Futbol Efsanesinden Futbol Oyunları Karakterine

Futbol efsanesi olan oyuncular kendilerinden sonra gelen futbolculara ilham kaynağı olurlar. Aynı zamanda en sevilen futbol oyunlarında da kendilerine önemli bir yer edinirler. Çünkü efsane olan futbolcular, efsane sıfatını hak etmek için çok çabalamışlar ve taraftarın gönlünde taht kurmuşlardır. Onları çok seven taraftarlar ve futbol oyunları oynayan oyuncular oyun içerisinde efsanelerden oluşan kadrolarla maç yapmaktan büyük keyif alırlar. Bu yazımızda efsane olarak nitelendirilen iki futbolcuyu sizlere tanıtacağız. FrencescoTotti ve GabrielBatistuta.

Totti 1976 yılında İtalya’nın başkenti olan Roma’da dünyaya gelmiştir. Küçüklüğünden beri futbolla hep iç içe olan Frencesco 1989 yılında efsanesi olacağı Roma kulübünün kapısından içeriye ilk adımını attı. Totti o günden sonra Roma takımının formasından başka hiçbir kulübün formasını sırtına geçirmedi. Totti gençlik yıllarında yaşıtlarından kolayca ayırt edilebiliyordu. Üstün top kabiliyeti ve tekniği onun ileride çok başarılı bir futbolcu olacağının göstergesiydi. Onun yeteneklerini gören tabi ki sadece Roma kulübü değildi. İtalya alt yaş milli takımlarının hocaları da onun futboluna hayran kalmışlardı. Totti İtaya U18 ve U21 takımlarıyla Avrupa şampiyonası finalinde oynama başarısı gösterdi ve bu finalde de gol attı. U18 takımıyla finali kaybeden Totti U21 takımıyla İspanya’yı penaltı atışlarıyla yenerek kupanın sahibi oldu. İlk A Milli maçınaysa 1998 yılında çıktı. 2000 yılında Avrupa şampiyonası finalinde Fransa’ya kaybetmelerine rağmen maçın adamı seçildi. Artık bütün Avrupa onun büyük bir yıldız olduğunu görmüştü. 2002 Dünya kupası ve 2004 Avrupa şampiyonalarıysa Totti için pekte iyi geçmedi. 2004 yılındaki şampiyonada rakibine maç esnasında tüküren Totti bu olayı kameraların yakalamasıyla 4 maçlık bir cezaya çarptırıldı ve o turnuvada bir daha forma şansı bulamadı. 2006 yılındaysa kariyerinin belki de en büyük başarısını elde etti. İtalya milli takımı ile birlikte Dünya kuğasını kazandı ve takımının çok kilit bir oyuncusuydu. Bu turnuvada gösterdiği performansla turnuvanın en iyi 11 ine seçildi. 2010 yılında bir futbolcunun kazanabileceği en büyük ödüllerden olan altın ayak ödülünün sahibi oldu ve yaşayan en iyi 125 futbolcu listesine girmeyi başardı.

FrencescoTotti’nin Roma kariyeriyse başarılarla dolu.  1993 ilk keza takımda forma giydikten sonra bir daha aşkım dediği formaya sırtından hiç çıkarmadı. Roma taraftarınca bir fenomen, bir kahraman olarak görüldü her zaman. 2000 yılında Serie A’nın en değerli futbolcusu seçildikten sonra 2001 yılında Romaya 17 yıl aradan sonra ilk şampiyonluğunu yaşattı. Başarılı geçen birkaç sezonun ardından 2005 yılında Roma küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kıl payı küme düşmekten kurtulan Roma’da Totti 12 gol kaydetmeyi başardı. Bu sezonun ardında Roma büyük adeta bir uykuya daldı. Uzunca bir süre vasat sezonlar geçirdi. Ta ki 2012 yılına kadar. 2012 yılında uyuyan dev uyanmıştı ve tekrar en üst seviyede mücadele etmeye hazırdı. Totti’de ilerlemiş yaşına rağmen hala bu takımın en önemli kozuydu. İki sezon üst üste sezonu 2. Sırada bitirdiler. Karşılarında ki tek engel Juventus’tu. 2013 sezonundaysa Roma tarihinin en iyi lig başlangıcını yaparak sezona 10 da 10 galibiyet serisiyle girse de Juventus’u geçmeyi başaramadı.  Totti bireysel olarak da pek çok başarı elde etti. Tam 5 kez SerieA’da yılın futbolcusu seçilmeyi başardı. Ayrıca Totti şu anda Roma kulübünün tarihinde en fazla gol atmayı başaran futbolcu olma onuruna da sahiptir. Bunu yanı sıra SerieA tarihinin de en fazla gol atan 2. Futbolcusu konumundadır. Bu bilgiler ışığında rahatlıkla söyleyebilir ki FrencescoTotti sadece Roma’nın değil tüm futbol dünyasının efsaneleri arasındadır.



