtay’ca onanmıştı. Diğer davacı Kırtay ise yine Hizbullah adına silahlı eylemlerde bulunmaktan müebbet hapse mahkûm edilmiş ve bu ceza da 2008 yılında onanmıştı. Aktaş ve Kırtay’ın avukatları, hem yargılamanın, hem de geçici tutukluluk süresinin uzunluğu nedeniyle AİHM’e gitmişti. Aktaş, 30 bin, Kırtay ise 40 bin avro tazminat istemişti.

AİHM’in 16 temmuzda verdiği karar ve gerekçesi belli oldu. Buna göre, AİHM, davanın Aktaş yönünden altı yıl dört ay, Kırtay yönünden ise dokuz yıl sürmesininin “aşırı uzun olduğu” ve makul sure ölçütünün karşılanmadığı sonucuna ulaştı ve Türkiye’yi AİHS’nin adil yargılanma hakkı başlıklı 6. maddesini ihlalden suçlu buldu. AİHM’in oybirliğiyle aldığı karar özetle şöyle:

“AİHM, bu konudaki içtihadını dikkate alarak, somut davada yargılama süresinin aşırı uzun olduğu ve ‘makul süre’ ölçütünün karşılanmadığı sonucuna varmıştır. Buradan hareketle 6. maddenin 1. fıkrası ihlal edilmiştir. AİHM, Türk yargı sisteminin AİHS’nin 13. maddesi bağlamında etkili bir başvuru yolu sunmadığını tesbit ettiğini de hatırlatır. AİHM somut davada sözleşmenin yargılama süresinin uzunluğuna ve etkili başvuru yollarının yokluğuna ilişkin şikayetler bakımından başvuruların kabul edilmesine, sözleşmenin 6/1. fıkrasının ve 13.maddenin ihlal edilmiş olduğuna...”

DİĞER BAŞVURUYA RET

AİHM, bu tesbitle Türkiye’nin, makul süreyi aşan yargılama nedeniyle manevi zarar gördüklerini kabul ettiği davacılardan Abdülkadir Aktaş’a 2 bin 700 Euro, Şafii Kırtay’a ise 3 bin 800 Euro tazminat ödemesine hükmetti.

Bu arada AİHM, aynı kişilerin, yerel mahkemece mahkûm edildikleri tarihe kadar yaşadıkları geçici tutukluluk süresiyle ilgili başvurularını ise, süresinde değil geç yapıldığı gerekçesiyle reddetti, bunun için kendilerine ayrıca tazminat ödenmesini kabul etmedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.