RobertoBaggio 1967 yılında Caldogno şehrinde dünyaya geldi. 80’lerin sonundan 2000’li yılların ortasına kadar birçok kişiyi etkiledi. Saçlarının şekli yüzünden “İlahi atkuyruğu” lakabı takıldı. 1991 yılından 2004 yılına kadar formasını giydiği İtalya milli takımıyla 3 kez dünya kupasına katıldı. Baggioserie a ya Fiorentina formasıyla merhaba dedi. İlk lig maçına 1986 yılında Sampdoria karşısında çıktı. İlk sezonunda başarılı bir sezon geçirsede ertesi sezon onun parlama sezonuydu. Fiorentina’da ki başarılı performansı onu İtalya’nın gündemine oturtmuştu. Çok başarılı geçen bu sezonlar ona milli takımın kapılarını da açmıştı ve 1990 yılında dünya kupası oynama şansı elde etti. Roberto bu turnuvada başarılı bir oyun ortaya koydu ve takımıyla birlikte yarı final oynadı. 3. Maçında kazanılan penaltı sonrası takımın penaltıcısı olmasına rağmen penaltıyı takım arkadaşı Schillachi’nin atmasına izin verdi ve gol kralı olmasına yardımcı oldu. Dünya kupasının ardından yıldızı iyice parlayan Baggio’yu elinde tutamayan Fiorentina yıldızını İtalyan devi Juventus’a satmak zorunda kaldı. Juventus’ a transfer olduktan sonra kariyerinin en parlak sezonlarını geçirdi ve kupa galipleri kupasında gol kralı olmayı başardı. Ancak o sezon Juve yarı finalde Barcelona’ya elenmekten kurtulamadı. Juventus 1993 yılında Uefa kupası finalinde Dortmund’u 3-1 yenerken Baggio 2 gol atarak takımını sırtlamayı başardı ve o sezon hem Avrupa’da hem de İtalya’da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. 1994 yılındaysa yine bir Dünya kupası gelip çatmıştı. Baggio kariyerinin en parlak dönemlerini geçiriyordu ve takımın en önemli kozuydu. Bütün beklentileri karşılamayı başararak takımının final oynamasında başroldeydi. Finalde rakip herkesin favori gördüğü Brezilya’ydı. Normal süre ve uzatmalar 0-0 sona erdikten sonra seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltı kaçırmamasıyla ünlenen Baggio son penaltıda topun başına geçti ve sürpriz bir şekilde topu auta gönderdi. Baggio ve İtalyanlar yıkılıştı. Dünya kupasını avuçlarının içinde kaçırmışlardı. Baggio daha sonra verdiği bir röportajda o penaltıyı hala unutamadığını ve rüyalarına girmeye devam ettiğini söyledi. Daha sonra sakatlık problemleri yaşayan BaggioJuventus‘ta formasını o dönemin genç yeteneği DelPiero’ya kaptırdı ve Milan’ın yolunu tuttu. İki başarısız sezonun ardından Milan’dan da ayrılarak Bologna’ya transfer oldu. Bologna’da eski günlerine geri döndü ve çok başarılı bir sezonun ardından tekrar 1998 Dünya kupası için milli takıma çağrıldı. Kısmen başarılı bir turnuva geçiren Baggio tekrar takımıyla yarı finale kadar yükseldi ancak ev sahibi Fransa engelini aşamadılar. Dünya kupasından sonra eski günlerine döndüğü düşünülen Baggioİnter’e transfer oldu. İnter’de de tutunamayan Baggio son durağı olan Brescia’ya gitti. Burada futbolu bıraktıktan sonra Brescia kulübü onun 10 numaralı formasını emekliye ayırdı ve bir daha kimse o takımda 10 numaralı formayı giymedi.

Bu iki efsane İtalya futbolu için çok şey yaptı. Tabi onları izleyen biz futbol severlerde büyük keyif aldık. Ancak futbolu bıraktıktan sonrada bu tarz efsaneleri görmek isteyen futbol oyunları oyuncularını tatmin etmek için oyun yapımcıları genelde bu tarz efsaneleri de oyuna dâhil ediyorlar. Bu oyunlardan bana göre en keyiflisi Kafa Topu oyunu. Geçenlerde OyunlariniOyna.org sitesinde tesadüfen rastladığım bu oyunun tutkunu oldum. Bu oyunu oynadıktan sonra bir anda kendimi futbol oyunları kategorisini incelerken buldum ve OyunlarınıOyna.org sitesindeki hemen hemen bütün futbol oyunlarını oynadım. Bu oyunu ve siteyi sizlere de tavsiye ediyorum. Oynarken büyük keyif alacağınızdan şüphem yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.